Erken yaşta evlilikte acı tablo: Yoksulluk çocukluklarını çaldı!
İzmir Kent Yoksulluk Ağı Başkanı Gökhan Tünel ve Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu İzmir Temsilcisi Tülin Osmanoğulları, erken yaşta evliliklerin arkasındaki yoksulluk, eğitimden kopuş ve toplumsal eşitsizliğe dikkat çekti. Evlilik yaşının 14'e kadar düştüğü bölgelerde çocuklar, yoksulluk ve çaresizlik nedeniyle çocukluklarından vazgeçiyor.
ŞİLAN KOCADAĞ/İZMİR GASTE- Erken yaşta evliliklerin arkasında yatan nedenler, yoksulluk ve eğitimden kopuşla bir kez daha gündeme geldi. İzmir Kent Yoksulluk Ağı Başkanı Gökhan Tünel, bazı ailelerin çocuklarının evlenmesini ekonomik yükün azalması olarak gördüğünü belirterek, evlilik yaşının 14’e kadar düştüğünü söyledi. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu İzmir Temsilcisi Tülin Osmanoğulları ise erken yaşta evliliklerin yalnızca ekonomik nedenlerle açıklanamayacağını, eğitimden ataerkil sisteme kadar uzanan çok yönlü bir sorun olduğunu vurguladı.
Tünel: Aileler “bir boğaz eksilir” gözüyle bakıyor!
İzmir Kent Yoksulluk Ağı Başkanı Gökhan Tünel, erken yaşta evliliklerin en büyük nedenlerinden birinin ailelerin geçim sıkıntısı olduğunu söyleyerek, “Başta gençlerin evliliği özgürleşmek ya da düzenli bir hayata geçmek olarak gördüğünü düşünüyorduk ancak karşılaştığımız tablo çok daha farklı. Görüştüğümüz ailelerden bir anne, ‘Bir boğaz eksildiğinde bize kalan beslenme imkânı artıyor. Diğer çocuklar en azından biraz daha fazla peynir tüketebiliyor’ dedi. Yani aileler, bir çocuğun evden ayrılmasıyla diğer çocukların ihtiyaçlarına daha fazla bütçe ayırabileceklerini düşünüyor. Bölgede evlilik yaşı 14'e kadar düşüyor. Çocuklar evlenmeyi sevdikleri insanla bir hayat kurmak ya da hayallerini gerçekleştirmek için değil, çoğu zaman yoksulluktan kurtulmak için bir çıkış yolu olarak görüyor” dedi.
“Çoğu çocuk okuldan sonra karton ve çöp topluyor”
Ailelerin büyük bölümünün temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını belirten Tünel, “Bir asgari ücretle çocukların beslenme, kıyafet, okul ve barınma masraflarını karşılamak kolay değil. Her gün süt içebilmek, tatlı yiyebilmek ya da farklı kıyafetler giyebilmek için evlenen çocuklarla karşılaşıyoruz. Bölgedeki bir diğer önemli sorun da çocukların eğitim hayatı. Çoğu çocuk okuldan sonra karton ve çöp toplamak için çalışmak zorunda kalıyor. Hatta gecenin geç saatlerine kadar çalışan çocuklar var. Bu nedenle okula geç kalabiliyorlar. Çocukların içinde bulunduğu koşulları bilmeden onları okuldan uzaklaştırmak doğru değil. Çocukların en temel ihtiyaçları beslenme, barınma ve istihdam. Bunlar karşılanmadığında çocuklar ihtiyaçlarını başka yerlerde arıyor; uyuşturucuya, suça ya da kötü niyetli insanların eline düşebiliyor. Erken evliliklerin arkasında çoğu zaman gösterişli bir hayat hayali değil, yoksulluk ve çaresizlik var” şeklinde konuştu.
Osmanoğulları: Resmi rakamlar gerçeği yansıtmıyor!
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu İzmir Temsilcisi Tülin Osmanoğulları, erken yaşta evlilikleri yalnızca yoksullukla açıklamanın mümkün olmadığını belirterek, “Bu durum, eğitimden ekonomiye kadar birçok alanı kapsayan sistemsel bir sorun. 4+4+4 eğitim sistemiyle birlikte ilk dört yılın ardından kız çocuklarının eğitimden koparıldığını gördük. Bu durum yalnızca köylerde değil, büyükşehirlerin gecekondu mahallelerinde de yaşandı. Önceden köylerden kasabalara kız çocukları için taşımalı eğitim desteği sağlanıyordu ancak bu uygulamanın kaldırılması da eğitimi olumsuz etkiledi. Asgari ücretin yoksulluk sınırının çok altında kalması da erken evlilikleri artıran nedenlerden biri. Aileler, bir boğazın eksilmesiyle ekonomik yüklerinin azalacağını düşünüyor. Eğitimden uzaklaştırılan kız çocukları güvencesiz atölyelerde çalıştırılıyor ve erken yaşta evlendiriliyor. Yaklaşık 30 yıl evlendirme memurluğunda çalıştım. Resmi rakamların gerçeği tam olarak yansıtmadığını düşünüyorum. Çünkü 18 yaş altı evliliklerde belirli prosedürler bulunuyor. Bazı aileler bu işlemleri yapmadan dini nikâhla evliliği gerçekleştiriyor, resmi nikâhı ise çocuk 18 yaşına geldikten sonra kıyıyor. Bu nedenle erken evliliklerin gerçek sayısı açıklanan rakamların üzerinde olabilir” dedi.
“Babalarının evinde taşıdıkları yük evlenince de devam ediyor”
Osmanoğulları, “Tüm bunlar ataerkil sistemin bir sonucu. Kız çocukları okutulmuyor, çalışma hayatına katılamıyor ve erken yaşta evlendiriliyor. Babalarının evinde ev içi bakım yükünü üstlenen kadınlar, evlendikten sonra aynı yükü eşlerinin evinde de taşımaya devam ediyor. Üstelik ekonomik bağımsızlıkları olmadığı için boşanma durumunda nafaka gibi hakları da tartışma konusu yapılıyor. Bu sorunun çözümü için merkezi ve yerel yönetimler birlikte sorumluluk almalı. Parasız, eşit ve ulaşılabilir eğitim sağlanmalı; kız çocuklarının okuması ve kadınların çalışma hayatına katılması için seferberlik başlatılmalı. Yerel yönetimler ücretsiz kurslar ve meslek edindirme programları açmalı, bu eğitimlerin ardından istihdam imkânı yaratmalı. Ailelerin çocuklarına sağlıklı bir gelecek sunabilecekleri ekonomik koşullar da oluşturulmalı” ifadelerine yer verdi.
Bakmadan Geçme


