• Haberler
  • Güncel
  • TÜRK-İŞ'ten otoyolların özelleştirilmesine tepki: Derhal bu hatadan vazgeçilsin!

TÜRK-İŞ'ten otoyolların özelleştirilmesine tepki: Derhal bu hatadan vazgeçilsin!

TÜRK-İŞ Ege Bölge Başkanı Hayrettin Çakmak, otoyolların özelleştirilmesi kararına tepki göstererek 'Derhal bu hatadan vazgeçilsin' çağrısında bulundu. Otoyolların halkın malı olduğunu vurgulayan Çakmak, özelleştirmenin ulaşım maliyetlerinden temel tüketim ürünlerine kadar geniş bir alanda zam baskısı yaratabileceği uyarısında bulundu.

Şilan KOCADAĞ- Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) Ege Bölge Başkanı Hayrettin Çakmak, düzenlenen “Basınla Buluşma Toplantısı”nda çalışma hayatının gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çakmak; vergi adaletinden taşeron işçilerin kadroya alınmasına, banka promosyonlarından Yüksek Hakem Kurulu’na kadar birçok konuda taleplerini sıralarken, Cumhurbaşkanı kararıyla özelleştirme gündemine gelen otoyollar için de sert tepki gösterdi. Otoyolların halkın malı olduğunu vurgulayan Çakmak, “Derhal bu hatadan vazgeçilsin” çağrısında bulundu.

“İZMİR’DE 6 BAŞKANLAR KURULU GERÇEKLEŞTİRDİK”

1 yıl içerisinde hangi çalışmaları yaptıklarını anlatan Çakmak, “Değerli arkadaşlar, bu sene kongre yılımız. Şubelerimizin kongrelerini gerçekleştirdik. Genel merkezlerimizin kongreleri olanlar var, onlara da katılacağız. Ama önemli olan bölgemizdeki şu andaki faaliyetimizin içerisindeki aktarımları size sunacağım arkadaşlar. Ankara'da genel merkezimizin Başkanlar Kuruluna katıldık 4 sefer. Çalışma hayatıyla ilgili durumları değerlendirdik. Ankara Merkezimizin, TÜRK-İŞ'imizin çalışma hayatı ile ilgili 2 eğitim programı gerçekleştirdik. 2 eğitim programında bölgemiz adına kendimizi orada temsil ettik. İzmir'de bölgemizde 6 Başkanlar Kurulunu icra ettik. Başkanlar Kurulumuzdaki çalışma hayatını, güncel sorunlarımızı masaya yatırdık. İzmir Valiliği'nin başkanlığında İl İstihdam Toplantısını 4 sefer gerçekleştirdik. Bölgemizi ve TÜRK-İŞ'imizi orada temsil ettik. İzmir Ekonomik Kalkınma Kurulu Toplantısına 6 sefer katıldık. Orada da bölgemizi en iyi şekilde temsil ettik. İş Gücü Piyasası adı altında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının düzenlemiş olduğu bir toplantıda panelist olarak katıldık. Orada da fikirlerimizi dile getirdik” dedi.

“TEHDİTLER OLDU, DAVALAR AÇILDI”

Sahadaki çalışmalardan bahseden Çakmak, “Sahayla birlikte çalıştığımız için grevlerimiz var değerli arkadaşlar bu 1 yıl içerisinde. Bunlardan bir tanesi Temel Conta. 595 gün sonra, Kemalpaşa'da Pancar Organize Sanayi Bölgesi'ne taşındı, fabrika yıkılmıştı. Biz de çadırımızı taşıdık, orada mücadelemizi sürdürdük. Ama 595 gün orada koşullar çok zordu. Tehditler oldu, davalar açıldı. Bir sürü grev kırıcılığına dair bile davayı kazandığımız halde bir türlü masaya, bir türlü oturtamadık. Ama bu sefer alacak davasına çevirdik. Orada Yüksek Hakemden geleni de uygulamadığı için gerekli cezai yükümlülükleri gerçekleştireceğimize inanıyorum. Bu konuda güvenimiz sonsuz” ifadelerini kullandı.

“EGE ÜNİVERSİTESİ’NDEKİ ALACAKLARIMIZI ALDIK”

Çakmak, “Soma'da büyük bir sıkıntı vardı. Maden ocaklarında, Termik Santralinde bir sıkıntı vardı. Bu Termik Santralindeki sıkıntıyı aşabilmek için orada da 88 gün bir mücadele verdik. Kamuoyuyla birlikte hareket ettik. Sağ olsun Soma halkı, Soma'daki bileşenler, Soma'daki siyasi partilerin tümüyle el birliğiyle Soma Termik Santralinin tekrar açılmasına vesile olduk. Ege Üniversitesinde alacaklarımız için orada Sağlık-İş Sendikamızın bir eylem planı vardı. O plan doğrultusunda yönetimle istişarelerimizi yaparak ücretlerimizi, alacaklarımızı aldık. Belediye-İş Sendikamızın alacaklarıyla ilgili ve toplu sözleşmenin tıkanmasıyla ilgili bir yürüyüş yaptık ve fuar içerisinde bir basın açıklaması gerçekleştirdik. MESS Grup Toplu Sözleşmemiz adına çeşitli etkinlikler ve çeşitli toplantılar, basın açıklamaları yaptık. O da MESS Grup Toplu Sözleşmesiyle gerçekten de güzel bir toplu sözleşme oldu. Bütün metal sektörüne hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz” dedi.

“İZMİR’DEKİ SANAYİ BÖLGELERİ BİZE YETMİYOR”

Kongrelere değinen Çakmak, “23 tane bölgemizde şube başkanlarımızın kongrelerini gerçekleştirdik. 4 tane de Genel Merkezimizin, işte Tarım-İş Sendikamızın Genel Kurulunu yaptık. Dok-Gemi-İş Sendikamızın Genel Kurulunu yaptık. Tekstil Sendikamızın Genel Kurulunu yaptık. Haber-İş Sendikamızın Genel Kurulunu yaptık. Önümüzdeki aylarda da kongrelerimiz devam edecek. Önümüzde TOLEYİS Sendikamızın Marmaris Şubesi ve İzmir Şubesinin kongrelerini yaptıktan sonra 2027'ye kalacak diğer şubelerimizin kongreleri. Örgütlenmemize sıra gelince, sahada ayrılmıyoruz. Sürekli sahadayız, performansımızı sahada sergilemeye çalışıyoruz. Örgütlenmek kolay olmuyor. Bizim genelde örgütlenme alanımız hep özel sektör üzerinde. Kamuda örgütlenme alanı kalmadı. Herkes birbirinin alanına girdiği için bu konuda ben çok muzdaribim. Herkes birbirinden su almaya çalışıyor, o da etik ve ahlaki olmuyor. Ben onu tasvip etmiyorum. Ondan dolayı özel sektör sanayilerde, genelde İzmir'de 17 sanayi bölgemiz var. İzmir yetmiyor bize” ifadelerini kullandı.

“AZ KAZANANDAN AZ, ÇOK KAZANANDAN ÇOK VERGİ ALINSIN”

Genel Başkanımız Ergün Atalay liderliğinde aldıkları kararları açıklayan Çakmak, “Birincisi, vergide adalet istiyoruz. Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınmasından yanayız. Çünkü artık gerçekten de vergi yükünün altında ezilen bir emek topluluğu var. Yani biz emekçiler, aldığımız maaşın yüzde 35'ini hemen hemen mesailerle beraber değerli arkadaşlar, işçi arkadaşlarımız mesaiye kalmak istemiyorlar. Mesai yapıyoruz, mesaide bile vergi kesiliyor. Yani 275 saat zorunlu mesainin dışına çıktığın an yüzde 40'lara kadar vergi dilimi artıyor. Yani düşünün, 1000 liranın yüzde 40'ını vergiye veriyorsun. Aldığın 60 lirayla dolaylı olarak evde ekmektir, süttür, çocuktur, kiradır, elektriktir, sudur; bunlarda da vergi ödüyoruz. Yani dolaylı vergi ödediğimiz ekmeğe de vergi ödüyoruz yani buradan baktığımız zaman. Bize bir şey kalmıyor” şeklinde konuştu.

“BANKA PROMOSYONLARINI HERKES ALSIN”

Sendika hak mücadelesinin önündeki yetki kavgalarının olduğunu belirten Çakmak, “Hukuk çok engelli olan işlere müessifleriz var. Yani örgütleniyoruz, bir bakıyorsun itiraz ediyor. Yani bu sefer biz fabrikalarda mobbingten, işten atmalardan, direnişten artık yoruluyoruz veyahut işçimiz yoruluyor, dayanacak gücü kalmıyor. Herkesin çoluğu var, çocuğu var, mücadelesi var, hayat mücadelesi var. Çıraklık ve stajyerdeki işçilerin, yani öğrencilerimizin, SGK primleri sadece iş kazalarına ait olduğundan dolayı bunun çalışma sürelerinden geçirilmesini istiyoruz. Yani sigortalı olmasını istiyoruz. Banka promosyonlarının herkesin almasını istiyoruz. Şimdi belirli bir işveren belirli bir kısım alıyor ama asgari ücret kısmında garson alamıyor, çırak alamıyor, stajyer alamıyor, terzi alamıyor, kasap alamıyor, manav alamıyor. Alamıyor da alamıyor. İnsan grubumuz çok. Bunun yasalaşmasını istiyoruz ileride. Herkesin almasını talep ediyoruz” dedi.

“YÜKSEK HAKEM KURULU SANKİ TÜRKİYE’DE YAŞAMIYOR!”

“Asgari Ücret Tespit Komisyonu ile birlikte bizim bir de en büyük sıkıntımız Yüksek Hakem Kurulu” diyen Çakmak, “Bugün anlaşamadığımız, uzlaşamadığımız toplu sözleşmeler Yüksek Hakem'e gittiğinde sanki oradaki insanlar sanki Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşamıyormuş gibi bir havaları oluyor. Çarşıdan, pazardan haberdar değillermiş gibi, ekmek almamış gibi bir bakıyorsun yüzdelik oranlarını çok düşük bir şekilde toplu sözleşmelerimizi bize iade ediyorlar. Bu Yüksek Hakem Kurulunun derhal değişmesini istiyoruz. Taşeron işçinin kalmamasını istiyoruz, kadroya alınmasını istiyoruz bilhassa. 96 ile KHK'ya geçen arkadaşlarımızın, KHK'den geçen arkadaşlarımızın çok büyük sorunları var. Bu sorunlar özlük haklarında var. Bilhassa burada tayin hakkı var. Yani adam işe girmiş Tatvan'da ama İzmir'de yaşıyor. Kadın orada, erkek burada, evliler, ev bağları birbirinden uzak. Bunların düzelmesini istiyoruz. Tayin hakkının hızlandırılmasını istiyoruz” şeklinde konuştu.

“OTOYOLLAR HALKINDIR”

Cumhurbaşkanı kararnamesiyle imzalanan otoyollarla ilgili konuşan Çakmak, “Bu otoyollarda bizim Yol-İş Sendikamız örgütlü. Yol-İş Sendikamızın bu bölgede, bu yani Türkiye içerisinde 2000 üyemiz görev yapıyor. Bakımdır, gişedir, yamadır, asfalttır, temizliktir; bu alanda çalışan 2000 üyemiz var. Benim bölgemde, bizim bölgemizde, Ege Bölgesi'nde de 300 üyemiz görev yapıyor. Yarın Ankara'da Yol-İş Sendikamızın Başkanlar Kurulu toplanacak. Bu toplantının içerisinde Yol-İş Sendikamızın almış olduğu karara Türk-İş olarak tamamen destek vereceğiz. 81 ilde gereken mesajı vereceğiz. Biz diyoruz ki derhal bu hatadan vazgeçilsin. Bu yolları sadece otoyol olarak görmeyin. Soframıza, üstümüzdeki giysiye kadar bu otoyollardan geçiyor. Buradan geçen rakamlar bu fiyatlara biniyor. Bu enflasyon bir şekilde düzenlensin. Onun için bu hatadan vazgeçilmesi lazım. Otoyollar halkındır, halkın olması gerekir. Devlet tabii ki otoyol yapacak, devlet tabii ki yol yapacak, halkına hizmet edecek ama birilerine satmayacak bunu. Çünkü bizim burada çalışanlarımız var. Ama biz buradaki işçimize bir şey olmayacak gözüyle bakmıyoruz. Bu yollar hepimizin. Bu yoldan geçen her ürün, her gıda, her kamyon, her ne geçiyorsa bizim soframızdaki ekmeğimize yansıyacak. Ondan dolayı bununla ilgili çalışmalarımızı yürüteceğiz” açıklamasında bulundu.

“BÜYÜKŞEHİR’DE ÖRGÜTLENME TAMAMLANMIŞ VAZİYETTE”

İzmir Büyükşehir Belediyesi’deki örgütlenmeden bahseden Çakmak, “Bizim iş kollarımız farklı, aynı iş kolunda değiliz. Raylı sistem, Kent Ekmek, taşımacılık, suda, İZSU'da, İZDOĞA var, İZBETON var. Değişik iş kollarında olduğumuz için her iş kolunun kendine ait toplu sözleşmelerinden dolayı, siyasi bir iş kolundan dolayı biraz sıkıntı yaşıyor muyuz? Yaşıyoruz tabii ki. Örgütlenme bu alanda zaten tamamlanmış bir vaziyette. Kimse kimsenin suyundan su almıyor. Yani örgüt alanına girmiyoruz. DİSK eskiden genelde yapıyordu, şimdi yapmıyor. Bizimkiler de yapmıyorlar. Ortak paydada buluşarak sıkıntıya girmeden, sıkıntıya sokmadan, işçimizin beklentisini aşağılara düşürmeden, realiteyi koruyarak toplu sözleşmelerimizi bağladık. İyi de geçti mi? Evet, iyi geçti. Bu koşullarda iyi ama yaşam koşulları için yeterli mi? Değil tabii ki. Bu pahalılıkta, bu enflasyon sisteminde bugün aldığını yarın eritiyor, biliyoruz. Çünkü düzen tutmuyor” ifadelerini kullandı.

İzmir Gaste - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
Şilan KOCADAĞ

Bakmadan Geçme