- Haberler
- Siyaset
- AK Parti'li Şebnem Bursalı Aksoy, Dijital Gaste'ye konuştu: 'Söz konusu İzmir ise gerisi teferruattır'
AK Parti'li Şebnem Bursalı Aksoy, Dijital Gaste'ye konuştu: 'Söz konusu İzmir ise gerisi teferruattır'
AK Parti İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı Aksoy, Dijital Gaste'ye yaptığı açıklamada Cemil Tugay'ın AK Parti'ye katılımını değerlendirdi. Bursalı Aksoy İzmir'in ulaşım, altyapı, su yönetimi, kentsel dönüşüm ve istihdam sorunlarının çözümünde merkezi yönetim ile yerel yönetim arasındaki iş birliğinin önemine vurgu yaparak, 'Bizim sorumluluğumuz yalnızca siyaset yapmak değil, İzmir'e hizmet etmektir.' dedi.
BATUHAN YAVUZ - İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye katılmasının ardından kentte ve siyasette yankılar sürüyor.
Cemil Tugay, "mutlak butlan" kararı sonrası Haziran ayında CHP'den istifa edip bir süre yoluna bağımsız devam etmişti.
7 Ekim'de AK Parti Genel Merkezinde düzenlenen toplantıda Tugay’a yeni partisinin rozetini Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan takmıştı.
AK Parti İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı Aksoy, Dijital Gaste’ye verdiği özel röportajda Cemil Tugay’ın AK Parti’ye katılımını değerlendirdi.
Şebnem Bursalı Aksoy, yeni dönemde İzmir’in ihtiyaçlarının siyasi tartışmaların üzerinde tutulması gerektiğini belirterek ulaşım, altyapı, su yönetimi, kentsel dönüşüm ve istihdam başlıklarına dikkat çekti.
AK Parti olarak vizyonlarından bahseden Bursalı Aksoy, "Bizim İzmir vizyonumuzun merkezinde, bu şehrin sahip olduğu potansiyeli harekete geçirmek ve İzmir’i hak ettiği noktaya taşımak var." mesajını verdi.
Cemil Tugay’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesinin ardından yaptığı açıklamalara ve farklı siyasi geleneklerden gelen belediye başkanlarının AK Parti’ye katılmasına da değinen Bursalı Aksoy, Erdoğan’ın siyasi liderliğinin yalnızca ikna kabiliyetiyle açıklanamayacağını belirtti.
Aksoy, “Burada yıllara dayanan bir siyasi tecrübe, güçlü bir liderlik, doğrudan iletişim ve Türkiye'nin meselelerine ilişkin kapsamlı bir birikim var.” dedi.
― Cemil Tugay’ın AK Parti’ye katılımını İzmir’in geleceği açısından nasıl değerlendiriyorsunuz?
İzmir açısından yeni bir dönemin kapısının aralandığını düşünüyorum. Bizim siyaset anlayışımızda öncelik, siyasi hesaplar değil, milletimizin beklentileri ve şehirlerimizin geleceğidir. İzmir de yıllardır hak ettiği hizmetleri bekleyen, büyük potansiyele sahip bir şehrimiz.
Sayın Cemil Tugay’ın AK Parti’ye katılımını da bu çerçevede değerlendirmek gerekiyor. Burada asıl önemli olan, İzmir’in sorunlarının çözümü için ortak bir iradenin ortaya konulmasıdır. İzmirli hemşehrilerimizin ulaşım, altyapı, su, çevre, kentsel dönüşüm ve istihdam gibi alanlarda çok ciddi beklentileri var.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde AK Parti, yerel yönetimlerde eser ve hizmet siyasetini önceleyen bir anlayışa sahip. Bizim için mesele, kimin hangi siyasi gelenekten geldiğinden ziyade, İzmir için ne yapacağıdır.
Bugün geçmişe bir sünger çekip İzmir’in ihtiyaçlarını, siyasi polemiklerin üzerinde tutmak zorundayız. Bu yeni dönemin İzmir’e daha fazla hizmet, daha güçlü iş birliği ve daha somut sonuçlar getirmesini temenni ediyorum.
“İzmir için ortaya konulacak her doğru projenin destekçisi olduk”
― AK Parti’nin İzmir için önümüzdeki döneme ilişkin nasıl bir vizyonu var? Cemil Tugay’ın katılımıyla birlikte bu vizyonun hangi projeler ve hedefler üzerinden hayata geçirilmesini bekliyorsunuz?
Bizim İzmir vizyonumuzun merkezinde, bu şehrin sahip olduğu potansiyeli harekete geçirmek ve İzmir’i hak ettiği noktaya taşımak var. İzmir; limanlarıyla, sanayisiyle, tarımıyla, turizmiyle, üniversiteleriyle ve girişimci insan kaynağıyla Türkiye’nin en önemli şehirlerinden biri. Ancak bu potansiyelin güçlü bir hizmet anlayışıyla desteklenmesi gerekiyor.
Önümüzdeki dönemde özellikle beş temel başlığın öncelikli olması gerektiğine inanıyorum. Birincisi; ulaşım ve trafik. İzmirli vatandaşlarımızın günlük hayatını zorlaştıran trafik sorununa kalıcı çözümler üretilmeli, toplu taşıma güçlendirilmeli ve ulaşım yatırımları bütüncül bir planlamayla ele alınmalı.
İkincisi; altyapı ve su yönetimi. Su kaynaklarının verimli kullanılması, kayıp-kaçak oranlarının azaltılması, yağmur suyu ve kanalizasyon altyapısının güçlendirilmesi artık ertelenemeyecek konular. İzmir Körfezi'nin temizliği de bilimsel verilerle desteklenen, sürdürülebilir ve kararlı bir eylem planı gerektiriyor.
Üçüncüsü; kentsel dönüşüm ve afetlere dirençli şehir. Deprem gerçeğini unutmadan, vatandaşlarımızın güvenli konutlarda yaşamasını sağlayacak projeleri hızlandırmalıyız. Kentsel dönüşüm yalnızca bina yenilemek değil, yaşam alanlarını güvenli ve nitelikli hâle getirmektir.
Dördüncüsü; istihdam ve ekonomik kalkınma. İzmir'in sanayi, tarım, lojistik ve turizm alanlarındaki gücünü daha ileri taşımalı; gençlerimiz ve kadınlarımız için yeni istihdam fırsatları oluşturmalıyız. Yerel yönetimler, yatırım ortamını iyileştiren ve üretimi destekleyen bir anlayışla hareket etmeli.
Beşincisi; çevre ve yaşam kalitesi. Körfezin temizliği, yeşil alanların korunması, atık yönetimi ve sürdürülebilir şehircilik birbirinden ayrı düşünülemez.
Sayın Cemil Tugay’ın katılımıyla birlikte beklentimiz, yerel yönetim ile merkezi yönetim arasındaki koordinasyonun İzmir'in yararına daha etkin işletilmesidir. Elbette projelerin hayata geçirilmesi için planlama, finansman, hukuki süreçler ve kurumlar arası iş birliği gerekecek. Biz İzmir için ortaya konulacak her doğru projenin destekçisi, şehrimizin menfaatine olmayan her uygulamanın da takipçisi olacağız. Çünkü bizim sorumluluğumuz yalnızca siyaset yapmak değil, İzmir'e hizmet etmektir. Yani söz konusu İzmir ise bizim için gerisi teferruattır.
“Ak Parti’nin başarı göstergesi toplum hayatına dokunan hizmetlerdir”
― Cemil Tugay, Cumhurbaşkanı Erdoğan'la görüşmesinin ardından kendisinden olumlu anlamda çok etkilendiğini söylemişti. Erdoğan'ın karşı cenahtan onlarca belediye başkanını transfer etmesini neye bağlıyorsunuz? İkna kabiliyeti hakkında neler söylersiniz?
Öncelikle Sayın Cumhurbaşkanımızın siyasi liderliğini yalnızca ikna kabiliyetiyle açıklamanın eksik kalacağını düşünüyorum. Burada yıllara dayanan bir siyasi tecrübe, güçlü bir liderlik, doğrudan iletişim ve Türkiye'nin meselelerine ilişkin kapsamlı bir birikim var.
Sayın Cumhurbaşkanımız, siyaseti yalnızca söylemler üzerinden değil, sahada ortaya konulan eserler ve hizmetler üzerinden okuyan bir lider. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığından başlayarak yerel yönetim tecrübesi olan, şehirlerin ihtiyaçlarını ve belediyeciliğin zorluklarını bilen bir isim.
Sayın Cemil Tugay'ın Beştepe'deki görüşmeye ilişkin açıklamaları da kişisel temasın ve diyaloğun siyaset açısından önemini ortaya koyuyor. İnsanlar bazen yıllar boyunca uzaktan izledikleri bir lideri, doğrudan görüştüklerinde farklı yönleriyle tanıma fırsatı bulabiliyorlar.
Bunun yanında, farklı siyasi geleneklerden gelen belediye başkanlarının AK Parti'yi tercih etmelerinde Türkiye'nin önündeki hedeflerin, hizmet üretme kapasitesinin ve merkezi yönetimle uyumlu çalışma arayışının da etkili olabileceğini düşünüyorum. Elbette her ismin kendi gerekçesi ve değerlendirmesi vardır; bunları tek bir nedene indirgemek doğru olmaz.
Sayın Cumhurbaşkanımızın en önemli özelliklerinden biri, farklı görüşlerden insanlarla konuşabilmesi ve ortak bir zemin oluşturabilmesidir. Siyasette iletişim kurmak, karşı tarafı dinlemek ve farklılıkları yönetebilmek son derece önemlidir.
Ancak burada altını çizmek istediğim bir nokta var: AK Parti'nin siyaset anlayışı, sadece siyasi katılımlarla büyümek değildir. Asıl gücümüz, milletimizin güvenini kazanmak, verdiğimiz sözleri yerine getirmek ve eser üretmektir. Bir siyasi hareketin başarısını belirleyen, katılan isimlerin sayısından çok, toplumun hayatına dokunan hizmetlerin niteliğidir.
“İzmir’de hedefimiz sadece seçimi değil kentin geleceğini kazanmak”
― İzmir yıllardır CHP'nin kalesi olarak görülüyor. Bundan sonraki süreçte AK Parti'nin getireceği hizmetlerle muhalif kesimin fikri ne ölçüde değişir? Gelecek seçimlerde AK Parti için nasıl bir sonuç bekliyorsunuz?
Öncelikle İzmir'i yalnızca bir siyasi partinin kalesi olarak tanımlamanın, bu şehrin toplumsal çeşitliliğini ve demokratik dinamizmini yeterince yansıtmadığını düşünüyorum. İzmir'de farklı siyasi görüşlere sahip milyonlarca vatandaşımız yaşıyor. Hepsinin ortak noktası ise daha iyi bir şehirde yaşama isteği.
İzmirli vatandaşlarımızın tercihlerine saygı duyuyoruz. Bizim amacımız, herhangi bir seçmeni siyasi görüşü nedeniyle ayrıştırmak değil; hangi partiye oy vermiş olursa olsun, her hemşehrimizin hayatını kolaylaştıracak hizmetleri savunmak.
Şunu da açıkça ifade etmek gerekir: Bir şehirde siyasi tercihlerin değişmesi yalnızca söylemlerle mümkün olmaz. Vatandaş, yaşadığı değişimi günlük hayatında görmek ister. Trafikte daha az zaman kaybediyorsa, musluğundan kesintisiz ve sağlıklı su akıyorsa, çevresi temizleniyorsa, kentsel dönüşümle kendisini daha güvende hissediyorsa ve gençler için yeni iş imkânları oluşuyorsa değerlendirmesini buna göre yapar.
Dolayısıyla önümüzdeki süreçte İzmir'de belirleyici olacak unsur, hizmetlerin ne ölçüde somut sonuçlara dönüştüğüdür. Merkezi yönetim ile yerel yönetim arasındaki iş birliğinin vatandaşın hayatına olumlu yansıması, siyasi güvenin oluşmasına da katkı sağlayabilir.
Gelecek seçimler açısından bugünden kesin bir sonuç tahmininde bulunmak doğru olmaz. Seçimlerin sonucunu ekonomik koşullar, adaylar, projeler, teşkilat çalışmaları ve vatandaşlarımızın değerlendirmeleri belirleyecek.
Bizim hedefimiz İzmir'de yalnızca seçim kazanmak değil, İzmir'in geleceğini kazanmak. Bunun yolu da polemiklerden çok projelerle, vaatlerden çok icraatla ve siyasi ayrışmalardan çok ortak hedeflerle ilerlemekten geçiyor.
Bakmadan Geçme