• Haberler
  • Güncel
  • Konak Belediyesi'nde TİS krizi: Emekçiler iş bırakacak!

Konak Belediyesi'nde TİS krizi: Emekçiler iş bırakacak!

Konak Belediyesi'nde TİS alacakları ve ödenmeyen sosyal haklar için mücadele eden Tüm Bel-Sen, belediyenin somut ödeme takvimi sunmadığını belirterek 2 Ekim'de yarım gün iş bırakma eylemi yapacağını açıkladı.

Konak Belediyesi’nde toplu iş sözleşmesinden (TİS) doğan geriye dönük alacaklar ve ödenmeyen sosyal haklar nedeniyle emekçilerin mücadelesi sürüyor. Tüm Bel-Sen İzmir 2 No’lu Şube, belediye yönetiminin somut ve yazılı bir ödeme takvimi sunmadığını belirterek, talepler karşılanmazsa 2 Ekim Cuma günü yarım gün iş bırakacaklarını açıkladı.

Sendikanın geçen hafta gerçekleştirdiği kırmızı kart gösterme eyleminin ardından iki işyeri temsilcisi, bir şube yürütme kurulu üyesi ve iki delege üyesinin sürgün edildiği öne sürüldü.

Sendika, bugün gerçekleştirdiği dördüncü açıklamada, Ocak 2026’dan bu yana TİS kapsamında biriken alacakların yanı sıra son aylarda ödenmeyen sosyal hakların da bir an önce ödenmesini talep etti.

2 Ekim’de yarım gün iş bırakacaklar

Tüm Bel-Sen İzmir 2 No’lu Şube, belediye yönetiminden somut ve yazılı bir ödeme takvimi beklediklerini belirtti. Taleplerinin karşılanmaması halinde ise 2 Ekim Cuma günü yeniden basın açıklaması yapacaklarını ve yarım gün iş bırakma eylemi gerçekleştireceklerini duyurdu.

Sendikadan yapılan açıklama şöyle:

“16 Eylül günü tarafımıza somut ve yazılı bir ödeme planı verileceği söylendi. Fakat Yönetim bunu da vermeyip Kasım ayını işaret etmişti. Bu gelişmelerin ardından bugün 4. basın açıklamamızı yapmak için buradayız. Ancak yönetim, bugüne kadar bizimle hiçbir şekilde diyaloğa geçmediği gibi, ses sistemimizi çalıştırmamız için elektrik sağlamamış ve araçları çektirerek bize alan dahi açmamıştır.

Bizler dün, bugün ve yarın her gün yüz yüze geleceğiniz, aynı çalışma ortamını paylaştığınız iş arkadaşlarınızız. Yönetim olarak sizleri diyaloğa ve iletişime açık olmaya, sorunlarımızı birlikte konuşarak çözmeye davet ediyoruz. Sorunların diyalog yoluyla çözülmesini istiyoruz. Ancak diyalog, emekçilerin kazanılmış haklarının ertelenmesi anlamına gelmemelidir. Toplu İş Sözleşmesi ile kazanılmış haklar bir lütuf değildir. TİS’ ten doğan alacaklarımız en doğal haklarımızdır.

Çalışanların haklarının sürekli olarak ertelenmesi ve diyalog yollarının kapatılması kabul edilemez. Belediyelerin mali sorunlarının sorumlusu emekçiler değildir. Okulların açıldığı bir dönemdeyiz. Faturalarımızı ve kredilerimizi ödeyemiyoruz ve çocuklarımızın temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyoruz. İcra takibiyle karşı karşıya kalan arkadaşlarımızın sayısı her geçen gün artıyor.

Her ay ödemelerimizin ne zaman yapılacağını bilmeden, sürekli bir belirsizlik içinde yaşamak artık dayanılmaz hale gelmiştir. Ücret ve sosyal hakların zamanında ödenmemesi, çalışanların motivasyonunu ve verimliliğini düşürerek işyerinde huzuru bozmaktadır. Bizler işimizi yapmaya, Konak halkına hizmet üretmeye devam ediyoruz. Konak Belediyesi emekçilerinin Toplu İş Sözleşmesi'nden doğan ve aylardır ödenmeyen haklarının ödenmesi talebiyle sürdürdüğümüz mücadele devam ederken, sendikal hak ve özgürlükler açısından kabul edilemez bir uygulamayla daha karşı karşıyayız.

Konak Belediyesi'nde gerçekleştirdiğimiz basın açıklaması ve demokratik eylemlere katılan sendikamızın Yürütme Kurulu üyesi ve delegesinin görev yerleri değiştirilmiştir.

Bu değişikliklerin gerekçesi nedir? Neden sendikal mücadelenin yükseldiği bir dönemde, eylemlere katılan arkadaşlarımızın görev yerleri değiştirilmektedir? Daha da önemlisi… Konak Belediyesi yönetimi kendi imzaladığı Toplu İş Sözleşmesi'ni okumuyor mu? İmza altına aldığımız TİS' in 17. maddesi son derece açıktır.

Madde 17'de; 'Sendikal faaliyetleri nedeniyle cezalandırılamaz; işyeri ve iş yerleri kendi rızası olmadan değiştirilemez.' hükmü yer almaktadır. 

Şimdi soruyoruz… İmzaladığınız Toplu İş Sözleşmesi'nin gereğini neden yerine getirmiyorsunuz? Sendikal faaliyet yürütmek suç değildir. Basın açıklamasına katılmak suç değildir. TİS'ten doğan hakkını istemek suç değildir. Sendika yöneticisi veya temsilcisi olarak görev yapmak suç değildir. Tam tersine bunlar anayasal ve yasal güvence altındaki sendikal faaliyetlerdir. Sendikal haklara saygı gösterin! Sendika yöneticileri ve temsilcileri üzerinde baskı oluşturabilecek uygulamalara son verin!

Bizler Tüm Bel-Sen olarak yalnızca ekonomik ve sosyal haklarımız için mücadele etmiyoruz. Sendikal özgürlüğümüzü, örgütlenme hakkımızı ve imza altına aldığımız Toplu İş Sözleşmesi'nin uygulanmasını da savunuyoruz. Bir kez daha söylüyoruz: İmza attığınız TİS'e uymalısınız! Sendikal faaliyeti cezalandıramazsınız! Temsilcilerin ve sendika yöneticilerinin görev yerlerini TİS' e aykırı biçimde değiştiremezsiniz! Konak Belediyesi emekçileri yalnız değildir. Haklarımızdan ve örgütlü mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz!

Konak Belediyesi Yönetimi’nden beklentimiz açıktır: Sendikal faaliyet nedeniyle görev yeri değiştirilen arkadaşlarımızın görev yerlerini eski haline getirilmesini istiyoruz! TİS’ten doğan geriye dönük alacaklarımızın, SDT ödemelerimizin ve diğer kazanılmış haklarımızın bir an önce ödenmesini istiyoruz. Artık belirsizlik istemiyoruz. Artık sözlü vaatlerle yetinmek istemiyoruz. Yakın bir tarih istiyoruz. Haklarımızı istiyoruz! Konak Belediyesi emekçileri olarak emeğimizin karşılığını almak için mücadelemizi sürdüreceğiz.”

İzmir Gaste - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme