• Haberler
  • Ekonomi
  • Yargıtay'dan çalışanları ilgilendiren emsal karar! Yıllık izin hesabında yeni dönem

Yargıtay'dan çalışanları ilgilendiren emsal karar! Yıllık izin hesabında yeni dönem

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin yıllık ücretli izinlerle ilgili verdiği karar, çalışanların izin günlerinin nasıl hesaplanacağı konusunda önemli bir ayrıntıyı yeniden gündeme taşıdı. Karara göre yıllık izin dönemine denk gelen hafta tatili günleri, çalışanın yıllık izin hakkından düşülemiyor.

Haberin Özeti

  • • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin yıllık ücretli izinlerle ilgili verdiği karar, çalışanların izin günlerinin nasıl hesaplanacağı konusunda önemli bir ayrıntıyı yeniden gündeme taşıdı. Karara göre yıllık izin dönemine denk gelen hafta tatili günleri, çalışanın yıllık izin hakkından düşülemiyor.

Çalışma hayatında yıllık izin hesabı konusunda işçi ve işveren arasında zaman zaman uyuşmazlıklar yaşanıyor. Özellikle izin döneminin hafta tatiline denk gelmesi, toplam izin süresinin nasıl hesaplanacağı konusunda farklı uygulamalara neden olabiliyor. Yargıtay’ın 2026 yılında verdiği karar ise 4857 sayılı İş Kanunu’na tabi çalışanlar açısından önemli bir hukuki çerçeve ortaya koydu.

Yıllık izne çıkan çalışanlar dikkat

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yıllık ücretli izin kullanılan döneme denk gelen hafta tatili günlerinin yıllık izin süresinden sayılamayacağına hükmetti. Böylece çalışan, yıllık iznini kullanırken takvim içerisinde bulunan hafta tatili günleri nedeniyle izin hakkından ekstra bir kayıp yaşamayacak.

Kararın dayanağında 4857 sayılı İş Kanunu’nun yıllık izin hesaplamasına ilişkin hükümleri bulunuyor. Kanuna göre yıllık ücretli izin süresine denk gelen ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günlerinin izin süresinden sayılmaması gerekiyor. Yargıtay da değerlendirmesinde bu düzenlemeyi esas aldı.

Hafta tatili izin gününden düşülemeyecek

Kararın çalışanlar açısından en önemli noktası, hafta tatilinin yıllık izinden ayrı değerlendirilmesi. Örneğin haftada bir gün hafta tatili kullanan bir çalışanın yıllık izin dönemi içerisinde bu güne denk gelinmesi halinde söz konusu gün yıllık izin hakkından eksiltilemiyor.

Bu durum özellikle uzun süreli izinlerde daha fazla önem taşıyor. İzin tarihleri içerisinde birden fazla hafta tatili bulunması halinde bu günlerin tamamının izin hesabı dışında tutulması gerekiyor. Dolayısıyla işverenin çalışanın yıllık izin hakkını takvim üzerinden eksik hesaplamaması gerekiyor.

Yargıtay kararında hangi olay incelendi?

Yargıtay’ın kararına konu olan uyuşmazlıkta işçi, iş sözleşmesinin sona ermesinin ardından çeşitli işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek dava açtı. Dosyada yıllık izin hakkının nasıl hesaplanacağı da tartışma konusu oldu.

İşçinin çalışma dönemine ilişkin belgelerde belirli sayıda yıllık izin kullandığı görülürken, izin tarihleri arasındaki hafta tatillerinin de izin süresine dahil edildiği değerlendirildi. Yargıtay ise bu hesaplama yönteminin İş Kanunu’ndaki düzenlemeye uygun olmadığı sonucuna vardı.

İşverenin izin kullandırdığını ispatlaması gerekiyor

Yıllık izin konusunda dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise izinlerin kullandırıldığını ispatlama yükümlülüğü. İşverenin, çalışanın yıllık ücretli izin hakkını kullandığını ortaya koyan belgeleri sunması gerekiyor.

İzin kayıtları, izin formları ve benzeri belgeler bu noktada önem taşıyor. Çalışanın kullanmadığı yıllık izinlerin ise iş sözleşmesinin sona ermesi halinde belirli şartlar altında ücret olarak karşılanması söz konusu olabiliyor. Bu nedenle izin kayıtlarının düzenli tutulması hem çalışan hem de işveren açısından önem taşıyor.

Yıllık izin hakkı nasıl hesaplanıyor?

4857 sayılı İş Kanunu kapsamında yıllık ücretli izin hakkı, çalışanın aynı işverene bağlı çalışma süresine göre belirleniyor. Bir yıldan beş yıla kadar çalışanlara en az 14 gün, beş yıldan fazla ve 15 yıldan az çalışanlara en az 20 gün, 15 yıl ve daha fazla çalışanlara ise en az 26 gün yıllık ücretli izin verilmesi gerekiyor.

18 yaşından küçük ve 50 yaşından büyük çalışanlar bakımından ise yıllık ücretli izin süresi 20 günden az olamıyor. İş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmeleriyle bu sürelerin artırılması da mümkün olabiliyor.

Çalışanların izin planında önemli ayrıntı

Yargıtay’ın kararı, yıllık izin planlaması yapılırken yalnızca takvimdeki başlangıç ve bitiş tarihlerine bakılmaması gerektiğini ortaya koyuyor. İzin süresinin içerisinde kalan hafta tatilleri ile resmi tatillerin ayrıca değerlendirilmesi gerekiyor.

Bu nedenle çalışanların izin kullanırken kaç günlük yıllık izin hakkından düşüldüğünü kontrol etmesi önem taşıyor. Özellikle uzun süreli izinlerde hafta tatilleri ve genel tatil günleri nedeniyle izin hakkının yanlış hesaplanması halinde çalışanların bakiye izin günleri konusunda işverenle uyuşmazlık yaşaması mümkün olabiliyor.

İzmir Gaste - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
HABER MERKEZİ

Bakmadan Geçme