- Haberler
- Güncel
- İzmir'in doğal mirasına politikanın gölgesi düştü: Siyasete alet etmekle bir milim ilerlenmiyor
İzmir'in doğal mirasına politikanın gölgesi düştü: Siyasete alet etmekle bir milim ilerlenmiyor
İzmir Kuş Cenneti'nin son durumu ve İzmir Kuş Cennetini Koruma Geliştirme Birliği'nin kapatılmasına ilişkin tartışmaları değerlendiren YENİ Partili Karagöz, 'Buna müsaade etmeyeceğiz, Kuş Cenneti dünyada sayılı bir cennet' dedi. Prof. Dr. Sıkı ise 'Yaban hayatının korunmasında iş birliği lazım' dedi
İzmir’in önemli doğal alanlarından olan ve flamingolar başta olmak üzere birçok kuş türüne ev sahipliği yapan Kuş Cenneti, yeniden kent gündemindeki yerini aldı. Menemen Belediye Meclisi ekim ayı oturumunda İzmir Kuş Cennetini Koruma Geliştirme Birliği’nin kapatılması konusu gündeme geldi. Bunun üzerine İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi Tarım Komisyonu üyesi ve Menemen Belediye Meclisi Yeni Parti Grubu Üyesi Erdal Karagöz ile Prof. Dr. Mehmet Sıkı, söz konusu tartışmaları ve Kuş Cenneti’nin son durumunu İZMİR GASTE’ye değerlendirdi.
'GÜNDEME GELECEKTİR'
İzmir Kuş Cennetini Koruma Geliştirme Birliği’nin kapatılması konusunun yaklaşık 4-5 ay önce gündeme geldiğini ve bununla ilgili hamle yapıldığını belirten Karagöz, “Burası Foça, Çiğli ve Menemen ilçelerini kapsayan bir bölge. Bölgenin kapatılmasıyla ilgili Kuş Birliği’nin bundan yaklaşık 4-5 ay önce bir hamle gerçekleştirildi. Bu meclisimize gelince, biz tepki gösterdik. Kapatılmaması gerektiğini ve neden bunun istendiğini sorduk. Bu tekrar gündeme gelecektir. Buna müsaade etmeyeceğiz. Burada çok sayıda canlı türü var. Çoğu Avrupa ülkelerinde bulunmayan kuş türleri. Ancak son dönemlerdeki çalışmalardan dolayı hayvanlarda bir eksilme olduğunu görüyoruz” dedi.
'ADALAR SUSUZ KALDI'
Karagöz, bölgedeki esas sorunun adacıkların susuz kalması olduğunu belirterek, “2018 yılında Büyükşehir Belediyesi bünyesinde olduğu zaman burası daha aktifti. Kuşların tatlı su içmeleri için imkanlar sağlamıştık. Esas sorun adacıkların susuz kalması. Bugün maalesef Kuş Cenneti’nde tatlı suyun azaldığını ve hayvan göçünün de buna bağlı olarak başladığını görüyoruz. Örneğin 18 bin çift flamingomuz varken bugün bu sayının 15 binlere gerilediği söyleniyor. Bu bölgeye verilen emekler bir kalemde yok edilip 2018'de Milli Parklar'a devredildikten sonra maalesef oradaki çalışma ortamı tamamen yok edilmiş durumda. Ben yaklaşık 2 hafta kadar önce oraya gittiğimde doğru düzgün personel olmadığını gördüm. Aziz Kocaoğlu döneminde yaklaşık 19-20’ye yakın personelimiz vardı. Şu an 4 ya da 5 personel var” diye konuştu. Milli Parklar'ın bölgede gerçekleştirdiği çalışmaların yetersiz olabileceğini ifade eden Karagöz, bölgedeki konutlaşma riskine de dikkat çekerek, "En azından bundan sonraki süreçte Kuş Cenneti'nin dış kısmındaki yerleri de elimizden geldiğince konutlaştırmayacağız. En önemli mücadelemiz bu olacak" ifadelerini kullandı.
'POLİTİKAYA ALET ETTİ'
Prof. Dr. Mehmet Sıkı ise bölgenin son durumu ve geçmişte yapılan çalışmalara ilişkin konuştu. Kuluçka adasının özellikle kuzey kısmının dalga hareketleri nedeniyle erozyona uğradığını belirten Sıkı, "Geçen sene her şey olmasına rağmen ne hikmetse yapılamadı. Flamingo üreme sayısında azalma var. Diğer önemli konuysa risk altında olan tepeli pelikanlar. Ben emekli olduğumda 128 yuvayla bıraktım. Ancak bu sene bir çift dahi üreyemedi. Diğer taraftan, yağmur sularıyla birlikte o sazlıklara 7 farklı kaynaktan su akıtıyorduk. Ancak nasıl oldu bilmiyorum ama 5 yıldan beri kesinlikle sazlıklar kuruyor. Durum hiç iyi değil. 2017 yılında bakanlık bunu politikaya alet etti. Aziz Kocaoğlu 26 milyon liralık yatırım yapmıştı. Ancak Milli Parklar bunu çekemeyince çareyi birlikle olan anlaşmaları feshetmekte buldu" diye konuştu.
'BİR MİLİM GİDİLMİYOR'
Kuş Cenneti Koruma Geliştirme Birliği’nin kapatılmasına ilişkin girişimi ve tartışmaları da değerlendiren Sıkı, “Benim bildiğim Kuş Cenneti Koruma Geliştirme Birliği şu anda aktif değil. Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın hangi biriminde ben de bilmiyorum, orada resmen buzdolabında duruyor. Eskiden olduğu gibi Kuş Cenneti Birliği aktif hale getirilmeli ve yine Milli Parklar'ın tek taraflı iptal ettiği bu iş birliği protokolleri gündeme getirilmeli ve iş birliği sağlanmalı. Kuş Cenneti Birliği’nin en kısa zamanda canlandırılması ve işlevsel hale getirilmesi lazım. Yoksa tek taraflı, siyasete alet edilmekle bir milim ileri gidilmiyor" açıklamasını yaptı.
“GEDİZ'DEN GELEN KİRLİ SUYU HAYVAN İÇMİYOR”
Erdal Karagöz, Kuş Cenneti’ni besleyen Gediz Nehri’nin kronikleşmiş kirliliğine dikkat çekti. Yaz öncesi, yaz dönemi ve yaz sonrası dönemlerde suyun olmadığı Gediz’in kuruduğu dönem Gediz Nehri’nden Demir Köprü Barajı'na kadar yürüdüklerini anlatan Karagöz, "İçeride 150-200’e yakın fabrikaların çıkışını gördük. Şu an 19 ilçenin evsel atığı yeterli zaten. Bir de 19 ilçenin sanayi atığı Gediz Nehri'ne gidiyor. Ayrıca 4 ilimiz var. Bu illerin birebir atıkları Gediz Nehri’ne gidiyor. Buradan geçen suyun bir kısmı tarımda kullanılıyor. Bu araziyi sulamak bile Menemen’deki toprağın bozulmasına neden oluyor. Tahlil sonuçlarında bor var, alüminyum var, cıva var, kurşun var. Bunların olduğu suda ne tarım yapılır ne de bunlar hayvana bırakılır. Bir taraftan da bunlar delta yoluyla Kuş Cenneti’ne gidiyor. Hayvan içmiyor bu suyu" dedi.
Bakmadan Geçme


