- Haberler
- Güncel
- AKP'nin Ekonomi İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı da Tera fonuna yatırım yapmış
AKP'nin Ekonomi İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı da Tera fonuna yatırım yapmış
AKP Genel Başkan Yardımcısı ve eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin ortağı olduğu dört şirketin, Tera Portföy'ün TP2 fonuna yatırım yaptığı iddiası kamuoyuna yansıdı.
Haberin Özeti
- • AKP Genel Başkan Yardımcısı ve eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin ortağı olduğu dört şirketin, Tera Portföy’ün TP2 fonuna yatırım yaptığı iddiası kamuoyuna yansıdı.
Yatırım fonları, tasarruf sahiplerinin birikimlerini profesyonel yönetim altında değerlendirmesini sağlayan yaygın araçlardan biri. Ancak bir fonun işlemleri hakkında soruşturma yürütülmesi ya da tasfiye sürecinin gündeme gelmesi, yalnızca finansal teknik bir mesele olarak kalmıyor; yatırımcıların bilgiye erişimi, risk algısı ve kamuoyuna karşı şeffaflık ihtiyacı da aynı anda tartışmaya açılıyor.
Tera Portföy’ün TP2 fonu etrafındaki süreç de bu nedenle dikkat çekiyor. AKP Genel Başkan Yardımcısı ve eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin ortağı olduğu dört şirketin, Tera Portföy’ün TP2 fonuna yatırım yaptığı iddiası kamuoyuna yansıdı. Zeybekci, gazeteci Aytunç Erkin’e yaptığı açıklamada bu yatırımı doğruladı ve kendisini “mağdur 455 bin kişiden biri” olarak tanımladı.
Nihat Zeybekci, ortağı olduğu şirketlerin TP2 fonuna yatırım yaptığını doğruladı.
YATIRIM FONLARINDA RİSK NEREDE BAŞLAR?
Fon yatırımında risk yalnızca piyasadaki fiyat hareketlerinden ibaret değildir. Fonun hangi varlıklara yatırım yaptığı, portföyün nasıl yönetildiği, işlemlerin mevzuata uygunluğu ve yatırımcıya yapılan bilgilendirmenin niteliği de riskin parçasıdır. Bu nedenle yatırımcı açısından fonun adı, türü ve geçmiş getirisi kadar, fonu yöneten kurumun uygulamaları ve denetim süreçleri de önem taşır.
Kaynaklarda yer alan bilgilere göre TP2 – Tera Portföy Para Piyasası (TL) Fonu, Kamuyu Aydınlatma Platformu kayıtlarında Tera Portföy Yönetimi A.Ş. tarafından yönetilen bir para piyasası fonu olarak bulunuyor. Para piyasası fonları genellikle kısa vadeli ve görece düşük riskli araçlar olarak algılansa da, bu algı yatırımcıyı denetim ve şeffaflık sorularını sormaktan muaf tutmaz.
Zeybekci’nin açıklamasındaki dikkat çekici nokta da burada ortaya çıkıyor. Zeybekci, şirketlerinin TP2 fonuna yatırım yaptığını kabul ederken, söz konusu yatırımların spekülatif hisselerle ilişkili olmadığını savundu. Açıklamasında, “Ama tek bir spekülatif hisse ile ilişkimiz yok. Bırakın manipülatif hisseleri, normal BIST 30’daki büyük şirketlerde bile bir kuruş hissemiz olmamıştır” ifadelerini kullandı.
Fon yapılarında yaşanan sorunlar, bireysel ve kurumsal yatırımcılar açısından geniş etki yaratabiliyor.
ŞEFFAFLIK NEDEN KAMUSAL BİR MESELE?
Bir yatırım fonuyla ilgili soruşturma ya da tasfiye süreci, doğrudan yatırımcıların mali durumunu etkileyebilir. Ancak süreçte siyaset, kamu görevi ya da ekonomi yönetimiyle bağlantılı isimlerin bulunması, konuyu daha geniş bir kamusal şeffaflık tartışmasına taşır. Çünkü bu tür durumlarda yalnızca yatırımın sonucu değil, karar alma süreçleri, çıkar çatışması ihtimali ve kamuoyuna yapılan açıklamaların açıklığı da önem kazanır.
Zeybekci, AKP’de Ekonomi İşleri Başkanlığı görevini yürütüyor ve 2015-2018 yılları arasında Ekonomi Bakanlığı yaptı. Bu nedenle TP2 fonuna yatırım yaptığını doğrulaması, fon soruşturmasından etkilenen yatırımcı kitlesi içinde ekonomi politikaları alanında üst düzey siyasi sorumluluk taşımış bir ismin de bulunduğunu gösteriyor.
Sermaye Piyasası Kurulu’nun, aralarında Tera ve Pusula’nın da bulunduğu çeşitli portföy şirketlerinin kurduğu fonların işlemlerine ilişkin tasfiye kararları aldığı belirtiliyor. SPK verilerine göre tasfiye kapsamındaki fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyor. Bu sayı, fonlara ilişkin bir problemin yalnızca sınırlı sayıda büyük yatırımcıyı değil, geniş bir yatırımcı tabanını ilgilendirebildiğini ortaya koyuyor.
Evergreen açıdan bakıldığında bu olayın yatırımcıya verdiği temel ders açık: Fon yatırımı yaparken yalnızca getiriye odaklanmak yeterli değil. Fonun yapısı, yönetici kurumun geçmişi, kamuyu aydınlatma kayıtları, izahname bilgileri, likidite koşulları ve düzenleyici kurumların duyuruları birlikte izlenmeli. Şeffaflık ise yalnızca yatırımcının korunması için değil, piyasalara duyulan güvenin sürdürülebilmesi için de temel bir unsur olmayı sürdürüyor.
Bakmadan Geçme
