<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
   <channel>
      <title>İzmir Gaste - İzmirgaste - İzmir Haberleri - İzmir Son Dakika - İzmir Gazeteleri - İzmir Güncel Haberleri</title>
      <link>https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/</link>
      <language>tr</language>
      <description>İzmir Gaste, İzmir başta olmak üzere okuyucularına hızlı, doğru, tarafsız ve güvenilir habercilik anlayışıyla ulaştıran dijital haber platformudur. İzmirgaste haberleri ve İzmir son dakika gelişmeleri için güvenilir bir haber kaynağı olmayı hedefliyoruz.</description>
      <category>Newspaper - Sağlık</category>
      <lastBuildDate>Sun, 01 Nov 2026 21:49:37 +0300</lastBuildDate>
      <ttl>1</ttl>
      <sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	  <sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
      <atom:link href="https://www.izmirgaste.com/rss/haberler/saglik/" rel="self" type="application/rss+xml"/>
      <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com"/><atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.superfeedr.com"/>
        <item>
            <title><![CDATA[Bornova’da kadınlara kanserde erken tanı çağrısı]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/bornova-da-kadinlara-kanserde-erken-tani-cagrisi/3463/</link>
            <description><![CDATA[Yeşilova Höyüğü Ziyaretçi Merkezi’ndeki panelde meme ve rahim ağzı kanserinde erken tanı, tarama yöntemleri ve psikolojik destek konuşuldu.]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/bornova-da-kadinlara-kanserde-erken-tani-cagrisi/3463/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 11:20:10 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Bornova Belediyesi ile Ata Sağlık Hastanesi&#39;nin düzenlediği Meme Kanseri Farkındalık Paneli&#39;nde erken tanı, tarama yöntemleri ve kanser sürecinde psikolojik destek konuşuldu. Yeşilova Höyüğü Ziyaretçi Merkezi&#39;nde düzenlenen buluşmada meme ve rahim ağzı kanserine ilişkin bilgiler paylaşıldı.</p><strong>Erken tanı ve tarama yöntemleri anlatıldı</strong><p>Panelde konuşan Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Utku Tantoğlu, meme kanserinde erken tanının önemine dikkat çekti. Tantoğlu, düzenli kontrollerin ve kişiye uygun tarama yöntemlerinin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.</p><p>Türkiye&#39;de yürütülen ulusal tarama programında 40-69 yaş arasındaki kadınlara iki yılda bir mamografi çekiliyor. Sağlık Bakanlığı, bu yaş grubunda yılda bir klinik meme muayenesi de uyguluyor. Kişisel risk ve sağlık geçmişine göre izlenecek yol için hekime başvurulması gerekiyor.  </p><p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Onur Süleyman Aldemir ise rahim ağzı kanserinde HPV&#39;nin rolüne ve taramaya değindi. Ulusal program kapsamında 30-65 yaş aralığındaki kadınlara beş yılda bir HPV-DNA testi yapılıyor. HPV aşısı hakkında karar verirken yaşa ve kişisel duruma göre sağlık uzmanından bilgi alınması öneriliyor. </p><strong>Psikolojik desteğin önemi vurgulandı</strong><p>Psikolog Beyza Sessiz, kanser sürecinin yalnızca fiziksel değil, psikolojik ve sosyal yönleri de bulunduğunu belirterek hastaların yanı sıra yakınlarının da desteğe ihtiyaç duyabileceğini söyledi. Sessiz, 'Kanser eşittir ölüm değildir' sözleriyle toplumdaki yanlış algıların aşılması gerektiğini ifade etti.</p><p>Panelin açılışında konuşan Bornova Belediye Başkan Yardımcısı Duygu Bölük de sağlığın günlük yaşamın yoğunluğu içinde ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti. Bölük, belediyenin Sağlık Kart uygulaması ve sağlık alanındaki çalışmalarına ilişkin bilgi verdi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/bornova-da-kadinlara-kanserde-_1793521203_FdJLfC.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Bornova’da kadınlara kanserde erken tanı çağrısı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/bornova-da-kadinlara-kanserde-_1793521203_FdJLfC.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste | izmirgaste | ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste | izmirgaste |</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[İzmir’in 30 ilçesinde akciğer kanseri eğitimleri yapılacak]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/izmir-in-30-ilcesinde-akciger-kanseri-egitimleri-yapilacak/3460/</link>
            <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kasım ayı boyunca düzenleyeceği eğitimlerde erken tanı, belirtiler, tarama yöntemleri ve korunma yolları anlatılacak.]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/izmir-in-30-ilcesinde-akciger-kanseri-egitimleri-yapilacak/3460/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 11:08:39 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında 2-30 Kasım tarihleri arasında kentin 30 ilçesinde sağlık eğitimleri düzenleyecek. Uzmanların katılacağı eğitimlerde akciğer kanserinin belirtileri, tanı ve tarama yöntemleri ile akciğer sağlığını koruma yolları ele alınacak.</p><p>Program 2 Kasım&#39;da saat 13.00&#39;te Menderes Gümüldür İnönü Mahallesi Muhtarlığı&#39;nda başlayacak. Aynı gün saat 13.30&#39;da Buca Barış Mahallesi Muhtarlığı&#39;nda da eğitim verilecek.</p><strong>Kasım ayı eğitim takvimi</strong><p>3 Kasım&#39;da saat 12.00&#39;de Narlıdere Ilıca Mahallesi Muhtarlığı&#39;nda, saat 14.00&#39;te Ödemiş Anafartalar Mahallesi Muhtarlığı&#39;nda eğitim düzenlenecek. 4 Kasım&#39;da program saat 11.00&#39;de Bornova Macerapark Gençlik Yerleşkesi&#39;nde, saat 14.00&#39;te Bayraklı Alpaslan Dayanışma Noktası&#39;nda yapılacak.</p><p>5 Kasım&#39;da saat 12.00&#39;de Torbalı Pancar Mahallesi Muhtarlığı&#39;nda, saat 14.00&#39;te Karaburun Kösedere Mahallesi Muhtarlığı&#39;nda; 6 Kasım&#39;da saat 11.00&#39;de Yenifoça Çok Amaçlı Salon&#39;da, saat 14.00&#39;te Selçuk Belevi Mahallesi Muhtarlığı&#39;nda eğitim verilecek.</p><p>9 Kasım&#39;da saat 12.00&#39;de Çiğli Atatürk Mahallesi Muhtarlığı&#39;nda; 10 Kasım&#39;da saat 13.00&#39;te Kiraz Suludere Mahallesi Muhtarlığı&#39;nda ve 13.30&#39;da Seferihisar Cemevi&#39;nde program düzenlenecek. 11 Kasım&#39;da saat 09.30&#39;da Karabağlar Üçkuyular Mahallesi Muhtarlığı&#39;nda, 15.00&#39;te Gaziemir Dersimliler Derneği&#39;nde; 12 Kasım&#39;da saat 14.00&#39;te Balçova Çetin Emeç Mahallesi Muhtarlığı&#39;nda eğitim yapılacak.</p><p>13 Kasım&#39;da saat 11.00&#39;de Beydağ Adaküre Mahallesi Muhtarlığı&#39;nda, 14.00&#39;te Torbalı Ayrancılar Neşet Ertaş Düğün Salonu&#39;nda; 16 Kasım&#39;da saat 10.00&#39;da Urla Birgi Mahallesi Muhtarlığı&#39;nda program düzenlenecek.</p><p>17 Kasım&#39;da saat 13.00&#39;te Dikili Bahçeli Mahallesi Muhtarlığı&#39;nda ve Bergama Ayaskent Düğün Salonu&#39;nda; 18 Kasım&#39;da saat 12.00&#39;de Kınık Bağalan İlkokulu&#39;nda, 14.00&#39;te Torbalı Belediye Sinema Salonu ve Güzelbahçe Cemevi&#39;nde eğitim verilecek.</p><p>19 Kasım&#39;da saat 13.00&#39;te Karşıyaka Örnekköy Mahallesi Muhtarlığı&#39;nda, 13.30&#39;da Menemen Fatih Mahallesi Muhtarlığı ve Bayındır Belediyesi&#39;nde; 20 Kasım&#39;da saat 13.30&#39;da Çeşme Dalyan Mahallesi Muhtarlığı&#39;nda program yapılacak.</p><p>24 Kasım&#39;da saat 13.30&#39;da Tire Seha Gidel Kültür Salonu&#39;nda, 14.30&#39;da Aliağa Kültür Merkezi&#39;nde; 26 Kasım&#39;da saat 11.00&#39;de Konak İZPA&#39;da, 30 Kasım&#39;da saat 11.00&#39;de Kemalpaşa Örnekköy Mahallesi Muhtarlığı&#39;nda eğitim düzenlenecek.</p><p>Eğitimlerde ayrıca kanserojen kimyasallardan uzak durma yolları ve akciğer sağlığının korunmasına yönelik bilgiler paylaşılacak.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/izmir-in-30-ilcesinde-akciger-_1793520513_CrhAwv.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ İzmir’in 30 ilçesinde akciğer kanseri eğitimleri yapılacak ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/izmir-in-30-ilcesinde-akciger-_1793520513_CrhAwv.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste | izmirgaste | ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste | izmirgaste |</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kalp ritim bozukluğu demans riskini artırabilir mi? Uzmanı açıkladı]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/kalp-ritim-bozuklugu-demans-riskini-artirabilir-mi-uzmani-acikladi/3369/</link>
            <description><![CDATA[İzmir'de Kardiyoloji Uzmanı Dr. Selma Akdeniz Oskay, atriyal fibrilasyon ile demans riski arasındaki ilişkiye dikkat çekerek erken tanı ve düzenli tedavinin önemini anlattı.]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/kalp-ritim-bozuklugu-demans-riskini-artirabilir-mi-uzmani-acikladi/3369/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 12:13:50 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kalpte görülen ritim bozuklukları, kalp ve damar sağlığının yanı sıra beyin sağlığıyla da ilişkili olabiliyor. Bilimsel araştırmalar, atriyal fibrilasyon olarak bilinen ritim bozukluğuna sahip kişilerde demans gelişme riskinin daha yüksek olabileceğine işaret ediyor. Medicana International İzmir Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Selma Akdeniz Oskay, iki durum arasında ilişki bulunmasının ritim bozukluğunun doğrudan demansa neden olduğunu göstermediğini belirterek erken tanı ve düzenli takibin önemine dikkat çekti.</p><p>Kalbin düzensiz çalışmasının bazı hastalarda felç riskini artırabildiğini belirten Oskay, beyne giden kan akımındaki değişikliklerin ve eşlik eden hastalıkların da bilişsel işlevleri etkileyebileceğini söyledi.</p><strong>Atriyal fibrilasyon nedir, belirtileri nelerdir?</strong><p>Atriyal fibrilasyon, kalbin kulakçıklarının düzensiz çalışmasıyla ortaya çıkan bir ritim bozukluğu olarak tanımlanıyor. Hastalık bazı kişilerde belirgin şikyetlere neden olurken bazı kişilerde herhangi bir belirti göstermeden ilerleyebiliyor.</p><p>Kardiyoloji Uzmanı Dr. Selma Akdeniz Oskay, 'Atriyal fibrilasyon, kalbin kulakçıklarının düzensiz çalışması sonucu ortaya çıkan bir ritim bozukluğudur. Hastalarda çarpıntı, nefes darlığı ve halsizlik gibi belirtiler görülebilir. Ancak bazı kişilerde herhangi bir belirti vermeden de ilerleyebilir. Bu hastalığın en önemli risklerinden biri felçtir. Son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalar ise atriyal fibrilasyonun beyin sağlığı ve demans gelişimiyle de ilişkili olabileceğini ortaya koydu' dedi.</p><strong>Kalpte oluşan pıhtılar beyin sağlığını etkileyebilir</strong><p>Atriyal fibrilasyon ile demans arasındaki olası bağlantıyı değerlendiren Oskay, kalbin düzensiz çalışmasının pıhtı oluşma riskini artırabildiğini belirtti.</p><p>Kalpte oluşan pıhtıların beyin damarlarını tıkaması durumunda felç gelişebileceğini ifade eden Oskay, bazı küçük damar hasarlarının ise belirgin bir felç tablosu oluşturmadan meydana gelebileceğini söyledi.</p><p>Oskay, 'Bunun yanı sıra beyne giden kan akımındaki değişiklikler, yüksek tansiyon ve diyabet gibi eşlik eden hastalıklar da zaman içerisinde hafıza, dikkat ve düşünme becerilerini olumsuz etkileyebilir. Araştırmalar, atriyal fibrilasyonu olan kişilerde demans riskinin, felç geçirmemiş olsalar bile daha yüksek olabileceğine işaret etti' ifadelerini kullandı.</p><p>Demansın yalnızca hafıza kaybıyla sınırlı olmadığını belirten Oskay, düşünme becerilerini ve günlük yaşam faaliyetlerini etkileyen bir hastalıklar grubunu tanımladığını hatırlattı.</p><strong>Her kalp ritim bozukluğu demansa neden olur mu?</strong><p>Atriyal fibrilasyon ile demans arasında bilimsel araştırmalarda ilişki saptanmasının, ritim bozukluğu bulunan her hastanın demans geliştireceği anlamına gelmediğini vurgulayan Oskay, bu konuda kesin sonuçlara varılmaması gerektiğini söyledi.</p><p>Oskay, 'Bilimsel araştırmalarda iki durum arasında bir ilişki tespit edilmiş olması, ritim bozukluğunun doğrudan demansa neden olduğunu kanıtlamaz' dedi.</p><p>İki durum arasındaki bağlantıda yüksek tansiyon, diyabet ve diğer hastalıkların da etkili olabileceğini belirten Oskay, bu faktörlerin rolünün henüz tam olarak açıklığa kavuşmadığını ifade etti.</p><p>Kalp ve beyin sağlığının birbirinden bağımsız olmadığını söyleyen Oskay, kalp ve damar hastalıklarının takibinin bilişsel sağlığın korunması açısından da önem taşıdığını kaydetti.</p><strong>Çarpıntı ve düzensiz nabız ihmal edilmemeli</strong><p>Kardiyoloji Uzmanı Oskay, kalp ve damar sağlığını korumak için yüksek tansiyon, diyabet ve kolesterol yüksekliği gibi risk faktörlerinin kontrol altında tutulması gerektiğini belirtti.</p><p>Düzenli fiziksel aktivite, dengeli beslenme ve mevcut hastalıkların takibinin önemine değinen Oskay, çarpıntı ve düzensiz nabız şikyeti bulunan kişilerin gerekli tıbbi değerlendirmeden geçmesi gerektiğini söyledi.</p><p>Oskay, 'Atriyal fibrilasyon tanısı alan hastaların ise hekimleri tarafından planlanan tedaviye düzenli olarak devam etmeleri gerekir. Özellikle uygun hastalarda kullanılan kan sulandırıcı tedaviler felç riskini önemli ölçüde azaltabilir. Bununla birlikte bu tedavilerin demansı kesin olarak önlediği henüz bilimsel olarak kanıtlanmış değildir. Tedavi kararları her hastanın bireysel riskleri değerlendirilerek verilmelidir' diye konuştu.</p><strong>Kalp sağlığının korunması beyin sağlığı için de önemli</strong><p>Yaş ve genetik özelliklerin yanı sıra kalp ve damar sağlığının da bilişsel işlevlerle ilişkili olabileceğini belirten Oskay, atriyal fibrilasyonun erken tanınmasının ve felç riskinin değerlendirilmesinin önemini vurguladı.</p><p>Oskay, 'Bugünkü bilimsel veriler atriyal fibrilasyonun doğrudan demansa neden olduğunu kesin olarak söylememize yeterli değil. Ancak ritim bozukluklarının erken tanınması, felç riskinin değerlendirilmesi ve eşlik eden kalp ve damar hastalıklarının kontrol altında tutulması büyük önem taşıyor. Kalp sağlığına gösterilen özen, yalnızca kalple ilgili hastalıklar açısından değil, uzun vadede beyin sağlığının korunması açısından da değer taşıyor' dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/kalp-ritim-bozuklugu-demans-ri_1793351623_FnGoyp.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kalp ritim bozukluğu demans riskini artırabilir mi? Uzmanı açıkladı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/kalp-ritim-bozuklugu-demans-ri_1793351623_FnGoyp.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste | izmirgaste | ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste | izmirgaste |</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[İzmir'de şah damarı yırtılan hasta stentle felçten kurtuldu]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/izmir-de-sah-damari-yirtilan-hasta-stentle-felcten-kurtuldu/3248/</link>
            <description><![CDATA[İzmir'de şah damarındaki yırtılma nedeniyle inme geçiren 59 yaşındaki Gürsel Aslan, kapalı yöntemle yapılan stent operasyonunun ardından konuşma ve yürüme yetisini yeniden kazandı.]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/izmir-de-sah-damari-yirtilan-hasta-stentle-felcten-kurtuldu/3248/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 28 Oct 2026 10:57:53 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>İzmir&#39;de şah damarındaki yırtılma nedeniyle inme geçiren 59 yaşındaki fayans ustası Gürsel Aslan, kapalı yöntemle gerçekleştirilen stent operasyonunun ardından konuşma ve yürüme kabiliyetini yeniden kazandı. Acıbadem Kent Hastanesi&#39;nde yapılan müdahaleyle hastanın sol şah damarındaki kan akışı yeniden sağlandı.</p><p>İlk rahatsızlığının ardından başka bir hastanede tedavi görerek taburcu edilen Aslan&#39;ın sağlık durumu ilerleyen günlerde kötüleşti. Konuşmakta ve yürümekte güçlük çeken Aslan, şikyetlerinin artması üzerine eşi tarafından 14 Ekim&#39;de Acıbadem Kent Hastanesi&#39;nin acil servisine götürüldü.</p><strong>Konuşma ve yürüme kabiliyetini kaybetti</strong><p>İzmir&#39;de yaşayan Gürsel Aslan&#39;ın rahatsızlığı, aniden terlemeye başlamasıyla ortaya çıktı. Eşi Adalet Mertoğlu Aslan&#39;ın ambulans çağırması üzerine hastaneye kaldırılan Aslan&#39;ın damarında yırtılma olduğu belirlendi.</p><p>İlk tedavisinin ardından taburcu edilen Aslan&#39;ın yürürken ayağı takılmaya, konuşması ise zorlaşmaya başladı. Yeniden hastaneye başvuran hastanın şikyetleri ilerledi ve konuşma ile yürüme kabiliyetini kaybetti.</p><p>Eşinin yaşadığı süreci anlatan Adalet Mertoğlu Aslan, 'Eşim arabayı kısa bir mesafede kullanarak eve getirdi ancak park edemedi. Ben park ettim. Eve geldiğimizde eşim oldukça rahatsızlanmıştı. Hemen hastaneye kaldırdık' dedi.</p><p>İlk hastanedeki tedavinin ardından eşinin durumunun yeniden kötüleştiğini belirten Aslan, 'Sabaha karşı onu Acıbadem Kent Hastanesi&#39;ne getirdim. O sırada artık konuşamıyor ve yürüyemiyordu. Daha sonra tedavi gördü, çok iyi duruma geldi' ifadelerini kullandı.</p><strong>Şah damarının iç duvarında yırtılma tespit edildi</strong><p>Acıbadem Kent Hastanesi&#39;nde Nöroloji Uzmanı Dr. Nevin Çokpınar tarafından değerlendirilen Gürsel Aslan&#39;a nörolojik muayene ve ileri görüntüleme tetkikleri yapıldı.</p><p>Girişimsel Nöroradyoloji Uzmanı Prof. Dr. Çağın Şentürk ve Radyoloji Uzmanı Dr. Dilşat Çamlı&#39;nın değerlendirmeleri sonucunda, şah damarının iç duvarında yırtılma anlamına gelen karotis diseksiyonu tespit edildi.</p><p>Dr. Nevin Çokpınar, hastanın konuşmasında tutukluk, kelimeleri anlamakta güçlük, kol ve bacağında kuvvet kaybı ile yüzünde kayma bulunduğunu belirtti.</p><p>Çokpınar, 'Yapılan ilk değerlendirmede hastanın konuşmasında tutukluk olduğu, kelimeleri anlamakta güçlük çektiği, basit motor komutları yerine getirmekte zorlandığı, kolunda ve bacağında güçsüzlük ile yüzünde kayma bulunduğu tespit edildi' dedi.</p><strong>Beynin sol tarafına giden kan akışı azaldı</strong><p>Acil serviste gerçekleştirilen tetkiklerde, beynin sol tarafındaki damarlarda tıkanıklık olduğu belirlendi. Bu nedenle hastanın vücudunun sağ yarısında güçsüzlük ve konuşma bozukluğu geliştiği tespit edildi.</p><p>BT anjiyografi incelemesinde damar duvarındaki yırtılma doğrulanırken, hastanın öncelikle ilaç tedavisiyle takip edilmesine karar verildi.</p><p>Ancak tedavi sırasında belirtilerin zaman zaman düzelip yeniden kötüleşmesi üzerine görüntüleme tetkikleri tekrarlandı. İncelemelerde damar tıkanıklığının ilerlediğinin görülmesi üzerine acil girişim kararı alındı.</p><strong>Sol şah damarı uzun bir stentle açıldı</strong><p>Girişimsel Nöroradyoloji Uzmanı Prof. Dr. Çağın Şentürk, şah damarındaki yırtılma nedeniyle beynin sol yarım küresini besleyen ana damarda kan akışının neredeyse durma noktasına geldiğini açıkladı.</p><p>Şentürk, 'Tıpta diseksiyon olarak adlandırılan bu yırtılma nedeniyle beynin sol yarım küresini besleyen ana damarda kan akışı neredeyse tamamen durma noktasına gelmiş ve beyne ulaşan kan miktarında ciddi bir azalma meydana gelmişti' dedi.</p><p>Bu tür vakalarda öncelikle ilaç tedavisinin uygulandığını belirten Şentürk, hastanın şikyetlerinin ilerlemesi ve kalıcı felç riskinin artması üzerine girişimsel müdahalenin gerekli hale geldiğini söyledi.</p><p>Şentürk, 'Uygulanan tıbbi tedaviye rağmen hastanın şikayetlerinin ilerlemesi ve geri dönüşsüz felç tablosunun ortaya çıkma riskini gösteren bulguların belirmesi üzerine, müdahale etmekten başka seçeneğimiz kalmamıştı' ifadelerini kullandı.</p><p>Hastanın sol şah damarında, kafatasına giriş seviyesinden boyun bölgesine kadar uzanan ve neredeyse tamamen tıkanmış olan damar bölümüne uzun bir stent yerleştirildi.</p><p>Kapalı yöntemle gerçekleştirilen işlem sonucunda beynin sol yarım küresine giden kan akışı yeniden sağlandı. Kan akışının düzeldiği anjiyografiyle doğrulandıktan sonra hasta, yakın takip ve ilaç tedavisinin sürdürülmesi amacıyla yoğun bakım ünitesine alındı.</p><strong>Konuşma ve yürüme kabiliyetini yeniden kazandı</strong><p>Operasyonun ardından sağlık durumu düzelen Gürsel Aslan, konuşma ve yürüme kabiliyetini geri kazandı.</p><p>Tedavi sürecini anlatan Aslan, '3-4 gün yoğun bakımda kaldım. Yoğun bakımdan sonra ameliyat geçirdim. Beni ameliyat ettiler, ondan sonra düzeldim. Bilincim yerine geldi, zihnim açıldı, yemek yemeye başladım' dedi.</p><p>Prof. Dr. Çağın Şentürk, müdahale edilmemesi durumunda beynin sol yarım küresinde geniş bir alanı etkileyen ağır bir inme gelişebileceğini belirtti. Şentürk, böyle bir tablonun kalıcı sakatlıklara ve yaşam kaybına yol açabilecek riskler taşıdığını ifade etti.</p><p>Gürsel Aslan&#39;ın tedavisi, Nöroloji Uzmanı Dr. Nevin Çokpınar, Girişimsel Nöroradyoloji Uzmanı Prof. Dr. Çağın Şentürk ile Radyoloji uzmanları Dr. Gökay Karaça ve Dr. Dilşat Çamlı&#39;dan oluşan ekip tarafından yürütüldü.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/izmir-de-sah-damari-yirtilan-h_1793174267_7PQjUd.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ İzmir'de şah damarı yırtılan hasta stentle felçten kurtuldu ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/izmir-de-sah-damari-yirtilan-h_1793174267_7PQjUd.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste | izmirgaste | ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste | izmirgaste |</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[e-Nabız'da yeni dönem: Hastalar artık SMS ile onay verecek]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/e-nabiz-da-yeni-donem-hastalar-artik-sms-ile-onay-verecek/3145/</link>
            <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı'nın yeni yönetmeliği yürürlüğe girdi. Hastalar, tıbbi müdahale öncesi rıza formlarını e-Nabız veya SMS doğrulamasıyla onaylayabilecek.]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/e-nabiz-da-yeni-donem-hastalar-artik-sms-ile-onay-verecek/3145/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 10:46:02 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Sağlık hizmetlerinde hastaların tıbbi müdahaleler öncesinde verdiği onayların elektronik ortamda alınmasının önü açıldı. Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan Bilgilendirilmiş Rızanın Elektronik Ortamda Alınması Hakkında Yönetmelik, 27 Ekim 2026 Salı tarihli ve 33413 sayılı Resmî Gazete&#39;de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenlemeyle hastalar, ameliyat ve diğer tıbbi işlemler öncesinde kendilerine sunulan rıza formlarını e-Nabız üzerinden inceleyerek cep telefonlarına gönderilen doğrulama koduyla onay verebilecek.</p><p>Birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık tesislerini kapsayan yönetmelik, bilgilendirilmiş rızanın elektronik ortamda alınmasına ilişkin kimlik doğrulama, kayıt ve veri güvenliği kurallarını belirliyor. Elektronik onay işlemlerinde hem hastanın hem de ilgili sağlık meslek mensubunun kimliğinin doğrulanması gerekiyor.</p><strong>e-Nabız üzerinden elektronik rıza nasıl verilecek?</strong><p>Yeni uygulamada, sağlık meslek mensubu tarafından hazırlanan bilgilendirilmiş rıza formu elektronik ortamda hastanın erişimine sunulacak. Hasta, formu e-Nabız hesabından veya doğrulanmış cep telefonuna gönderilen bağlantı üzerinden inceleyebilecek.</p><p>Tıbbi müdahaleyi kabul eden hastanın doğrulanmış cep telefonuna tek kullanımlık SMS şifresi gönderilecek. e-Nabız üzerinden onay verecek hasta, bu kodu sistemdeki ilgili alana kendisi girerek rıza işlemini tamamlayabilecek.</p><p>Elektronik rıza sürecinin başlatılabilmesi için hastanın kimlik doğrulamasının tamamlanmış ve cep telefonu numarasının doğrulanmış olması gerekecek.</p><strong>SMS koduyla sağlık kuruluşunda da onay verilebilecek</strong><p>Yönetmelik, elektronik rızanın yalnızca hastanın kendi e-Nabız hesabından değil, sağlık kuruluşunun elektronik sistemi üzerinden de alınmasına imkn tanıyor.</p><p>Bu yöntemde hasta, cep telefonuna gönderilen tek kullanımlık şifreyi ilgili sağlık meslek mensubuyla paylaşabilecek. Sağlık personelinin kodu kurumun elektronik sistemine girmesiyle rıza beyanı tamamlanacak.</p><p>Özellikle dijital uygulamaları kullanmakta zorlanan, sağlık durumu veya engellilik nedeniyle desteğe ihtiyaç duyan hastalar bu yöntemden yararlanabilecek.</p><strong>Telefon numarası doğrulaması zorunlu olacak</strong><p>Elektronik rıza verebilmek için hastanın doğrulanmış cep telefonu numarasının bulunması şartı getirildi. e-Nabız hesabında doğrulanmış numarası olmayan kişiler, telefon bilgilerini sisteme girerek SMS doğrulaması yapabilecek.</p><p>Sağlık kuruluşunun elektronik sistemi üzerinden doğrulanan telefon numaraları ise 12 ay boyunca ilgili sağlık tesisinin kayıtlarında geçerli olacak. Bu sürenin ardından aynı yöntemle yeniden elektronik rıza alınması gerektiğinde telefon numarasının tekrar doğrulanması istenecek.</p><strong>Elektronik rıza belgeleri e-Nabız&#39;da saklanacak</strong><p>Elektronik ortamda alınan rıza formları Sağlık Bakanlığının merkezi sağlık veri sistemine aktarılacak. Hastalar, daha önce elektronik ortamda onay verdikleri tıbbi işlemlere ilişkin belgelere e-Nabız hesaplarından ulaşabilecek.</p><p>İşlemlerin tarih ve saat bilgileri, doğrulama kayıtları ve ilgili sağlık personelinin bilgileri kayıt altında tutulacak. Belgelerin güvenliği için elektronik veri bütünlüğünü koruyan teknik yöntemler ve zaman damgası kullanılacak.</p><strong>Çocuklar ve kısıtlı hastalar için onayı kim verecek?</strong><p>Yönetmeliğe göre, küçük veya kısıtlı hastalar adına elektronik rıza işlemleri kanuni temsilcileri tarafından gerçekleştirilecek. Bu kişilerin de kimlik ve cep telefonu doğrulama şartlarını karşılaması gerekecek.</p><p>Kanuni temsilcinin bulunmadığı, hazır olmadığı veya elektronik ortamda doğrulanamadığı durumlarda elektronik rıza alınamayacak. Bu hallerde Hasta Hakları Yönetmeliği hükümleri uygulanacak.</p><strong>Hastanın bilgilendirilmesi zorunluluğu devam edecek</strong><p>Yeni düzenleme, hastanın tıbbi müdahale öncesinde yeterli ve anlaşılır biçimde bilgilendirilmesi zorunluluğunu ortadan kaldırmıyor. Hastanın uygulanacak işlemi değerlendirerek özgür iradesiyle karar vermesi temel ilke olmaya devam edecek.</p><p>Elektronik rıza uygulaması, mevcut bilgilendirilmiş onam sürecine dijital bir yöntem ekliyor. Sağlık Bakanlığı, uygulamanın teknik altyapısı ve veri güvenliğine ilişkin ek usul ve esasları belirleyebilecek.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/e-nabiz-da-yeni-donem-hastalar_1793087154_5mRd8g.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ e-Nabız'da yeni dönem: Hastalar artık SMS ile onay verecek ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/e-nabiz-da-yeni-donem-hastalar_1793087154_5mRd8g.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste | izmirgaste | ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste | izmirgaste |</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kışın kalp krizi riski artıyor: Uzmanından 3 aşı uyarısı]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/kisin-kalp-krizi-riski-artiyor-uzmanindan-3-asi-uyarisi/3136/</link>
            <description><![CDATA[Kardiyolog Prof. Dr. Barış Kılıçaslan, soğuk havanın kalbin iş yükünü artırdığını belirterek kalp hastalarını grip, zatürre ve COVID-19 enfeksiyonlarına karşı uyardı.]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/kisin-kalp-krizi-riski-artiyor-uzmanindan-3-asi-uyarisi/3136/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 10:20:39 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Kış aylarında soğuk hava ve solunum yolu enfeksiyonları, özellikle kalp ve damar hastalığı bulunan kişiler için risk oluşturuyor. Acıbadem Kent Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Barış Kılıçaslan, düşük sıcaklıkların damarları daraltarak tansiyonu yükseltebildiğini, grip ve zatürre gibi enfeksiyonların ise kalbin iş yükünü artırabildiğini belirtti. Kılıçaslan, risk grubundaki kişilere koruyucu aşılarını hekimlerine danışarak zamanında yaptırmaları çağrısında bulundu.</p><p>Soğuk havalarda kalp krizi ve kalp yetmezliği şikayetleriyle hastaneye başvuruların arttığına dikkat çeken Kılıçaslan, mevcut kalp hastalığı bulunan kişilerin hem hava koşullarına hem de kış enfeksiyonlarına karşı önlem almasının önemini vurguladı.</p><strong>Soğuk hava kalbin iş yükünü artırıyor</strong><p>Prof. Dr. Barış Kılıçaslan, vücudun soğuk havalarda iç organların sıcaklığını korumak amacıyla ciltteki ve uç bölgelerdeki damarları daralttığını anlattı.</p><p>Bu durumun kan basıncını yükselttiğini belirten Kılıçaslan, 'Damarlar daralınca tansiyon yükselir ve kalbimiz, bu dar damarlara kan pompalayabilmek için normalden çok daha fazla çalışmak zorunda kalır' dedi.</p><p>Özellikle damar darlığı veya mevcut kalp hastalığı bulunan kişilerde artan iş yükünün kalp sağlığını olumsuz etkileyebileceğini söyleyen Kılıçaslan, soğuk havanın kalp krizini tetikleyebilen etkenlerden biri olduğunu ifade etti.</p><strong>Grip ve zatürre kalp hastalarında riski artırabiliyor</strong><p>Kış aylarında sık görülen solunum yolu enfeksiyonları da kalp hastaları açısından önemli riskler taşıyor. Kılıçaslan, grip, zatürre ve COVID-19 gibi hastalıkların vücutta iltihabi yanıtı artırarak kalp ve damar sistemi üzerinde ek yük oluşturabildiğini belirtti.</p><p>Enfeksiyon sırasında kanın pıhtılaşma eğiliminin artabileceğini ifade eden Kılıçaslan, damar duvarındaki mevcut plakların etkilenmesinin ani kalp krizlerine yol açabileceğine dikkat çekti.</p><p>Kılıçaslan, 'Grip, zatürre veya COVID-19 gibi hastalıklar genellikle sıradan rahatsızlıklar olarak görülse de kalp hastalarında vücutta yoğun bir iltihaplanma başlatır' diye konuştu.</p><strong>Kalp hastalarına üç aşı konusunda uyarı</strong><p>Prof. Dr. Kılıçaslan, kalp yetmezliği, damar tıkanıklığı ve yüksek tansiyon gibi rahatsızlıkları bulunan kişilerin enfeksiyonlardan korunmasının önemini vurgulayarak grip, pnömokok ve COVID-19 aşılarına dikkat çekti.</p><p>Aşıların enfeksiyonlara bağlı ağır hastalık riskini azaltmada önemli rol oynadığını belirten Kılıçaslan, kalp hastalarının aşı gereksinimlerini ve uygun uygulama zamanlarını hekimleriyle değerlendirmesi gerektiğini söyledi.</p><strong>Grip aşısının her yıl yenilenmesi öneriliyor</strong><p>Kılıçaslan, grip aşısının her yıl güncellenerek uygulanmasının kalp hastaları açısından önemli olduğunu belirtti. Grip enfeksiyonunun kalp üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çeken Kılıçaslan, aşılamanın kalp krizi ve hastaneye yatış riskinin azaltılmasına katkı sağlayabileceğini ifade etti.</p><p>Özellikle mevcut kalp hastalığı bulunan kişilerin grip sezonu öncesinde korunma önlemlerini gözden geçirmesi gerektiğini söyledi.</p><strong>Zatürre aşısı için hekim değerlendirmesi önemli</strong><p>Zatürrenin kalp hastalarında ağır solunum sorunlarına neden olabileceğini belirten Kılıçaslan, pnömokok aşılarının bu enfeksiyonlara karşı korunmada önemli olduğunu vurguladı.</p><p>Pnömokok aşılarının uygulanma şekli ve tekrar gereksiniminin kişinin sağlık durumuna ve hekimin önerisine göre değişebileceğini ifade etti.</p><p>Kalp hastalarının aşı geçmişlerini kontrol ettirerek gerekli dozlar konusunda sağlık uzmanlarından bilgi alması gerektiğini belirtti.</p><strong>COVID-19 aşılarının güncel dozlarına dikkat çekti</strong><p>Prof. Dr. Kılıçaslan, COVID-19 enfeksiyonunun da kalp hastalarında pıhtılaşma sorunları ve kalple ilgili komplikasyonlara yol açabileceğini söyledi.</p><p>Risk grubundaki kişilerin güncel COVID-19 aşı önerilerini takip etmesinin önemine değinen Kılıçaslan, hatırlatma dozu gereksiniminin hekim değerlendirmesiyle belirlenmesi gerektiğini ifade etti.</p><strong>Kalp sağlığında koruyucu önlemler öne çıkıyor</strong><p>Kalp hastalıklarıyla mücadelede tedavi kadar hastalıklardan korunmanın da önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Barış Kılıçaslan, kış aylarına girilirken risk grubundaki kişilerin sağlık kontrollerini ve aşı durumlarını gözden geçirmesini önerdi.</p><p>Kılıçaslan, 'Kardiyoloji sadece ameliyat veya ilaçlardan ibaret değildir; asıl başarı hastayı hastaneye hiç düşürmemektir' diyerek kalp hastalarının soğuk hava ve enfeksiyonlara karşı koruyucu önlemleri ihmal etmemesi gerektiğini vurguladı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/kisin-kalp-krizi-riski-artiyor_1793085633_RFfZxw.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kışın kalp krizi riski artıyor: Uzmanından 3 aşı uyarısı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/kisin-kalp-krizi-riski-artiyor_1793085633_RFfZxw.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste | izmirgaste | ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste | izmirgaste |</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[LÖSEV’den lösemili çocuklar için farkındalık etkinliği: İzmir turuncuya bürünecek!]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/losev-den-losemili-cocuklar-icin-farkindalik-etkinligi-izmir-turuncuya-burunecek/2921/</link>
            <description><![CDATA[LÖSEV, 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası kapsamında İzmir’de farkındalık etkinlikleri düzenlemeye hazırlanıyor. 7 Kasım’da Gündoğdu Meydanı’ndan Kültürpark’a uzanacak turuncu kortej ve şenlik için İzmirlilere çağrı yapan vakıf, löseminin tedavi edilebilir bir hastalık olduğuna dikkat çekti. Toplantıda konuşan lösemili çocukların aileleri ise tedavi sürecinde yaşadıkları maddi zorlukları anlatarak sağlık hizmetlerine erişim konusunda destek istedi.]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/losev-den-losemili-cocuklar-icin-farkindalik-etkinligi-izmir-turuncuya-burunecek/2921/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 23 Oct 2026 12:18:15 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p><strong>ŞİLAN KOCADAĞ/İZMİR GASTE-</strong> Lösemiyle mücadele eden çocuklar ve ailelerinin yaşadığı zorluklara dikkat çekmek, sağlık hizmetlerine erişimlerini kolaylaştırmak ve toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla faaliyetlerini sürdüren Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı (LÖSEV), 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası öncesinde İzmir&#39;de farkındalık çalışmalarını başlattı. Bu kapsamda, lösemiyle mücadelede dayanışmanın önemine vurgu yapmak amacıyla düzenlenecek turuncu farkındalık kortejinin basın lansmanı, Alsancak LSV Kafe&#39;de gerçekleştirildi. LÖSEV Halkla İlişkiler Koordinatör Yardımcısı Zeynep Beyza Uğurlu, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi ve basın mensuplarının katıldığı toplantıda, lösemi tedavisi gören çocuklar ile aileleri yaşadıkları süreci ve deneyimlerini paylaştı. 8 Kasım 1998&#39;de kurulan LÖSEV, her yıl 2-8 Kasım tarihlerini lösemili çocuklara ve ailelerine adayarak toplumun desteğini ve dayanışmasını büyütmeyi hedefliyor.</p><strong>İzmir turuncuya boyanacak</strong><p>LÖSEV Halkla İlişkiler Koordinatör Yardımcısı Zeynep Beyza Uğur, '2-8 Kasım LÖSEV haftamız iki tarafıyla bizim için çok kritik. Birincisi 8 Kasım 1998 vakfımızın kuruluş yıl dönümü. Dolayısıyla bu sene 28. yılını tamamlayacak vakıf. Bunun dışında 2-8 Kasım&#39;ın diğer bir önemi, özel günler, haftalar kapsamında kutlanıyor. LÖSEV&#39;in 8 Kasım&#39;da kuruluşu üzerine 2-8 Kasım&#39;la ilgili LÖSEV&#39;e dikkat çekmek üzere turuncu, LÖSEV&#39;in uluslararası rengi o haftada turuncu etkinlikler hem okullarımızda hem şehrin birçok noktasında göreceksiniz. Birçok noktasında şahit olacaksınız. Bu haftayı biz çok daha uzun süreye yayarak kutluyoruz farkındalık çalışmalarıyla yaptığımız şehir genelinde ama o haftanın içinde mutlaka bir kortej ve şenlik çalışmamız oluyor. O buluşmamız da 7 Kasım&#39;da bu sene İzmir&#39;de olacak. Buluşma noktamız Gündoğdu Meydanı olacak. Saat 12:00&#39;de tüm gönüllülerimiz, katılmak isteyen bütün İzmirliler, bütün ailelerimiz, gençlerimiz ve çocuklarımızla biz turuncu kortejli olacağız. Turuncu kıyafetiniz, turuncu yüzünüzü boyayabilirsiniz, turuncu balonlarla gelebilirsiniz. Giyim kodumuz turuncu' şeklinde konuştu.</p><strong>Kortejle Kültürpark&#39;a yürünecek!</strong><p>Sadece turuncuya vurgu yapmaya çalışacaklarını belirten Uğur, 'Büyük bir kortejle buradan Kültürpark&#39;a yürüyor olacağız. Kültürpark&#39;a Gündoğdu Meydanı&#39;ndan yürüdükten sonra da içeriye bir şenlik alanı kuruluyor olacak. Orada sahnelerimiz olacak, dansçılarımız, çocuklarımız için tertip edilmiş oyunlar, birçok farklı okullarımızdan gelenler oluyor konser için ve bale gösterileri oluyor, çocuklarımız için tiyatro gösterileri oluyor. Bir sahne alanıyla akşam saat 5 buçuk, 6 civarına kadar Kültürpark&#39;ta şenliğimizi devam ettiriyor olacağız. Kermeslerimiz kuruluyor, çadırlarımız oluyor. Kumbaralarımız var orada. Oralara insanların yoğun ilgisi de oluyor alana, şenlik alanına ve destek de olmak istiyorlar. Kurulan kermes alanlarında hem çocuklarımız farklı farklı teknoloji ile ilgili ya da hobileriyle ilgili alanlarda bir şeyler yaparlarken aynı zamanda da eğer alışveriş yapmak isterseniz o günün özelinde alabileceğiniz hediyelik eşyalar veya yiyecek içecek stantları olmuş oluyor. Buralarda bizimle buluşabilirsiniz. Çok keyifli eğlenceli bir etkinlik. Herkesi bekliyoruz' dedi.</p><strong>'10 milyona yaklaşan gönüllü sayısıyla en önemli vakıfız'</strong><p>Topluma verilecek mesajdan bahseden Uğur, 'En büyük mesajımız başında da söylediğim gibi lösemi iyileştirilebilen bir hastalık. Bunun için tabii ki en etken çocuklarımızın veya lösemiyle çalışmak durumunda kalan herkes için fiziksel koşullarında, tedaviyle birlikte ve moral motivasyon tarafında da yalnız kalmadıklarını hissedebiliyor olmak. O yüzden sadece 2-8 Kasım haftasında değil zaten Türk toplumunun genel desteğiyle biz 10 milyona yaklaşan bir gönüllü sayısıyla Türkiye&#39;nin en önemli, en kalabalık vakıflarının başında geliyoruz. Bu anlamda desteklerini sürdürmelerini tabii ki özverililik anlamında ya da bağışçılık anlamında ama şu da bir gerçek ki bizimle birlikte bu hafta vesilesiyle, 2-8 Kasım vesilesiyle turuncuyla bu farkındalığın bir parçası olsunlar. Ufacık bir obje takabilirler, giyiminde, kıyafetinde bizden olan herhangi bir ürünü özel öne çıkartabilirler ama tüm herkesten bireysel olarak en büyük yapabilecekleri katkının bu olduğunu düşünüyorum' ifadelerini kullandı.</p><strong>Bu senenin sloganı belli oldu: Mucize ve umudun adı LÖSEV</strong><p>Uğur konuşmasında son olarak, '&#39;Ben de varım, lösemiyle mücadelede ben de onları destekliyorum&#39; deyip bu sene mucize ve umudun adı LÖSEV olarak sloganlarımız var. Instagram hesaplarımızı takip edebilirler. LÖSEV 1998&#39;den herkes bu hem etkinliklerden haberdar olabilir, şehirden neler yapıyoruz bunlardan haberdar olabilirler hem de kendileri bir farkındalık yaratmışlarsa eğer örneğin dün vardı bir yoga atölyemiz vardı. Turuncu yoga atölyesi yaptılar sahilde karşı tarafta karşıya kadar. Bununla ilgili yapılan görüntülemelerin hepsini bu hashtag&#39;le ve bu LÖSEV 1998 resmi hesabımızı etiketleyerek paylaşımlar yaptılar. Biz de o resmi hesabımızdan bunları tekrar duyuruyoruz. Özellikle sosyal medya ve basın tarafı bizim bu dönemde en büyük destekçimiz oluyor. Verebileceğim mesaj onların da bireysel katkılarında en büyük destek bir kişiyi daha o inanca sokmak, LÖSEV&#39;in tedavi olabileceğini duyurabilmek olur. O anlamda sosyal medyadan da fiziksel olarak kortejde ve şenlikte bulunarak da destek verebilirler' açıklamasında bulundu.</p><strong>Hastalığın tedavisini aileler karşılayamıyor!</strong><p>Ege Üniversitesinde tedaviye başladıklarını ifade eden Lösemili Defne Duru&#39;nun emekli babası, 'Tedavi çok ağır bir süreç. Özellikle maddi anlamda aileye inanılmaz bir yük. &#39;Biz LÖSANTE Hastanesinde tedavi görebilir miyiz?&#39; dedik. Ancak hastanede 400 yerine 200 yatak var. LÖSANTE&#39;nin farklı şehirlerde de örneğin İzmir&#39;de, Ankara&#39;da olduğu gibi İstanbul&#39;da da yoğun nüfusun yoğun olduğu merkez bölgelerde de açılabilmesi bir mücadele. 70-80 bin hastanın olduğu bir ülkede bir tane hastane var ve o hastanenin de imkanları kısıtlı. Yani siz çocuklardan ne istiyorsunuz? Çocuğumu tedavi ettirmek için 700 bin TL, 800 bin TL borçlandım (sadece nakit).  Engelli işçi olarak bir yerde çalışıyordum fakat bu süreçte işimden de oldum. Her gün Torbalı&#39;dan buradaki hastaneye, 50 kilometrelik mesafeyi günde iki kez gidip geldiğimi biliyorum. Özellikle Lösemi Derneği hastane konusunda destek görür ve bu hastaneleri kurma yolunda şu çocuklara daha fazla yardım edebilir; aileler de bir nebze olsun feraha kavuşabilirse bu hastalığın en azından maddi boyutunun daha hafif atlatılması çok iyi olur. Zaten manevi olarak yıkılmış bir ailenin bir de maddi anlamda yıkılmaya devam etmesi kabullenilemez, aksi halde elimizden ne gelebilir ki? Tek bir ilaç 1012 Euro olur mu? Ben 30 yıl boyunca SGK&#39;ya vergi ödedim, Bağ-Kur ödedim, üzerime düşen tüm ödemeleri yaptım; fakat bunun karşılığında çocuğumun tek bir ilacını dahi alamadım. Bu konuyu özellikle dile getirmek istedim' dedi. Lösemili Elif Beyza&#39;nın annesi ile tedavi sürecini ve LÖSEV ile tanışma süreçlerini anlattı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/losev-den-losemili-cocuklar-ic_1792747089_xODwUN.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ LÖSEV’den lösemili çocuklar için farkındalık etkinliği: İzmir turuncuya bürünecek! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/losev-den-losemili-cocuklar-ic_1792747089_xODwUN.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste | izmirgaste | ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste | izmirgaste |</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[LÖSEV'den Lösemili Çocuklar Haftası için turuncu farkındalık çağrısı]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/losev-den-losemili-cocuklar-haftasi-icin-turuncu-farkindalik-cagrisi/2855/</link>
            <description><![CDATA[LÖSEV, 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası kapsamında Türkiye genelinde farkındalık etkinlikleri düzenleyecek. Okullar, kurumlar ve vatandaşlar turuncu renkli etkinliklere davet edildi.]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/losev-den-losemili-cocuklar-haftasi-icin-turuncu-farkindalik-cagrisi/2855/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 22 Oct 2026 13:15:40 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı (LÖSEV), 2-8 Kasım 2026 Lösemili Çocuklar Haftası kapsamında Türkiye genelinde farkındalık etkinlikleri düzenleyecek. 'Mucize ve Umudun Adı LÖSEV' sloganıyla yürütülecek çalışmalarda lösemi hakkında toplumsal bilincin artırılması ve tedavi gören çocuklarla ailelerine destek olunması hedefleniyor.</p><p>Çocukluk çağında en sık görülen kanser türlerinden biri olan lösemiye dikkat çekmek amacıyla düzenlenen hafta boyunca okullar, üniversiteler, kamu kurumları, özel sektör kuruluşları ve vatandaşlar farkındalık çalışmalarına katılmaya davet ediliyor.</p><strong>Lösemili Çocuklar Haftası 2-8 Kasım&#39;da</strong><p>8 Kasım 1998&#39;de kurulan LÖSEV&#39;in öncülüğünde düzenlenen Lösemili Çocuklar Haftası, Milli Eğitim Bakanlığının özel günler ve haftalar takviminde de yer alıyor.</p><p>Vakıf, her yıl gerçekleştirdiği etkinliklerle löseminin tedavi edilebilir bir hastalık olduğuna dikkat çekmeyi, erken farkındalığı artırmayı ve lösemili çocukların tedavi süreçlerinde karşılaştıkları güçlükleri gündeme taşımayı amaçlıyor.</p><p>Bu yıl da 'Lösemi Olmak İstemiyoruz!' mesajıyla yürütülecek etkinliklerde turuncu renk ön plana çıkarılacak.</p><strong>LÖSEV&#39;den Türkiye&#39;ye turuncu çağrısı</strong><p>LÖSEV, 'Mucize ve Umudun Adı LÖSEV' sloganıyla vatandaşları, okulları ve kurumları turuncu renkli farkındalık çalışmalarına katılmaya çağırdı.</p><p>Etkinlikler kapsamında turuncu kıyafetler ve aksesuarlar kullanılması, okullarda ve kurumlarda turuncu temalı alanlar oluşturulması planlanıyor.</p><p>Özel sektör kuruluşlarının da mağaza vitrinlerinde ve çalışanlarının kullanacağı turuncu aksesuarlarla kampanyaya destek vermesi bekleniyor.</p><strong>Öğrencilere lösemi hakkında bilgi verilecek</strong><p>Lösemili Çocuklar Haftası boyunca öğrencilere hastalığın belirtileri, tedavi yöntemleri ve lösemiye ilişkin doğru bilgiler aktarılacak.</p><p>LÖSEV&#39;in il ofisleri, gönüllüleri ve sağlık profesyonellerinin katılımıyla düzenlenecek seminerlerde kamuoyunun bilinçlendirilmesi hedefleniyor.</p><p>Etkinliklerde löseminin erken fark edilmesi ve uygun tedaviye erişimin önemi de ele alınacak. Löseminin tüm türleri için kanıtlanmış bir önleme yöntemi bulunmadığından, farkındalık çalışmalarında hastalığın önlenmesi ile erken tanı kavramlarının birbirinden ayrı değerlendirilmesi önem taşıyor.</p><strong>Lösemili çocuklar ve ailelerine destek hedefleniyor</strong><p>1998 yılından bu yana faaliyet gösteren LÖSEV, lösemili çocuklara ve ailelerine tedavi süreçlerinde sağlık, eğitim ve psikososyal destek sağlıyor.</p><p>Vakıf, Lösemili Çocuklar Haftası kapsamında düzenlenecek etkinliklerle hastalıkla mücadele eden çocukların ve ailelerinin yaşadığı zorluklara dikkat çekmeyi amaçlıyor.</p><p>LÖSEV, vatandaşları ve kurumları 2-8 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilecek farkındalık çalışmalarına katılmaya ve lösemili çocuklarla dayanışma göstermeye davet etti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/losev-den-losemili-cocuklar-ha_1792664134_leHE95.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ LÖSEV'den Lösemili Çocuklar Haftası için turuncu farkındalık çağrısı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/losev-den-losemili-cocuklar-ha_1792664134_leHE95.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste | izmirgaste | ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste | izmirgaste |</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Karabağlar'da meme kanseri farkındalık buluşması düzenlendi]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/karabaglar-da-meme-kanseri-farkindalik-bulusmasi-duzenlendi/2845/</link>
            <description><![CDATA[Karabağlar Belediyesi'nin düzenlediği etkinlikte uzman akademisyenler, meme kanserinde erken tanı, belirtiler ve düzenli kontrollerin önemini anlattı.]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/karabaglar-da-meme-kanseri-farkindalik-bulusmasi-duzenlendi/2845/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 22 Oct 2026 10:42:43 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Karabağlar Belediyesi, Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında erken tanı ve düzenli sağlık kontrollerinin önemine dikkat çekmek amacıyla 'Meme Kanseri Farkındalık Buluşması' düzenledi. Muzaffer İzgü Konferans Salonu&#39;nda gerçekleştirilen etkinlikte uzman akademisyenler, meme kanserinin belirtileri, beden farkındalığı ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları hakkında bilgi verdi.</p><p>'Her hikye benzersizdir, her yolculuk önemlidir' temasıyla düzenlenen buluşmaya Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Safiye Özvurmaz, Prof. Dr. Filiz Adana ve Doç. Dr. Duygu Yeşilidan konuşmacı olarak katıldı.</p><p>Karabağlar Belediyesi Meclis Üyesi Dr. Nurcan Pirgan Çakır&#39;ın moderatörlüğünü üstlendiği etkinliğin açılış konuşmasını Belediye Başkanı Helil Kınay yaptı.</p><strong>Meme kanserinde erken tanının önemi anlatıldı</strong><p>Etkinlikte konuşan Prof. Dr. Safiye Özvurmaz, meme kanserinin erken evrede tespit edilmesinin tedavi başarısını önemli ölçüde artırdığını belirtti.</p><p>Özvurmaz, 'Korkmak yerine bilinçlenmek, sağlığımızı ötelemek yerine erken tanı ve tedavi için harekete geçmek önemli' dedi.</p><p>Prof. Dr. Filiz Adana ise bireylerin kendi bedenlerini tanımalarının ve ortaya çıkan değişiklikleri takip etmelerinin önemine değindi. Katılımcılara kendi kendine meme muayenesi hakkında bilgi veren Adana, meme kanserinin erkeklerde de görülebildiğini hatırlattı.</p><strong>Memede ve koltuk altında görülen değişikliklere dikkat</strong><p>Doç. Dr. Duygu Yeşilidan, meme kanseri farkındalığında sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite ve düzenli kontrollerin önemli olduğunu ifade etti.</p><p>Yeşilidan, memede veya koltuk altında kitle, memenin şeklinde değişiklik ve meme başı akıntısı gibi belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.</p><p>Etkinlikte, bedende fark edilen değişikliklerin sağlık uzmanları tarafından değerlendirilmesinin önemi üzerinde duruldu.</p><strong>Başkan Kınay&#39;dan kadınların sağlık hizmetlerine erişimi vurgusu</strong><p>Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, kadınların günlük yaşamda üstlendikleri sorumlulukların ve ekonomik güçlüklerin kendi sağlıklarına zaman ayırmalarını zorlaştırabildiğini söyledi.</p><p>Kadınların sağlık sorunlarını çekinmeden dile getirebilmeleri ve sağlık hizmetlerine erişebilmeleri gerektiğini belirten Kınay, toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çekti.</p><p>Kınay, 'Önce kendimize iyi bakacağız, kendimizi sağlam tutacağız. Sonra dayanışma zinciriyle bilgimizi, enerjimizi ve gücümüzü paylaşacağız' ifadelerini kullandı.</p><p>Bilgi paylaşımı ve farkındalığın artırılması gerektiğini vurgulayan Kınay, kadınların sağlık konusunda birbirlerine destek olmasının önemini dile getirdi.</p><strong>Katılımcıların soruları yanıtlandı</strong><p>Programın sonunda katılımcılar, meme kanserinin belirtileri ve erken tanı konusunda merak ettikleri soruları uzman akademisyenlere yöneltti.</p><p>Etkinlik, Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay&#39;ın konuşmacılara teşekkür belgesi ve çiçek takdim etmesiyle sona erdi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/karabaglar-da-meme-kanseri-far_1792654956_XC4jwE.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Karabağlar'da meme kanseri farkındalık buluşması düzenlendi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/karabaglar-da-meme-kanseri-far_1792654956_XC4jwE.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste | izmirgaste | ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste | izmirgaste |</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Meme kanserinde ilaç direncine karşı yeni tedavi araştırması]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/meme-kanserinde-ilac-direncine-karsi-yeni-tedavi-arastirmasi/2843/</link>
            <description><![CDATA[Nature Communications'ta yayımlanan 59 hastalık araştırma, ileri evre meme kanserinde yeni bir ilaç kombinasyonunu gündeme getirdi. Uzmanlar daha fazla klinik çalışma gerektiğini vurguluyor.]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/meme-kanserinde-ilac-direncine-karsi-yeni-tedavi-arastirmasi/2843/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 22 Oct 2026 10:18:17 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Meme kanserinde tedavi sürecinde gelişen ilaç direncine karşı yeni bir ilaç kombinasyonu araştırıldı. Nature Communications dergisinde yayımlanan klinik çalışmada, daha önce CDK4/6 inhibitörü kullanmış ileri evre meme kanseri hastalarında samuraciclib ve fulvestrant kombinasyonunun etkileri değerlendirildi. Araştırmaya ilişkin açıklama yapan Medicana International İzmir Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Gülcan Bulut, ilk sonuçların umut verici olduğunu ancak yeni yaklaşımın etkinliğinin daha geniş çalışmalarla doğrulanması gerektiğini belirtti.</p><p>Hormon reseptörü pozitif, HER2 negatif metastatik meme kanserinde kullanılan hedefe yönelik ilaçlar, bazı hastalarda zamanla etkisini kaybedebiliyor. Kanser hücrelerinin tedaviye karşı geliştirdiği direnç mekanizmaları, hastalığın kontrol altında tutulmasını zorlaştırabiliyor.</p><strong>Meme kanserinde yeni ilaç kombinasyonu araştırıldı</strong><p>Nature Communications dergisinde yayımlanan 'A Randomized Controlled Trial of CDK7 Inhibitor Samuraciclib Plus Fulvestrant' başlıklı araştırmada, yeni nesil CDK7 inhibitörü samuraciclib ile hormon tedavisinde kullanılan fulvestrantın birlikte uygulanması incelendi.</p><p>Doç. Dr. Gülcan Bulut, 59 hastanın değerlendirildiği araştırmada kombinasyon tedavisi uygulanan gruplarda klinik yarar açısından dikkat çekici sonuçlar elde edildiğini aktardı.</p><p>Bununla birlikte Bulut, erken aşamadaki sonuçların tüm hastalarda ilaç direncinin aşılabileceği anlamına gelmediğini vurguladı. Tedavinin yararlarının, olası yan etkilerinin ve hangi hasta gruplarında kullanılabileceğinin daha kapsamlı araştırmalarla belirlenmesi gerektiğini söyledi.</p><strong>Kanser hücreleri neden ilaçlara direnç geliştiriyor?</strong><p>Meme kanserinde ilaç direncinin tümörün biyolojik özellikleriyle ilişkili olduğunu belirten Bulut, aynı tümörün içinde bile farklı özellikler taşıyan hücre gruplarının bulunabildiğini ifade etti.</p><p>Bulut, 'Kanser hücreleri tek tip değildir; aynı tümörün içinde bile farklı özellikte hücre grupları bulunabilir. Tedavi, duyarlı hücreleri baskılarken dirençli olanların çoğalmasına zemin hazırlayabilir' dedi.</p><p>Zaman içinde ortaya çıkan genetik değişikliklerin, kanser hücrelerinin farklı büyüme yollarını kullanmasının veya hormon tedavisine duyarlılığın azalmasının da direnç gelişimine katkıda bulunabildiğini belirtti.</p><p>Bu nedenle başlangıçta etkili olan bir tedavinin hastalık ilerledikçe aynı sonucu vermeyebileceğine dikkat çekti.</p><strong>Genetik testlerle kişiye özel tedavi seçenekleri belirleniyor</strong><p>Doç. Dr. Gülcan Bulut, ilaç direnci gelişen hastalarda tümörün moleküler özelliklerinin yeniden değerlendirilmesinin tedavi seçiminde önemli olduğunu söyledi.</p><p>Bu değerlendirmede tümör dokusundan alınan örneklerin yanı sıra bazı hastalarda kanda dolaşan tümör DNA&#39;sını inceleyen sıvı biyopsi testlerinden yararlanılabildiğini belirtti.</p><p>Bulut, 'Bu yaklaşım, her hastaya aynı tedaviyi vermek yerine, tümörün özelliklerine göre seçenekleri değerlendirmemizi sağlayabilir. Ancak tespit edilen her genetik değişikliğin tedavi seçimini yönlendirecek ölçüde kanıtlanmış olmadığını da unutmamak gerekir' ifadelerini kullandı.</p><strong>ESR1 ve PIK3CA gibi genetik değişiklikler tedavi seçiminde etkili</strong><p>İlk basamak tedavinin ardından hastalığın ilerlemesi durumunda, tümörde ortaya çıkan yeni değişikliklerin incelenebileceğini belirten Bulut, bazı genetik bulguların hedefe yönelik tedavi seçeneklerinin değerlendirilmesini sağlayabildiğini anlattı.</p><p>Bulut, 'Eğer hücrelerde ESR1 gen mutasyonu tespit edilirse buna özel akıllı ilaçlar; PIK3CA, AKT1 veya PTEN gibi farklı genetik değişimler bulunursa bunlara yönelik geliştirilmiş onaylı hedefe yönelik kombinasyon tedavileri değerlendirilebilir' dedi.</p><p>Genetik testlerde tedavi seçimini yönlendirecek bir değişiklik bulunmadığında ise hastalığın ilerleme hızı, hastanın genel sağlık durumu ve önceki tedavilere verdiği yanıtın dikkate alındığını belirtti.</p><strong>Yeni tedavilerin standart hale gelmesi için daha fazla kanıt gerekiyor</strong><p>Meme kanserinde ilaç direncini aşmak amacıyla yeni hormon tedavileri, hedefe yönelik ilaçlar ve antikor-ilaç konjugatları üzerinde çalışmalar yürütüldüğünü ifade eden Bulut, her tedavinin bütün hastalar için uygun olmadığını vurguladı.</p><p>Bulut&#39;a göre tedavi kararlarında kanserin alt tipi, daha önce kullanılan ilaçlar, tümörün moleküler özellikleri, hastanın genel durumu ve kişisel tercihleri birlikte değerlendirilmeli.</p><p>Yeni araştırmaların mevcut tedavi kılavuzlarını tek başına değiştirmeyeceğini belirten Bulut, ilaçların etkinliğinin ve güvenliğinin daha geniş hasta gruplarında doğrulanması gerektiğini söyledi.</p><p>Uzmanlar, meme kanserinde ilaç direnci gelişen hastalar için kişiselleştirilmiş tedavi seçeneklerinin önem kazandığına dikkat çekerken yeni kombinasyonların klinik araştırmalarla değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/meme-kanserinde-ilac-direncine_1792653492_r6Bu7l.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Meme kanserinde ilaç direncine karşı yeni tedavi araştırması ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/meme-kanserinde-ilac-direncine_1792653492_r6Bu7l.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste | izmirgaste | ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste | izmirgaste |</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[İzmir'de 11 yaşındaki Ömer Asaf ikinci böbrek nakliyle umut buldu]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/izmir-de-11-yasindaki-omer-asaf-ikinci-bobrek-nakliyle-umut-buldu/2690/</link>
            <description><![CDATA[Aliağa'da yaşayan ve doğduğu gün diyalize başlayan Ömer Asaf Öztürk, kadavradan yapılan ikinci böbrek nakliyle sağlığına kavuşma yolunda önemli bir adım attı.]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/izmir-de-11-yasindaki-omer-asaf-ikinci-bobrek-nakliyle-umut-buldu/2690/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 10:24:22 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>İzmir&#39;in Aliağa ilçesinde yaşayan 11 yaşındaki Ömer Asaf Öztürk, doğduğu gün başlayan diyaliz tedavisi ve ilk nakledilen böbreğini kaybetmesinin ardından ikinci kez böbrek nakli oldu. Acıbadem Kent Hastanesi&#39;nde kadavradan gerçekleştirilen nakil sonrası böbrek fonksiyonlarının iyi olduğu açıklandı. Üç yıldır yeniden diyaliz tedavisi gören Ömer Asaf&#39;ın en büyük hayali ise iyileşerek arkadaşlarıyla futbol oynayabilmek.</p><p>Emine ve Ersin Öztürk çiftinin oğlu Ömer Asaf, doğuştan gelen böbrek rahatsızlığı nedeniyle yaşamının ilk gününden itibaren tedavi gördü. Henüz 16 aylıkken canlı vericiden yapılan ilk böbrek nakliyle diyalizden ayrılan çocuk, sekiz yıl sonra nakledilen böbreğinin işlevini kaybetmesi üzerine yeniden diyalize başladı.</p><strong>Doğduğu gün diyaliz tedavisine başladı</strong><p>Ömer Asaf&#39;ın annesi Emine Öztürk, oğlunun 6,5 aylıkken dünyaya geldiğini ve doğduğu gün periton diyalizine alındığını anlattı.</p><p>Ömer Asaf&#39;ın 16 aylık olana kadar her gün 12 saat diyaliz tedavisi gördüğünü belirten anne Öztürk, eşinin kuzeni Hüseyin Bilgin&#39;in gönüllü böbrek vericisi olduğunu söyledi.</p><p>Öztürk, 'Doğduğu gün periton diyalizine başladı. 16 aylık olana kadar her gün 12 saat diyaliz aldı. Ardından eşimin kuzeni Hüseyin Bilgin gönüllü donör oldu. O nakil böbreği 8 yıl taşıdı' dedi.</p><p>İlk naklin ardından Ömer Asaf&#39;ın mesane sorunları ve idrarın böbreğe geri kaçması nedeniyle sağlık problemleri yaşadığını belirten anne Öztürk, bu sorunları gidermek için çok sayıda operasyon gerçekleştirildiğini ifade etti.</p><strong>Üç yıl yeniden diyalize girdi</strong><p>Emine Öztürk, oğlunun nakledilen böbreğini korumak amacıyla 15-20 kez kapalı operasyon geçirdiğini ancak böbrekteki hasarın önlenemediğini söyledi.</p><p>Öztürk, 'Üç yıl önce böbreğini kaybettik. Oğlum üç yıl boyunca yeniden diyaliz tedavisi gördü, son bir yıldır evde hemodiyalizle yaşamını sürdürdü' ifadelerini kullandı.</p><p>Ömer Asaf&#39;ın son bir yılda evde hemodiyaliz tedavisi gördüğünü anlatan anne Öztürk, bu yöntemin nakil bekleme sürecinde günlük yaşamlarını kolaylaştırdığını belirtti.</p><p>Oğlunun Türkiye&#39;de yaşı itibarıyla evde hemodiyaliz uygulanan tek çocuk olduğunu ifade eden Öztürk, tedavinin özellikle çocuklar açısından zorlayıcı olabildiğine dikkat çekti.</p><strong>Üç yıllık bekleyişin ardından nakil haberi geldi</strong><p>Ömer Asaf için üç yıl boyunca kadavradan uygun böbrek beklendi. Aile, nakil için gerekli organın bulunduğu haberini geçtiğimiz günlerde aldı.</p><p>Anne Emine Öztürk, bekleme sürecini, 'Bir yıldır telefonumu yastığımın altında tutarak uyuyordum. Geçtiğimiz günlerde telefonumuz çaldı ve bize bir umut doğdu. Çok bekledik ama hiçbir zaman umutsuzluğa kapılmadık' sözleriyle anlattı.</p><p>Uygun organın bulunmasının ardından Ömer Asaf, Acıbadem Kent Hastanesi&#39;nde Dr. Işık Özgü başkanlığındaki böbrek nakli ekibi tarafından ameliyata alındı. Kadavradan alınan böbreğin nakli gerçekleştirildi.</p><strong>En büyük hayali arkadaşlarıyla futbol oynamak</strong><p>Uzun yıllar süren tedavinin Ömer Asaf&#39;ın çocukluk yaşamını etkilediğini belirten anne Öztürk, oğlunun kateter nedeniyle çabuk yorulduğunu, futbol oynayamadığını ve okulundaki beden eğitimi derslerine istediği gibi katılamadığını söyledi.</p><p>Ömer Asaf&#39;ın ikinci nakil haberini öğrendiğinde büyük mutluluk yaşadığını anlatan Öztürk, 'Doktorumuz nakil olacağını söylediğinde bize sarılıp ağladı. &#39;Hayallerim gerçek olacak&#39; dedi. Şimdi futbol oynamak, arkadaşlarıyla birlikte olmak ve yapamadığı şeyleri yapmak istiyor' ifadelerini kullandı.</p><strong>Doktoru: Böbrek fonksiyonları çok iyi gidiyor</strong><p>Acıbadem Kent Hastanesi Çocuk Nefrolojisi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Keskinoğlu, Ömer Asaf&#39;ın doğuştan gelen mesane ve böbrek yapısındaki anomaliler nedeniyle erken yaşta böbrek yetmezliği yaşadığını belirtti.</p><p>İlk nakledilen böbrekte ilerleyen yıllarda kronik rejeksiyon geliştiğini ifade eden Keskinoğlu, çocuğun yeniden diyaliz tedavisine alındığını ve ikinci nakil için kadavra bekleme listesine kaydedildiğini anlattı.</p><p>İkinci naklin ardından Ömer Asaf&#39;ın sağlık durumuna ilişkin bilgi veren Keskinoğlu, 'Şu anda genel durumu iyi. Böbrek fonksiyonları çok iyi gidiyor. Kreatinin değerleri aşamalı olarak normale yaklaştı. Küçük sorunların da aşılmasının ardından kontrollerini sürdürmek üzere taburcu etmeyi planlıyoruz' dedi.</p><p>Acıbadem Kent Hastanesi Üroloji ve Böbrek Nakli Uzmanı Dr. Işık Özgü de küçük çocuklarda böbrek naklinin teknik açıdan güçlükler taşıyabildiğini belirtti.</p><p>Özgü, 'Şimdi böbreği gayet güzel çalışıyor. Umarım bundan sonra da aynı şekilde devam eder' diye konuştu.</p><strong>Ailede üç kişi böbrek hastalığı yaşadı</strong><p>Anne Emine Öztürk, kendisinin de protein kaçağı nedeniyle böbrek yetmezliği yaşadığını ve annesinden yapılan nakille 26 yıldır yaşamını sürdürdüğünü anlattı.</p><p>Babası Mehmet Kahraman&#39;ın ise yüksek tansiyona bağlı böbrek yetmezliği nedeniyle diyaliz tedavisi gördükten sonra böbrek nakli olduğunu, pandemi döneminde hayatını kaybettiğini söyledi.</p><p>Ömer Asaf&#39;ta anne karnında böbreklerin gelişmemesiyle ilişkili multikistik displastik böbrek hastalığı tespit edildiğini belirten Öztürk, ailede yapılan genetik incelemelerde üç kişinin böbrek hastalıkları arasında genetik bir bağlantı bulunmadığını ifade etti.</p><strong>Anne Öztürk&#39;ten organ bağışı çağrısı</strong><p>Oğlunun ikinci naklinin kadavradan gerçekleştirildiğini belirten Emine Öztürk, organ bağışının bir aile için umut olurken başka bir ailenin kaybıyla bağlantılı olmasının kendilerinde farklı duygular yarattığını söyledi.</p><p>Öztürk, 'Şimdi ise bize bir can geldi ama bir can da gitti. Gelen böbreği düşünürken orada bir hayatın sona erdiğini de biliyoruz' dedi.</p><p>Organ bağışının önemine dikkat çeken anne Öztürk, 'Bir çocuğun hayatına dokundular. Oğlum ikinci kez doğdu. Türkiye&#39;de onun gibi organ bekleyen çok sayıda çocuk var. Umarım daha fazla organ bağışı yapılır. Organlar toprak altında çürümesin, başka insanlara umut olsun' ifadelerini kullandı.</p><p>İkinci böbrek naklinin ardından hastanedeki kontrolleri devam eden Ömer Asaf&#39;ın, sağlık durumunun uygun görülmesi halinde taburcu edilmesi planlanıyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/izmir-de-11-yasindaki-omer-asa_1792481056_IeZiXu.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ İzmir'de 11 yaşındaki Ömer Asaf ikinci böbrek nakliyle umut buldu ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/izmir-de-11-yasindaki-omer-asa_1792481056_IeZiXu.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste | izmirgaste | ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste | izmirgaste |</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Konak'ta meme kanserine karşı farkındalık yürüyüşü]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/konak-ta-meme-kanserine-karsi-farkindalik-yuruyusu/2653/</link>
            <description><![CDATA[Konak'ta meme kanserinde erken teşhisin önemine dikkat çekmek amacıyla farkındalık etkinliği düzenlendi. Katılımcılar, dans gösterisinin ardından yürüyüş gerçekleştirdi.]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/konak-ta-meme-kanserine-karsi-farkindalik-yuruyusu/2653/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 19 Oct 2026 12:29:52 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>İzmir&#39;in Konak ilçesinde meme kanserinde erken teşhisin önemine dikkat çekmek amacıyla farkındalık etkinliği ve yürüyüş düzenlendi. Konak Kent Konseyi ve Konak Belediyesi öncülüğünde gerçekleştirilen programda kadınlara düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemeleri çağrısı yapıldı.</p><p>Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde 'Erken Teşhis Hayat Kurtarır' sloganıyla düzenlenen etkinlikte, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve katılımcılar bir araya geldi. Programda basın açıklaması, dans gösterisi ve farkındalık yürüyüşü gerçekleştirildi.</p><strong>Konak&#39;ta erken teşhisin önemi vurgulandı</strong><p>Etkinlik, Konak Kent Konseyi ve Konak Belediyesinin öncülüğünde; Meme Kanseri ile Savaşım Derneği (MEMEKANDER), İzmir Aşkına Derneği, Alsancak Koruma ve Güzelleştirme Derneği, Kadın Hekimler Eğitime Destek Vakfı, Bisikletli Ulaşımı Geliştirme Derneği, Sağ Kal Derneği ve Kanserle Dans Derneğinin iş birliğiyle gerçekleştirildi.</p><p>Programda meme kanserinin erken dönemde tespit edilmesinin tedavi sürecindeki önemine dikkat çekildi. Kadınların sağlık kontrolleri konusunda bilinçlendirilmesi ve toplumsal farkındalığın artırılması gerektiği belirtildi.</p><strong>Amazon Kadınları&#39;ndan dans gösterisi</strong><p>Türkan Saylan Kültür Merkezi önündeki basın açıklamasının ardından İzmir Aşkına Derneği bünyesindeki Amazon Kadınları tarafından hazırlanan farkındalık dans gösterisi sunuldu.</p><p>Gösterinin ardından katılımcılar, meme kanserinde erken teşhisin önemine dikkat çekmek amacıyla farkındalık yürüyüşü gerçekleştirdi.</p><strong>Gülsen Özkan: Daha fazla kadına ulaşmalıyız</strong><p>Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Konak Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Gülsen Özkan, meme kanseriyle mücadelede erken teşhisin önemini vurguladı.</p><p>Özkan, kadınların sağlık kontrollerini aksatmaması gerektiğini belirterek erken teşhis konusunda daha fazla kişiye ulaşılmasının önemine dikkat çekti.</p><p>MEMEKANDER Başkanı Sevim Kılıç da her yıl farkındalık çalışmalarını artırmaya çalıştıklarını ifade etti. Kılıç, meme kanseriyle mücadelede doğru bilgilendirmenin, erken teşhisin ve toplumsal dayanışmanın önemli olduğunu söyledi.</p><strong>Meme kanseriyle mücadelesini anlattı</strong><p>Etkinlikte MEMEKANDER üyesi Meryem Avcılar, meme kanseri tedavisi sürecinde yaşadığı deneyimleri katılımcılarla paylaştı.</p><p>Tedavi sürecini geride bırakan Avcılar, kişisel deneyimleri üzerinden hastalıkla mücadelede dayanışmanın önemini anlattı.</p><p>MEMEKANDER Kurucu Başkanı Çiğdem Beşkardeşler ise organizasyona katkı sağlayan derneklere, kurumlara ve katılımcılara teşekkür etti. Beşkardeşler, ortak çalışmaların meme kanseri farkındalığının yaygınlaşmasına katkı sunduğunu belirtti.</p><strong>Farkındalık çalışmalarının yıl boyunca sürmesi istendi</strong><p>Programda meme kanserine ilişkin farkındalık çalışmalarının yalnızca belirli dönemlerle sınırlı kalmaması gerektiği vurgulandı.</p><p>Etkinliği düzenleyen ve destekleyen kurumlar, erken teşhis konusunda bilgilendirme faaliyetlerinin yaygınlaştırılması, düzenli sağlık kontrollerinin teşvik edilmesi ve hastalıkla mücadele eden kişilere yönelik dayanışmanın güçlendirilmesi çağrısında bulundu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/konak-ta-meme-kanserine-karsi-_1792402185_eRYUny.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Konak'ta meme kanserine karşı farkındalık yürüyüşü ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/konak-ta-meme-kanserine-karsi-_1792402185_eRYUny.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste | izmirgaste | ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste | izmirgaste |</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kemeraltı esnafından kış öncesi öneri: Çörek otu yağına dikkat]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/kemeralti-esnafindan-kis-oncesi-oneri-corek-otu-yagina-dikkat/2539/</link>
            <description><![CDATA[İzmir Kemeraltı'nda baharatçılık yapan Maruf Unüs, mevsim geçişlerinde çörek otu yağı ve bitki çaylarını önerdi. Uzman kaynaklar ise bilinçsiz kullanıma karşı uyarıyor.]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/kemeralti-esnafindan-kis-oncesi-oneri-corek-otu-yagina-dikkat/2539/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 17 Oct 2026 11:44:51 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Havaların soğumaya başlamasıyla birlikte İzmir&#39;de kış hazırlıkları yalnızca dolaplarda değil, aktarlarda da kendini gösteriyor. Tarihi Kemeraltı Çarşısı&#39;nda baharatçılık yapan Maruf Unüs, mevsim geçişlerinde bitki çaylarına ve doğal ürünlere yönelen vatandaşlara çörek otu yağı ile arı ürünlerini öneriyor. Ancak bu ürünlerin bağışıklığı güçlendirdiği ya da solunum yolu hastalıklarını önlediği yönündeki iddiaların bilimsel olarak kesinleşmediği, bitkisel takviyelerin doktor önerisi olmadan kullanılmaması gerektiği belirtiliyor.</p><strong>Kemeraltı&#39;nda kış hazırlığı başladı</strong><p>Eylül ve ekim aylarında hava sıcaklıklarının sık sık değişmesiyle birlikte vatandaşların kırgınlık, öksürük, boğaz ağrısı ve burun akıntısı gibi şikyetlerle karşılaşabildiğini söyleyen Maruf Unüs, hastalanmadan önce sağlığa dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı.</p><p>Unüs, 'Kışa nazaran şu an daha çok dikkat etmemiz gerekiyor. Çünkü hastalandıktan sonra içtiğimiz şeylerin pek bir faydası olmuyor. Hastalanmadan önce bağışıklık sistemimizi korumamız gerekiyor' dedi.</p><p>Kış ayları yaklaşırken özellikle adaçayı ve ıhlamurun tercih edildiğini belirten Unüs, bağışıklık sistemini desteklemek isteyenlere arı sütü, bal, polen, propolis ve çörek otu yağını tavsiye etti.</p><strong>Çörek otu yağını önerdi</strong><p>Unüs, çörek otu yağının geleneksel kullanımına dikkat çekerek kış aylarında tercih edilebilecek ürünlerden biri olduğunu söyledi. Arı ürünlerinin de bağışıklığı desteklemek amacıyla tüketildiğini belirtti.</p><p>Bununla birlikte çörek otu yağının soğuk algınlığını veya gribi önlediğini gösteren yeterli klinik kanıt bulunmuyor. Geleneksel olarak kullanılan ürünlerin sağlık üzerindeki etkileri, kişinin yaşına, hastalıklarına ve kullandığı ilaçlara göre değişebiliyor.</p><strong>Bitki çaylarını hazırlarken nelere dikkat edilmeli?</strong><p>Baharatçı Maruf Unüs, vatandaşların bitki çaylarını hazırlarken sık yaptığı hatalardan birinin bütün bitkileri aynı şekilde kaynatmak olduğunu söyledi.</p><p>Zencefil, zerdeçal ve havlıcan gibi kök bitkilerin yaklaşık 4-5 dakika kaynatıldıktan sonra 5 dakika dinlendirilmesini öneren Unüs, ıhlamur ve adaçayı gibi bitkiler içinse sıcak suda demleme yönteminin tercih edilmesi gerektiğini anlattı.</p><p>Unüs, bu bitkilerin uzun süre kaynatılmasının içerdikleri bazı bileşenleri etkileyebileceğini savundu. Ayrıca bitkisel ürünlerin ayrı ayrı alınmasını önerdi.</p><p>Ancak bitki çaylarında tek bir hazırlama yönteminin bütün ürünler için en sağlıklı seçenek olduğu söylenemiyor. Hazırlama biçimi kadar kullanılan bitkinin türü, miktarı, ürünün güvenilirliği ve kişinin sağlık durumu da önem taşıyor.</p><strong>Hamileler ve kronik hastalığı olanlar dikkat etmeli</strong><p>Bitkisel ürünlerin ilaç yerine kullanılmaması gerektiğini söyleyen Unüs, özellikle hamilelerin ve kronik hastalığı bulunan kişilerin tüketim konusunda dikkatli olmasını istedi.</p><p>Hamilelikte adaçayı kullanımına karşı uyaran Unüs, diyabet hastalarının da pekmez gibi şeker içeren ürünleri tüketirken miktara dikkat etmesi gerektiğini belirtti.</p><p>ABD Ulusal Tamamlayıcı ve Bütünleştirici Sağlık Merkezi&#39;nin (NCCIH) değerlendirmesine göre, adaçayının bazı türlerinde bulunan tuyon maddesi yüksek miktarlarda zararlı olabiliyor. Hamilelikte adaçayı kullanımının güvenli olmayabileceği belirtilirken bitkisel ürünlerin kullanılan ilaçlarla etkileşime girebileceği de hatırlatılıyor.</p><p>Bitkisel takviyelerin hastalıkları önlemenin veya tedavi etmenin yerine geçmediği, özellikle hamilelerin, kronik hastalığı bulunanların ve düzenli ilaç kullananların bu tür ürünleri kullanmadan önce sağlık uzmanına danışması gerektiği vurgulanıyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/kemeralti-esnafindan-kis-onces_1792226687_uFHyXU.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kemeraltı esnafından kış öncesi öneri: Çörek otu yağına dikkat ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/kemeralti-esnafindan-kis-onces_1792226687_uFHyXU.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste | izmirgaste | ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste | izmirgaste |</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Tokat'ta binlerce kişiyi etkileyen salgının nedeni norovirüs çıktı]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/tokat-ta-binlerce-kisiyi-etkileyen-salginin-nedeni-norovirus-cikti/2224/</link>
            <description><![CDATA[Tokat'ta 9 Ekim'den itibaren binlerce kişinin hastanelere başvurmasına neden olan salgında norovirüs tespit edildi. Hastaların yüzde 99'u ayakta tedavi edilirken incelemeler sürüyor.]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/tokat-ta-binlerce-kisiyi-etkileyen-salginin-nedeni-norovirus-cikti/2224/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 12 Oct 2026 16:50:42 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Tokat&#39;ta 9 Ekim 2026 Cuma akşamından itibaren binlerce kişinin mide bulantısı, kusma, karın ağrısı ve ishal şikyetiyle hastanelere başvurmasının ardından yapılan laboratuvar incelemelerinde norovirüs tespit edildi. Hastaların yüzde 99&#39;unun ayakta tedavi edilerek taburcu edildiği bildirilirken salgının bulaş kaynağına yönelik araştırmalar devam ediyor.</p><p>Tokat kent merkezinde ilk olarak çocuklarda görülen, ardından yetişkinleri de etkileyen şikyetler nedeniyle sağlık kuruluşlarında yoğunluk yaşandı. Hastalardan alınan örnekler üzerinde gerçekleştirilen incelemelerde norovirüs saptandı.</p><strong>Tokat&#39;taki salgında norovirüs tespit edildi</strong><p>Sabah&#39;ın aktardığı bilgilere göre, sağlık kuruluşlarında yapılan laboratuvar testleri sonucunda hastalarda norovirüs belirlendi.</p><p>Mide ve bağırsak enfeksiyonlarına yol açabilen norovirüs, özellikle kusma ve ishal gibi belirtilerle ortaya çıkıyor. Virüs, enfekte kişilerle temasın yanı sıra kirlenmiş yüzeyler, su ve gıdalar aracılığıyla da bulaşabiliyor.</p><p>Norovirüs tespit edilmesine karşın Tokat&#39;taki vakaların hangi kaynaktan yayıldığı henüz kesinleştirilmedi. Su ve gıda kaynaklı olasılıklara yönelik incelemelerin sürdüğü bildirildi.</p><strong>Hastaların yüzde 99&#39;u taburcu edildi</strong><p>Sağlık kuruluşlarına başvuran hastaların yüzde 99&#39;unun ayakta tedavi edilerek taburcu edildiği belirtildi. Hastaların yaklaşık yüzde 1&#39;inin ise hastanelerdeki takip ve tedavisinin sürdüğü aktarıldı.</p><p>Tedavisi devam eden hastaların genel sağlık durumlarının iyi olduğu, ağır sıvı kaybı gibi ciddi tabloların gözlemlenmediği kaydedildi.</p><p>Kentteki acil servis yoğunluğunun azalma eğilimine girdiği ancak henüz tamamen normale dönmediği bildirildi.</p><strong>Norovirüs nasıl bulaşıyor?</strong><p>Norovirüs, enfekte kişilerin dışkısı veya kusmuğuyla kirlenmiş eller, yüzeyler, yiyecekler ve içme suyu aracılığıyla bulaşabiliyor. Yakın temas ve yetersiz hijyen koşulları virüsün yayılmasını kolaylaştırabiliyor.</p><p>Enfeksiyonda mide bulantısı, kusma, karın ağrısı ve ishal sık görülen belirtiler arasında yer alıyor. Özellikle çocuklar, yaşlılar ve sıvı kaybına karşı hassas kişilerde belirtilerin yakından takip edilmesi önem taşıyor.</p><strong>Norovirüsten korunmak için nelere dikkat edilmeli?</strong><p>Norovirüsün yayılmasını önlemek için ellerin sabun ve suyla düzenli olarak yıkanması, gıda hazırlığında hijyen kurallarına uyulması ve sık temas edilen yüzeylerin uygun şekilde temizlenmesi gerekiyor.</p><p>Alkol bazlı el dezenfektanları norovirüse karşı tek başına yeterli olmayabileceğinden sabun ve suyla el yıkama önem taşıyor.</p><p>Kusma ve ishal şikyeti bulunan kişilerin sıvı kaybına dikkat etmesi, şikyetlerin ağırlaşması veya yeterli sıvı alınamaması durumunda sağlık kuruluşuna başvurması öneriliyor.</p><strong>Su ve gıda incelemeleri devam ediyor</strong><p>Tokat&#39;taki vakalarda norovirüsün belirlenmesinin ardından hastalığın yayılma kaynağına yönelik çalışmalar sürüyor.</p><p>Yetkililerden aktarılan bilgilere göre, su ve gıda kaynaklı olasılıklar üzerinde yürütülen incelemeler henüz tamamlanmadı. Salgının hangi kaynaktan başladığına ilişkin kesin bir sonuç paylaşılmadı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/tokat-ta-binlerce-kisiyi-etkil_1791813036_tIx1zf.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Tokat'ta binlerce kişiyi etkileyen salgının nedeni norovirüs çıktı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/tokat-ta-binlerce-kisiyi-etkil_1791813036_tIx1zf.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste | izmirgaste | ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste | izmirgaste |</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Tokat'ta 2 bin 914 kişi hastaneye başvurdu: Eğitime ara verildi]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/tokat-ta-2-bin-914-kisi-hastaneye-basvurdu-egitime-ara-verildi/2197/</link>
            <description><![CDATA[Tokat'ta bulantı, kusma ve ishal şikâyetleriyle hastanelere başvuranların sayısı 2 bin 914'e ulaştı. Şebeke suyu incelemeye alınırken 12 Ekim'de okullarda eğitime ara verildi.]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/tokat-ta-2-bin-914-kisi-hastaneye-basvurdu-egitime-ara-verildi/2197/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 12 Oct 2026 13:01:14 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Tokat&#39;ta 9 Ekim 2026 Cuma akşamından itibaren bulantı, kusma, ishal ve karın ağrısı şikyetleriyle sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısı 2 bin 914&#39;e ulaştı. Rahatsızlıkların kaynağını belirlemek amacıyla şebeke suyundan numuneler alınırken Tokat Valiliği, 12 Ekim Pazartesi günü il merkezindeki eğitim kurumlarında eğitime bir gün ara verilmesini kararlaştırdı.</p><strong>Tokat&#39;ta hastaneye başvuranların sayısı 2 bin 914&#39;e ulaştı</strong><p>Kent merkezinde cuma akşamından itibaren başlayan mide ve bağırsak rahatsızlıkları nedeniyle çok sayıda kişi hastanelerin acil servislerine başvurdu.</p><p>Bulantı, kusma, karın ağrısı ve ishal şikyetleriyle sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısı 2 bin 914 olarak açıklandı. Tedavi altına alınan 18 çocuğun genel sağlık durumlarının iyi olduğu ve doktorlar tarafından takip edildikleri bildirildi.</p><strong>Şebeke suyundan alınan numuneler Ankara&#39;ya gönderildi</strong><p>Rahatsızlıkların kaynağının belirlenmesi amacıyla kentte inceleme başlatıldı. Şebeke suyundan kaynaklanabileceği şüphesi üzerine farklı noktalardan alınan su numuneleri Ankara Halk Sağlığı Referans Laboratuvarı&#39;na gönderildi.</p><p>Yetkililer, inceleme sonuçları açıklanana kadar vatandaşları şebeke suyunu içme ve yemek hazırlama amacıyla kullanmamaları konusunda uyardı. Bu süreçte ambalajlı su tüketilmesi istendi.</p><p>Rahatsızlıkların kesin nedenine ilişkin incelemeler sürüyor.</p><strong>Tokat&#39;ta 12 Ekim&#39;de okullar tatil edildi</strong><p>Tokat Valiliği, sağlık kuruluşlarına yapılan başvuruların ardından okullarda kapsamlı dezenfeksiyon çalışması yapılmasına karar verdi.</p><p>Bu kapsamda 12 Ekim 2026 Pazartesi günü Tokat il merkezindeki tüm resmî ve özel, örgün ve yaygın eğitim kurumları ile rehabilitasyon merkezlerinde eğitim öğretime bir gün süreyle ara verildi.</p><p>Valilik, kararın dezenfeksiyon çalışmalarının daha uygun koşullarda yürütülmesi amacıyla alındığını bildirdi.</p><strong>Hamile ve engelli kamu personeline idari izin</strong><p>Tokat Valiliği tarafından alınan karar kapsamında kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan hamile ve engelli personelin de 12 Ekim Pazartesi günü idari izinli sayılacağı açıklandı.</p><p>Kentte çok sayıda kişiyi etkileyen rahatsızlıkların nedeninin belirlenmesine yönelik incelemeler devam ediyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/tokat-ta-2-bin-914-kisi-hastan_1791799268_nXuA28.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Tokat'ta 2 bin 914 kişi hastaneye başvurdu: Eğitime ara verildi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/tokat-ta-2-bin-914-kisi-hastan_1791799268_nXuA28.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste | izmirgaste | ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste | izmirgaste |</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[65 yaş sonrası kalp sağlığını korumak için 7 önemli öneri]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/65-yas-sonrasi-kalp-sagligini-korumak-icin-7-onemli-oneri/2188/</link>
            <description><![CDATA[TÜİK verilerine göre 65 yaş ve üzerindeki ölümlerin yüzde 38,1'i dolaşım sistemi hastalıklarından kaynaklanıyor. İzmirli kardiyoloji uzmanı Prof. Dr. Abdi Sağcan, kalp sağlığını korumanın yollarını anlattı.]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/65-yas-sonrasi-kalp-sagligini-korumak-icin-7-onemli-oneri/2188/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 12 Oct 2026 12:11:33 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Türkiye&#39;de 65 yaş ve üzerindeki bireylerde meydana gelen ölümlerin yüzde 38,1&#39;i dolaşım sistemi hastalıklarından kaynaklanıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinin ortaya koyduğu bu tabloya dikkat çeken Medicana International İzmir Hastanesi Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Abdi Sağcan, ileri yaşlarda kalp ve damar sağlığını korumak için günlük yaşam alışkanlıklarının önem taşıdığını belirtti.</p><p>Yaş ilerledikçe kalp ve damar hastalıkları riskinin arttığını ancak bunun hastalıkların kaçınılmaz olduğu anlamına gelmediğini vurgulayan Sağcan, 65 yaş sonrasında dikkat edilmesi gereken 7 önemli noktayı paylaştı.</p><strong>1. Tansiyon, kolesterol ve kan şekeri düzenli takip edilmeli</strong><p>İleri yaşlarda yüksek tansiyonun belirti vermeden ilerleyebildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Abdi Sağcan, kişinin kendisini iyi hissetmesinin tansiyonunun normal olduğu anlamına gelmediğini söyledi.</p><p>Sağcan, tansiyon ölçümlerinin düzenli yapılması gerektiğini belirterek kolesterol ve kan şekeri kontrollerinin de ihmal edilmemesi uyarısında bulundu.</p><strong>2. Hareketsiz yaşamdan uzak durulmalı</strong><p>Fiziksel aktivitenin kalp ve damar sağlığının yanı sıra kas gücü, denge ve yaşam kalitesi açısından da önemli olduğunu belirten Sağcan, kişinin sağlık durumuna uygun egzersizleri günlük yaşamının bir parçası haline getirmesini önerdi.</p><p>Tempolu yürüyüş, hafif egzersizler ve denge çalışmalarının kişinin hareket kapasitesine göre düzenlenebileceğini ifade etti.</p><strong>3. Kalp dostu beslenme alışkanlıkları benimsenmeli</strong><p>Kalp sağlığının korunmasında beslenmenin önemli bir yere sahip olduğunu belirten Sağcan, sebze, meyve, tam tahıl, balık ve zeytinyağı gibi besinlerin tercih edilmesini önerdi.</p><p>Aşırı tuz tüketimi, doymuş yağlar ve işlenmiş gıdaların ise sınırlandırılması gerektiğini vurguladı.</p><strong>4. Sigarayı bırakmak için geç olduğu düşünülmemeli</strong><p>Sigara kullanımının kalp ve damar sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çeken Sağcan, ileri yaşlarda da sigarayı bırakmanın önemli olduğunu söyledi.</p><p>Sigara kullanan kişilerin yaşlarını gerekçe göstererek bırakmaktan vazgeçmemesi ve gerektiğinde profesyonel destek alması gerektiğini belirtti.</p><strong>5. Uyku düzeni ve stres yönetimine dikkat edilmeli</strong><p>Kalp sağlığının yalnızca beslenme ve fiziksel aktiviteyle sınırlı olmadığını ifade eden Sağcan, düzenli uyku ve stres yönetiminin de genel sağlığın korunmasında önemli rol oynadığını söyledi.</p><p>Aile ve arkadaşlarla zaman geçirmenin, sosyal ilişkileri sürdürmenin ve mümkün olduğunca aktif kalmanın genel iyilik halini desteklediğini belirtti.</p><strong>6. Kalp hastalığı belirtileri ihmal edilmemeli</strong><p>İleri yaşlarda kalp hastalıklarının belirtilerinin her zaman belirgin olmayabileceğini vurgulayan Sağcan, göğüste baskı veya ağrı, nefes darlığı, olağandışı yorgunluk, çarpıntı ve baş dönmesi gibi şikyetlerin dikkate alınması gerektiğini ifade etti.</p><p>Özellikle göğüs ağrısına nefes darlığı, soğuk terleme veya bulantı eşlik etmesi ya da ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması durumunda vakit kaybetmeden acil tıbbi değerlendirme alınması gerektiğini söyledi.</p><strong>7. Sağlık kontrolleri kişiye özel planlanmalı</strong><p>Her bireyin sağlık durumunun ve ihtiyaçlarının farklı olduğunu belirten Prof. Dr. Abdi Sağcan, 65 yaşından sonra düzenli sağlık kontrollerinin kişiye özel bir plan doğrultusunda sürdürülmesini önerdi.</p><p>Sağcan, 'Yaş almak, kalp hastalığının kaçınılmaz olduğu anlamına gelmiyor' diyerek günlük yaşamda yapılabilecek değişikliklerin ve düzenli kontrollerin kalp ve damar sağlığının korunmasına katkı sağlayabileceğini vurguladı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/65-yas-sonrasi-kalp-sagligini-_1791796290_FLZ7OD.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ 65 yaş sonrası kalp sağlığını korumak için 7 önemli öneri ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/65-yas-sonrasi-kalp-sagligini-_1791796290_FLZ7OD.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste | izmirgaste | ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste | izmirgaste |</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu İzmir'den duyurdu: Raporlu ilaçta reçete şartı kalkıyor!]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/bakan-memisoglu-izmir-den-duyurdu-raporlu-ilacta-recete-sarti-kalkiyor/2125/</link>
            <description><![CDATA[İzmir'in Urla ilçesinde konuşan Bakan Memişoğlu, raporlu ilaç kullanan hastaların elektronik onayla eczaneden ilaç alabileceği yeni sistemi duyurdu. Yeni düzenlemeyle hastalar, geçerli ilaç raporları kapsamında her üç ayda bir doktora giderek reçete yazdırmak zorunda kalmayacak.]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/bakan-memisoglu-izmir-den-duyurdu-raporlu-ilacta-recete-sarti-kalkiyor/2125/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 10 Oct 2026 21:20:47 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Sağlık Bakanlığı, raporlu ilaç kullanan hastaların her üç ayda bir yeniden reçete yazdırmak için doktora gitmesini gerektiren uygulamayı değiştirmeye hazırlanıyor. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 10 Ekim 2026&#39;da İzmir&#39;in Urla ilçesinde yaptığı açıklamada, tedavisi değişmeyen hastaların elektronik onay sistemiyle ilaçlarını doğrudan eczanelerden alabilmesini sağlayacak bir çalışma yürüttüklerini duyurdu.</p><p>Urla Karantina Adası&#39;nda TRT Haber canlı yayınına katılan Memişoğlu, ilaç raporu bulunan hastaların mevcut sistemde karşılaştıkları reçete yenileme sürecini kolaylaştırmayı hedeflediklerini söyledi. Yeni düzenlemenin hayata geçirilmesiyle hastaların, geçerli raporları kapsamında yeniden doktor muayenesine gitmeden ilaçlarını temin edebilmesi öngörülüyor.</p><strong>Raporlu ilaçlar elektronik onayla alınabilecek</strong><p>Planlanan uygulamaya göre, ilaç raporu bulunan hastalar ilk reçetelerini doktorlarına yazdırdıktan sonra, tedavilerinde değişiklik olmadığı sürece yeniden reçete almak için sağlık kuruluşuna başvurmak zorunda kalmayacak.</p><p>Hastaların raporlarında yer alan ilaçlara erişimi, oluşturulacak elektronik onay mekanizması üzerinden sağlanacak. Böylece düzenli ilaç kullanan vatandaşların yalnızca reçete yeniletmek amacıyla yaptığı doktor ziyaretlerinin azaltılması hedefleniyor.</p><strong>Bakan Memişoğlu yeni sistemin ayrıntılarını anlattı</strong><p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, İzmir&#39;deki açıklamasında uygulamanın henüz hazırlık aşamasında olduğunu belirterek çalışmaların tamamlanmasının ardından kamuoyuna duyuru yapılacağını ifade etti.</p><p>Memişoğlu, ilaç raporu alındıktan ve ilk reçete düzenlendikten sonra belirli elektronik onay aşamalarıyla hastaların yeniden doktora reçete yazdırmadan eczaneden ilaç alabilmesini amaçladıklarını söyledi.</p><strong>Yeni düzenleme ne zaman başlayacak?</strong><p>Raporlu ilaçların elektronik onayla alınmasına yönelik sistemin yürürlüğe gireceği tarih henüz açıklanmadı. Hangi ilaç gruplarının uygulama kapsamına gireceği ve elektronik onayın nasıl gerçekleştirileceğine ilişkin ayrıntılar da netleşmedi.</p><p>Bu nedenle mevcut reçete ve rapor işlemleri devam ediyor. Yeni sistemin uygulanabilmesi için Sağlık Bakanlığı tarafından yapılacak resmî açıklamanın beklenmesi gerekiyor. </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/akan-memisoglu-izmir-den-duyur_1791656441_FdJ016.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Bakan Memişoğlu İzmir'den duyurdu: Raporlu ilaçta reçete şartı kalkıyor! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/akan-memisoglu-izmir-den-duyur_1791656441_FdJ016.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste | izmirgaste | ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste | izmirgaste |</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Buca’da beş branşta muayene: Randevu ve servis nasıl işliyor?]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/buca-da-bes-bransta-muayene-randevu-ve-servis-nasil-isliyor/2029/</link>
            <description><![CDATA[Eşrefpaşa Hastanesi Buca Semt Polikliniği’ne internetten randevu alınabiliyor. Hastaneden saat başı servis kalkıyor; tetkikler de aynı merkezde yapılıyor.]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/buca-da-bes-bransta-muayene-randevu-ve-servis-nasil-isliyor/2029/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 09 Oct 2026 10:23:13 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Buca Semt Polikliniği&#39;nde fizik tedavi ve rehabilitasyon, iç hastalıkları, çocuk sağlığı ve hastalıkları, göz ve diş branşlarında hasta kabul ediliyor. Muayene olmak isteyenler, Eşrefpaşa Hastanesi&#39;nin internet sitesinden randevu alabiliyor.</p><strong>Hastaneden saat başı servis kalkıyor</strong><p>Polikliniğe ulaşım için Eşrefpaşa Hastanesi&#39;nden her saat başında servis kaldırılıyor. Böylece hastaların Buca&#39;daki birime ulaşması kolaylaştırılıyor.</p><strong>Muayene ve tetkik aynı merkezde</strong><p>Merkezde kan, gaita ve idrar tetkikleri yapılabiliyor; röntgen hizmeti de sunuluyor. Hastalar, muayenenin ardından gerekli tetkiklerini aynı poliklinikte yaptırabiliyor.</p><p>Poliklinik Sorumlu Hekimi, İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Meral Türkmen&#39;in verdiği bilgiye göre, ayakta fizik tedavi ünitesinde günde ortalama 120 hastaya hizmet sunuluyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/buca-da-bes-bransta-muayene-ra_1791530587_iXhUxT.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Buca’da beş branşta muayene: Randevu ve servis nasıl işliyor? ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/buca-da-bes-bransta-muayene-ra_1791530587_iXhUxT.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste | izmirgaste | ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste | izmirgaste |</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Konaklılar güne yoga ve sporla başladı]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/konaklilar-gune-yoga-ve-sporla-basladi/1469/</link>
            <description><![CDATA[Konak Belediyesi’nin “Genç Ruh, Mutlu Beden” etkinliği kapsamında Denizatı Parkı’nda bir araya gelen Konaklılar, yoga, aerodans ve pilates yaparak güne enerjik başladı. Sabahın erken saatlerinde düzenlenen etkinlikte renkli görüntüler ortaya çıktı.]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/konaklilar-gune-yoga-ve-sporla-basladi/1469/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 30 Sep 2026 10:34:52 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p data-pm-slice='1 1 []'>Konak Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü tarafından düzenlenen 'Genç Ruh, Mutlu Beden' etkinliği, Denizatı Parkı&#39;nda gerçekleştirildi. Sabahın erken saatlerinde matlarını alarak parka gelen Konaklılar, güne yoga yaparak başladı.</p><p>Fitizm Yoga Stüdyosu Eğitmeni Didem Karavelli eşliğinde gerçekleştirilen yoga çalışmasında katılımcılar, açık havada hem hareket etti hem de güne sakin bir başlangıç yaptı. Parka serilen renkli matlar ise etkinliğe görsel bir hareketlilik kattı.</p><p>Yoga çalışmasının ardından katılımcılar, Konak Belediyesi&#39;nin spor eğitmenleri eşliğinde aerodans ve pilates yaptı. Kalabalık bir katılımla gerçekleştirilen etkinlikte Konaklılar, sporun yanı sıra açık havada birlikte vakit geçirmenin de keyfini çıkardı.</p><p>Etkinliğe katılan vatandaşlar, düzenlenen sabah sporu ve yoga çalışmalarından memnuniyet duyduklarını belirterek Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu&#39;ya teşekkür etti. Katılımcılar, benzer etkinliklerin devam etmesini istedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/konaklilar-gune-yoga-ve-sporla_1790753690_heJa0x.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Konaklılar güne yoga ve sporla başladı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/konaklilar-gune-yoga-ve-sporla_1790753690_heJa0x.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste | izmirgaste | ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste | izmirgaste |</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Zayıflama hayali sağlığınızı bozmasın]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/zayiflama-hayali-sagliginizi-bozmasin/1449/</link>
            <description><![CDATA[Diyetisyen Hatice Meryem Kaya, hızlı kilo verme vaadiyle satılan zayıflama ürünlerine karşı uyardı. Kaya, içeriği belirsiz ürünlerin kalp ritim bozukluğundan karaciğer yetmezliğine, böbrek sorunlarından psikiyatrik tablolara kadar ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceğini belirtti]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/zayiflama-hayali-sagliginizi-bozmasin/1449/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 30 Sep 2026 07:12:02 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>İnternet ve sosyal medya üzerinden kısa sürede kilo verme vaadiyle satılan zayıflama çayları, 'bitkisel' kapsüller ve kaçak iştah kesiciler, sağlık açısından taşıdığı risklerle yeniden gündeme geldi. Diyetisyen Hatice Meryem Kaya, içeriği ve üretim koşulları belli olmayan ürünlerin vücutta ciddi hasarlara yol açabileceğini söyledi. Hızlı kilo verme amacıyla kullanılan ürünlerin önemli bir bölümünde sağlık açısından risk oluşturabilecek uyarıcı maddelerin bulunabildiğine dikkat çeken Kaya, özellikle kalp-damar sistemi üzerindeki tehlikeye vurgu yaptı.<br> </p><p><strong>KALP KRİZİ VE İNME</strong><br><br>Kaya, internetten, sosyal medyadan ve merdiven altı kaynaklardan temin edilen ürünlerin içeriğine ilişkin ciddi riskler bulunduğunu belirterek, 'Zayıflama çayları, bitkisel kapsüller ve kaçak iştah kesicilerin vücutta yarattığı hasar oldukça ciddidir. Bu ürünlerin birçoğunun içinde yasaklanmış amfetamin türevleri, sibutramin veya yüksek miktarda kafein/uyarıcı bulunur. Bu etken maddeler taşikardiye, hipertansiyona, kalp ritim bozukluklarına ve hatta genç yaşlarda dahi kalp krizlerine ve inmelerine yol açabilir. Bazı ürünler yağ emilimini engelleyen veya şiddetli müshil etkisi yaratan bitkiler içerir. Bunlar düzenli kullanımda bağırsak florasını tamamen tahrip eder, kronik kabızlık/ishal döngüsüne, bağırsak tembelliğine, elektrolit dengesizliğine ve kolon hasarlarına neden olur' dedi. Kaya, söz konusu ürünlerin etkilerinin kalp ve bağırsaklarla sınırlı kalmadığını, karaciğer, böbrek ve merkezi sinir sistemi üzerinde de ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.<br><br><br><strong>YÜKSEK RİSK OLANLAR</strong><br> </p><p>Zayıflama ürünlerinin bazı hastalıkları bulunan kişiler açısından daha büyük risk taşıdığına dikkat çeken Kaya, 'Bilimsel çalışmalar, bazı özel gruplarda ve durumlarda bu ürünlerin ölümcül olabilecek kadar büyük riskler taşıdığını göstermektedir. Bunlar metabolik hastalığı olanlar diyebiliriz. Özellikle kalp yetmezliği, tansiyon, böbrek/karaciğer rahatsızlığı, diyabet veya tiroid hastası olan bireylerde bu ürünler kullanılan reçeteli ilaçlarla etkileşime girerek hayatı tehdit eden riskler yaratır. Ayrıca kişi henüz kalbinde bir ritim bozukluğu veya tansiyon eğilimi olduğunu bilmeyebilir. Ürünün içindeki yüksek uyarıcılar bu gizli patolojileri ilk kullanımda gün yüzüne çıkarabilir' ifadelerini kullandı.</p><br><strong>&#39;Kalıcı olması mümkün değil&#39;</strong><p><br>Kaya, hızlı kilo verme vaadiyle pazarlanan ürünlerin kalıcı yağ kaybı sağladığı yönündeki söylemlerin gerçeği yansıtmadığını da belirtti. Kaya, 'Bu vaatler tamamen birer pazarlama aldatmacasıdır. Açlık, vücudun hayatta kalmak için salgıladığı doğal bir sinyaldir. Bu sinyalleri kimyasal yollarla beyni kandırarak tamamen kapatmak, vücudun temel mekanizmalarına savaş açmaktır. Uzun vadede bu durum yeme bozukluklarına zemin hazırlar' dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/zayiflama-hayali-sagliginizi-b_1790685496_7ExT6q.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Zayıflama hayali sağlığınızı bozmasın ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/zayiflama-hayali-sagliginizi-b_1790685496_7ExT6q.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste | izmirgaste | ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste | izmirgaste |</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[İzmir Eğitim Diş Hastanesi’nin B Blok’u mühürlendi: Sendikadan kamu hizmeti uyarısı]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/izmir-egitim-dis-hastanesi-nin-b-blok-u-muhurlendi-sendikadan-kamu-hizmeti-uyarisi/1164/</link>
            <description><![CDATA[Birlik Sağlık Sen, İzmir Eğitim Diş Hastanesi’nin B Blok’unun imara aykırılık gerekçesiyle Konak Belediyesi tarafından mühürlendiğini açıkladı. Sendika, kararın sağlık hizmetlerini aksatabileceğini savundu.]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/izmir-egitim-dis-hastanesi-nin-b-blok-u-muhurlendi-sendikadan-kamu-hizmeti-uyarisi/1164/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 14:33:25 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>İzmir Eğitim Diş Hastanesi&#39;nin hizmet verdiği B Blok&#39;un, imara uygun olmadığı gerekçesiyle Konak Belediyesi tarafından mühürlendiği bildirildi. Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, binada sağlık hizmetinin halen sürdüğünü belirtirken, mühür kararının ilerleyen süreçte hastane hizmetlerini aksatabileceğini savundu.</p><p>Birlik Sağlık Sen tarafından yapılan açıklamaya göre mühürleme işlemi, binanın imara uygun olmayan bölümleri bulunduğu gerekçesiyle gerçekleştirildi.  </p><strong>Sendikadan sağlık hizmetlerinin aksaması uyarısı</strong><p>Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, söz konusu binada bugün itibarıyla hizmetin devam ettiğini belirterek, uygulamanın ilerleyen dönemde kamu sağlık hizmetlerinde aksamalara yol açabileceğini öne sürdü.</p><p>Doğruyol, karar alınırken hastaların sağlık hizmetine erişiminin ve çalışanların çalışma koşullarının da dikkate alınması gerektiğini ifade ederek, 'Kamu yararı her şeyin önündedir. Yetkililer karar alırken kamu yararını gözetmek zorundadır' dedi.</p><strong>Daha önce otopark da yıkılmıştı</strong><p>Sendikanın açıklamasında, hastanenin kullandığı yaklaşık 200 araç kapasiteli çelik konstrüksiyon otoparkın da daha önce mahkeme kararı gerekçe gösterilerek Vakıflar tarafından yıkıldığı belirtildi. Doğruyol, bu işlemin ardından sağlık çalışanlarının otopark konusunda mağduriyet yaşadığını savundu.</p><p>Doğruyol, hastane binasına ilişkin hukuki sürecin yaklaşık 13 yıllık geçmişi bulunduğunu ileri sürerek, geçmişte alınan mahkeme kararlarının yeniden gündeme getirildiğini belirtti.</p><strong>Bina geçmişte özel hastane olarak kullanıldı</strong><p>Sendikanın açıklamasında, söz konusu yapının geçmişte Şifa Hastanesi olarak kullanıldığı, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Vakıflar Genel Müdürlüğüne geçtiği ve daha sonra kamu sağlık hizmetlerinde kullanılmaya devam ettiği ifade edildi.</p><strong>Hastane Basmane&#39;de hizmet veriyor</strong><p>Sağlık Bakanlığı kayıtlarına göre İzmir Eğitim Diş Hastanesi, Konak ilçesi Akıncı Mahallesi Fevzi Paşa Bulvarı&#39;nda hizmet veriyor. Hastanenin resmi internet sitesinde ağız, diş ve çene cerrahisi, endodonti, ortodonti, çocuk diş hekimliği ve periodontoloji dahil farklı alanlarda sağlık hizmeti verildiği belirtiliyor.</p><p>Mühürleme işleminin B Blok&#39;taki hasta kabulü, randevular ve kliniklerin çalışma düzenine etkisinin ne olacağına ilişkin resmi kurumlardan yapılacak açıklamalar bekleniyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/izmir-egitim-dis-hastanesi-nin_1790336003_elVpag.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ İzmir Eğitim Diş Hastanesi’nin B Blok’u mühürlendi: Sendikadan kamu hizmeti uyarısı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/izmir-egitim-dis-hastanesi-nin_1790336003_elVpag.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste | izmirgaste | ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste | izmirgaste |</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Ölümünden sonra da tıp eğitimine katkı sunan Demet Karakaş Bakırçay'da anıldı]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/olumunden-sonra-da-tip-egitimine-katki-sunan-demet-karakas-bakircay-da-anildi/1081/</link>
            <description><![CDATA[Bedenini tıp eğitiminde kullanılmak üzere bağışlayan Demet Karakaş, İzmir Bakırçay Üniversitesinde anıldı. Bağışın hekim adaylarının eğitimindeki önemi vurgulandı.]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/olumunden-sonra-da-tip-egitimine-katki-sunan-demet-karakas-bakircay-da-anildi/1081/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 12:20:26 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Bedenini tıp eğitiminde kullanılmak üzere bağışlayan Demet Karakaş, İzmir Bakırçay Üniversitesi Tıp Fakültesinde düzenlenen törenle anıldı. Karakaş&#39;ın bağışı, hekim adaylarının anatomi eğitiminde kullanılmak üzere üniversiteye bırakıldı.</p><p>İzmir Bakırçay Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı tarafından 23 Eylül 2026&#39;da düzenlenen Teşekkür ve Anma Töreni&#39;ne Karakaş&#39;ın ailesi ve yakınlarının yanı sıra öğretim üyeleri ile tıp fakültesi öğrencileri katıldı.</p><strong>Bağışı hekim adaylarının eğitiminde kullanılıyor</strong><p>Törende, beden bağışının tıp eğitimindeki yerine dikkat çekildi. Kadavralar, anatomi eğitimi sırasında öğrencilerin insan bedeninin yapısını doğrudan inceleyebilmesine ve teorik bilgilerini uygulamalı eğitimle desteklemesine olanak sağlıyor.</p><p>Demet Karakaş&#39;ın bağışının da İzmir Bakırçay Üniversitesi Tıp Fakültesinde eğitim gören hekim adaylarının anatomi çalışmalarına katkı sağladığı belirtildi.</p><strong>Karakaş&#39;ın ailesine teşekkür plaketi verildi</strong><p>Törende İzmir Bakırçay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rasim Akpınar, Demet Karakaş&#39;ın tıp eğitimine yaptığı katkı nedeniyle ailesine teşekkür plaketi takdim etti.</p><p>Üniversite tarafından yapılan değerlendirmede, tıp eğitiminde kadavra ihtiyacının karşılanmasında gönüllü beden bağışlarının önem taşıdığı belirtilerek, bu konuda toplumsal farkındalığın artırılması gerektiği ifade edildi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/olumunden-sonra-da-tip-egitimi_1790241625_JFita2.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Ölümünden sonra da tıp eğitimine katkı sunan Demet Karakaş Bakırçay'da anıldı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/olumunden-sonra-da-tip-egitimi_1790241625_JFita2.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste | izmirgaste | ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste | izmirgaste |</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[İzmir’de bağımlılıkla mücadelede çocuklara özel merkez: Yılda 1500 çocuk destek alıyor!]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/izmir-de-bagimlilikla-mucadelede-cocuklara-ozel-merkez-yilda-1500-cocuk-destek-aliyor/818/</link>
            <description><![CDATA[Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesindeki ÇEMATEM’e yılda yaklaşık 1500 genç başvuruyor; 150-200’ü yatılı tedavi görüyor]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/izmir-de-bagimlilikla-mucadelede-cocuklara-ozel-merkez-yilda-1500-cocuk-destek-aliyor/818/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 12:41:15 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>İzmir&#39;de 12-18 yaş arasındaki gençlere bağımlılık tedavisi sunan Çocuk ve Ergen Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezi&#39;ne (ÇEMATEM) yılda yaklaşık 1500 genç başvuruyor. Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde hizmet veren merkezde, başvuruların ortalama 150 ila 200&#39;ünde yatılı tedavi ihtiyacı oluşuyor.</p><p>Ege Bölgesi&#39;nde çocuk ve ergenlere yataklı bağımlılık tedavisi sunan merkezde gençler, ihtiyaçlarına göre ayaktan takip ediliyor ya da yaklaşık üç haftalık arındırma programına alınıyor. Tedavi sürecinde çocuk ve ergen psikiyatristleri, psikologlar, hemşireler ve sosyal hizmet uzmanları görev yapıyor.</p><strong>Tedavi yalnızca madde kullanımını bırakmakla sınırlı değil</strong><p>Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Uzm. Dr. Enis Sargın, ergenlik döneminde madde kullanımının eğitimden ruhsal gelişime kadar birçok alanı etkileyebildiğini belirterek erken tarama ve tedavinin önemine dikkat çekti.</p><p>Sargın, merkeze yılda yaklaşık 1500 gencin başvurduğunu, bunların büyük bölümünün ayaktan takip edildiğini söyledi. Yatılı tedavi ihtiyacının ise madde kullanım bozukluğunun şiddeti, eşlik eden ruhsal sorunlar, sosyal problemler ve korunma gereksinimine göre değerlendirildiğini ifade etti.</p><strong>Aileler de tedavi sürecine dahil ediliyor</strong><p>Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Klinik Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Börte Gürbüz Özgür, her genç için tedavinin bireysel olarak planlandığını belirtti.</p><p>Özgür, psikiyatrik değerlendirme ve psikoterapötik yaklaşımların yanı sıra gerektiğinde ilaç tedavilerinden yararlanıldığını, ancak psikososyal destek ve aile çalışmalarının sürecin önemli bir bölümünü oluşturduğunu söyledi.</p><p>Merkezde ailelere doğru iletişim yöntemleri, destekleyici aile ortamının oluşturulması ve tedavi sürecinde izlenebilecek yollar konusunda grup çalışmaları ve bilgilendirme eğitimleri de veriliyor.</p><strong>Gençlerin eğitim ve sosyal yaşamı da takip ediliyor</strong><p>Tedavide gencin yalnızca madde kullanımına değil, eğitim hayatına, sosyal çevresine, aile ilişkilerine ve eşlik eden ruhsal sorunlarına da odaklanılıyor.</p><p>Merkezde tedavi gören gençlere ahşap boyama ve drama gibi etkinlikler de sunulurken, günlük yaşam düzeninin yeniden kurulmasına yönelik destek veriliyor.</p><strong>Yeniden kullanım tedavinin bittiği anlamına gelmiyor</strong><p>Prof. Dr. Özgür, bağımlılık tedavisinin uzun soluklu ve çok boyutlu bir süreç olduğuna dikkat çekerek tedavi sırasında yeniden madde kullanımının görülebileceğini belirtti.</p><p>Özgür, bu durumun tedavinin başarısız olduğu ya da kişinin tedavi edilemeyeceği anlamına gelmediğini vurgulayarak gençlerin ve ailelerin yeniden destek almak için vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurabileceğini söyledi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/izmir-de-bagimlilikla-mucadele_1789810874_sIuMRc.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ İzmir’de bağımlılıkla mücadelede çocuklara özel merkez: Yılda 1500 çocuk destek alıyor! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/izmir-de-bagimlilikla-mucadele_1789810874_sIuMRc.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste | izmirgaste | ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste | izmirgaste |</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[İzmir’de yarım asırlık hayal gerçek oldu: 65 yaşında eczane açtı]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/izmir-de-yarim-asirlik-hayal-gercek-oldu-65-yasinda-eczane-acti/817/</link>
            <description><![CDATA[Haydar Koçak, 1977’de başladığı ancak 12 Eylül döneminde yarım kalan eczacılık eğitimine yıllar sonra döndü. 65 yaşında mezun olup Konak’ta eczane açtı.]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/izmir-de-yarim-asirlik-hayal-gercek-oldu-65-yasinda-eczane-acti/817/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 12:26:48 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>İzmir&#39;de yaşayan 65 yaşındaki Haydar Koçak, gençliğinde yarım kalan eczacılık eğitimine yıllar sonra geri dönerek diplomasını aldı. Yazılımcılık, gazetecilik ve ticaretle geçen uzun bir çalışma hayatının ardından mesleğine kavuşan Koçak, Konak&#39;ta 'Dünyam Eczanesi'ni açtı.</p><p>Koçak&#39;ın eczacılık serüveni 1977 yılında, 17 yaşındayken Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi&#39;ne girmesiyle başladı. Koçak, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından okuldan uzaklaştırıldığını ve Mamak Cezaevi&#39;ne girdiğini anlattı. Üniversite eğitimi yarım kalsa da eczacı olma isteğinden vazgeçmedi.</p><strong>Eczacılık hayalinin arkasında annesi vardı</strong><p>Mesleğe ilgisinin çocukluk yıllarına dayandığını anlatan Koçak, annesinin köyde sağlık konusunda çevresindekilere gönüllü olarak yardımcı olmasının kendisini etkilediğini söyledi.</p><p>Koçak, 1977 yılında Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi&#39;ni kazandığını öğrendiğinde annesiyle büyük sevinç yaşadığını belirterek, 'Şu an bile aynı heyecanı duyuyorum' dedi.</p><strong>Cezaevinden sonra yazılım sektörüne yöneldi</strong><p>Koçak, Mamak Cezaevi&#39;nde bulunduğu dönemde yeniden üniversite sınavına girerek Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme Fakültesi&#39;ni kazandığını, aynı yıllarda bilgisayar ve yazılım alanına ilgi duymaya başladığını anlattı.</p><p>Cezaevinden çıktıktan sonra yazılım eğitimlerine devam eden Koçak, yaklaşık 25 yıl bir bilgisayar şirketinde yöneticilik yaptı. Bu süreçte eczacılık sektöründen tamamen kopmadığını ve İzmir Eczacı Odası ile gerçekleştirilen çalışmalarda yer aldığını ifade etti.</p><strong>51 yaşında yeniden üniversiteye döndü</strong><p>Koçak&#39;ın hayatındaki yeni dönüm noktası 2011 yılında öğrenci affından yararlanarak yarım kalan eğitimine geri dönmesi oldu. O dönemde 51 yaşında olduğunu belirten Koçak, iş ve aile yaşamıyla öğrenciliği birlikte yürüttü.</p><p>Gazetecilik yaptığı yıllarda Ankara ile İzmir arasında gidip geldiğini anlatan Koçak, eğitim sürecinin 14 yıl sürdüğünü söyledi.</p><p>Koçak, 'Hem gazetecilik yaptım hem öğrencilik. Gecemi gündüzüme kattım. Ankara-İzmir arası mekik dokudum. Biraz uzun sürdü ama 17 yaşında girdiğim üniversiteye 65 yaşında diploma alarak veda ettim' ifadelerini kullandı.</p><strong>Diplomasını torunu Dünya ile aldı</strong><p>Mezuniyet törenine torunu Dünya ile katılan Koçak, diplomasını da torunuyla birlikte aldı. İzmir&#39;in Konak ilçesinde açtığı eczanenin ismini belirlerken de torunundan ilham aldı.</p><p>Eczanesine 'Dünyam' adını veren Koçak, 'Benim artık yepyeni bir dünyam var ve torunumla el ele o hayata başlıyorum' dedi.</p><p>Koçak, bundan sonraki en büyük isteğinin torununun da eczacılık mesleğini seçmesi olduğunu söyledi.</p><strong>Yıllar sonra gelen meslek hayatı</strong><p>Hayatı boyunca farklı sektörlerde çalıştığını ve ticari zorluklar yaşadığını anlatan Koçak, geçmişte yaşadıklarından pişmanlık duymadığını ifade etti.</p><p>Yarım kalan üniversite eğitimine onlarca yıl sonra geri dönen Koçak, 65 yaşında başladığı eczacılık mesleğini Konak&#39;taki kendi iş yerinde sürdürüyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/izmir-de-yarim-asirlik-hayal-g_1789810006_3ZDn2Y.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ İzmir’de yarım asırlık hayal gerçek oldu: 65 yaşında eczane açtı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/izmir-de-yarim-asirlik-hayal-g_1789810006_3ZDn2Y.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste | izmirgaste | ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste | izmirgaste |</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kasapoğlu açıkladı: İzmir’e nadir hastalıklar ve otizm merkezi geliyor]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/kasapoglu-acikladi-izmir-e-nadir-hastaliklar-ve-otizm-merkezi-geliyor/807/</link>
            <description><![CDATA[AK Parti İzmir Milletvekili ve TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Başkanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, İzmir Şehir Hastanesi’nde nadir hastalıklar ve otizm alanında uluslararası misyona sahip bir araştırma ve uygulama merkezi kurulmasını hedeflediklerini açıkladı. Kasapoğlu, “Meclisin duvarları arasında kalmayacağız. Bu konuyu 86 milyona taşıyacağız.” dedi.]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/kasapoglu-acikladi-izmir-e-nadir-hastaliklar-ve-otizm-merkezi-geliyor/807/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 11:10:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı, AK Parti İzmir Milletvekili ve TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Başkanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, İzmir Şehir Hastanesi&#39;nde düzenlenen 'İzmir Nadir Hastalık Sağlık Hizmeti Kapsamı ve Sağlık Turizmi Potansiyeli İstişare Toplantısı'nda konuştu. Nadir hastalıklar ve otizm alanında İzmir Şehir Hastanesi bünyesinde uluslararası misyona sahip bir araştırma ve uygulama merkezi kurulması hedefini açıklayan Kasapoğlu, 'Meclisin duvarları arasında kalmayacağız. Bu konuyu 86 milyona taşıyacağız.' dedi.</p><p>Toplantıda nadir hastalıklar, otizm, sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi, araştırma ve uygulama kapasitesi ile İzmir&#39;in sağlık turizmi potansiyeli ele alındı. Kasapoğlu, nadir hastalıklar ve otizmin yalnızca sağlık çalışanlarını, aileleri ya da ilgili kurumları ilgilendiren bir başlık olmadığını söyledi. Konunun toplumsal bir sorumluluk olduğuna dikkat çeken Kasapoğlu, komisyon çalışmalarının 81 ile yayıldığını belirtti.</p><strong>'Meclisin duvarları arasında kalmayacağız'</strong><p>Engelli bireylerin sorunlarını araştırmak amacıyla yürütülen çalışmaların yüzlerce kurum ve kuruluş ile binlerce sivil toplum kuruluşuna ulaştığını ifade eden Kasapoğlu, hazırlanan raporların yalnızca raflarda kalmaması gerektiğini söyledi. Kasapoğlu, 'Bu konu bir komisyon konusu değildir. Bu konu, Meclis çalışmalarını ilgilendiren bir sorumluluk da değildir sadece. Meclisin duvarları arasında kalmayacağız. Bu konuyu 86 milyona taşıyacağız.' diye konuştu.</p><p>Engelli bireylerin yaşamını kolaylaştırmada erişilebilirliğin temel hedef olması gerektiğini belirten Kasapoğlu, binalardan eğitim kurumlarına, dijital alanlardan teknolojik araçlara kadar yaşamın her alanında erişilebilirlik standartlarının yükseltilmesi gerektiğini ifade etti.</p><strong>'Otizmi artık yepyeni bir anlayışla ele almamız gerekiyor'</strong><p>Otizm çalışmalarında araştırma ve uygulama kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Kasapoğlu, erken tespit, teşhis ve bilimsel temelli eğitim süreçlerinin önemine dikkat çekti. İzmir&#39;in sağlık altyapısı ve akademik birikiminin bu alanda önemli bir potansiyel sunduğunu belirten Kasapoğlu, 'Otizmi artık yepyeni bir anlayışla ele almamız gerekiyor.' dedi.</p><p>İzmir&#39;in sağlık, eğitim, tarım, sanayi, spor ve turizm başta olmak üzere birçok alanda öncü bir kent olduğunu dile getiren Kasapoğlu, nadir hastalıklar ve otizm alanında da kentin sahip olduğu imkanların değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p><strong>'İzmir&#39;in öncü misyonunu daha güçlü kılmalıyız'</strong><p>İzmir&#39;in sağlık alanındaki altyapısının nadir hastalıklar ve otizm konusunda daha etkin kullanılmasını isteyen Kasapoğlu, 'İzmir, öncü bir şehir. İzmir üreten bir şehir. O yüzden bu şehrin öncü misyonunu, bu anlamda da bu güzide altyapısıyla hem nadir hastalıklar hem otizm noktasındaki çabaları güçlü kılmamız adına değerlendirmemiz gerekiyor.' ifadelerini kullandı.</p><strong>İzmir&#39;e uluslararası merkez hedefi</strong><p>İzmir Şehir Hastanesi bünyesinde nadir hastalıklar ve otizm alanında bir araştırma ve uygulama merkezi kurulmasının önemli bir hedef olduğunu vurgulayan Kasapoğlu, merkezin uluslararası bir misyona sahip olması gerektiğini söyledi.</p><p>Kasapoğlu, 'Hastane bünyesinde İzmir&#39;imiz özelinde kuracağımız bir merkez bizler için önemli bir hedef. Ve bu merkez aynı zamanda uluslararası bir misyona haiz olsun. İzmir&#39;imiz açısından da her zamanki İzmir&#39;in öncü misyonunu daha güçlü kılsın.' diye konuştu.</p><p>İzmir milletvekili olarak bu hedef doğrultusunda yürütülecek çalışmaların yanında olacaklarını belirten Kasapoğlu, bilim insanları, hekimler, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ve ailelerin ortaya koyduğu emeğin önemine dikkat çekti.</p><p>Kasapoğlu, 'Bizler de bu sonuçların takipçisi ve destekçisi olacağız.' dedi. Nadir hastalıklar ve otizm alanında İzmir&#39;de güçlü bir araştırma ve uygulama merkezinin hayata geçirilmesinin toplantının önemli sonuçlarından biri olmasını temenni etti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/kasapoglu-acikladi-izmir-e-nad_1789805400_pMiDQ0.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kasapoğlu açıkladı: İzmir’e nadir hastalıklar ve otizm merkezi geliyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/kasapoglu-acikladi-izmir-e-nad_1789805400_pMiDQ0.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste | izmirgaste | ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste | izmirgaste |</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[İzmirli uzmandan beslenme çantası uyarısı: Bu 5 grubu unutmayın]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/izmirli-uzmandan-beslenme-cantasi-uyarisi-bu-5-grubu-unutmayin/782/</link>
            <description><![CDATA[Okulların açılmasıyla yeniden gündeme gelen beslenme çantaları için uzmanlar, doğru besin seçiminin yanı sıra saklama koşulları ve gıda güvenliğine de dikkat çekiyor.]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/izmirli-uzmandan-beslenme-cantasi-uyarisi-bu-5-grubu-unutmayin/782/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 14:17:13 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Okulların açılması ve çalışma temposunun yeniden yoğunlaşmasıyla beslenme çantaları çocuklar ve yetişkinler için günlük beslenmenin önemli bir parçası haline geldi. Medicana International İzmir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Diyetisyen Mısra Aydın, sağlıklı bir beslenme çantasının yalnızca düşük kalorili ürünlerden oluşmaması gerektiğini belirterek öğünlerde denge ve çeşitliliğin önemine dikkat çekti.</p><p>Aydın, beslenme çantasında protein, kaliteli karbonhidrat, sebze veya meyve, sağlıklı yağ ve yeterli sıvının birlikte düşünülmesi gerektiğini söyledi. Tam tahıllı ekmek, bulgur ve yulaf gibi karbonhidrat kaynaklarının yumurta, peynir, yoğurt, tavuk veya kuru baklagillerle birlikte tüketilebileceğini belirtti.</p><strong>Çocukların ve yetişkinlerin ihtiyaçları farklı</strong><p>Temel sağlıklı beslenme prensipleri benzer olsa da çocuklarla yetişkinlerin ihtiyaçlarının farklı olduğuna işaret eden Aydın, okul çağındaki çocuklarda büyüme ve gelişme sürdüğü için yeterli enerji ve proteinin yanı sıra demir, kalsiyum ve diğer mikro besinlerin de önem taşıdığını ifade etti.</p><p>Çocuklar için tam tahıllı ekmekle hazırlanmış peynirli veya yumurtalı sandviçin meyve ve yoğurtla tamamlanabileceğini belirten Aydın, kuruyemişlerin ise çocuğun yaşı, tüketim becerisi ve okulun alerji politikasına göre değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p><p>Yetişkinlerde çalışma saatleri, fiziksel aktivite düzeyi ve gün içerisindeki diğer öğünlerin belirleyici olduğunu kaydeden Aydın, özellikle masa başında çalışanların protein ve lif içeriği yüksek, tokluk süresini destekleyen öğünlere yönelmesini önerdi.</p><strong>Gıda güvenliği besin seçimi kadar önemli</strong><p>Beslenme çantasındaki yiyeceklerin uygun koşullarda saklanmasının önemine dikkat çeken Aydın, et, tavuk, balık, yumurta, süt ve süt ürünleri gibi bozulmaya yatkın gıdaların doğru sıcaklıkta muhafaza edilmesi gerektiğini belirtti.</p><p>Soğuk tüketilmesi gereken yiyeceklerde yalıtımlı beslenme çantası ve soğuk akü kullanılabileceğini aktaran Aydın, çantaların güneş altında veya sıcak ortamlarda bırakılmaması gerektiğini söyledi. Sızdırmaz ve gıdayla temasa uygun kapların tercih edilmesinin de hijyen açısından önem taşıdığını vurguladı.</p><strong>Paketli ürünlerde ön yüze değil etikete bakılmalı</strong><p>Paketli ürün satın alırken ambalajdaki 'fit', 'şekersiz', 'doğal', 'proteinli' veya 'hafif' gibi ifadelerin tek başına yeterli olmadığını belirten Aydın, içindekiler listesi ile besin değerleri tablosunun birlikte incelenmesi gerektiğini söyledi.</p><p>İlave şeker, doymuş yağ, tuz, protein ve lif miktarlarının yanı sıra porsiyon büyüklüğünün de kontrol edilmesini öneren Aydın, bazı ürünlerde ambalajın tamamının değil yalnızca belirli bir bölümünün bir porsiyon olarak gösterilebildiğine dikkat çekti.</p><p>Protein bar, granola veya meyveli yoğurt gibi ürünlerin pratik olabileceğini belirten Aydın, yalnızca protein içermesinin bir ürünü herkes için uygun hale getirmediğini ifade etti.</p><strong>Yoğun tempo için ön hazırlık yapılabilir</strong><p>Sağlıklı beslenmenin uzun tarifler gerektirmediğini belirten Aydın, tam tahıllı ekmekle hazırlanmış yumurta ve peynirli sandviçin domates, salatalık ve meyveyle; yoğurdun ise yulaf, meyve, tarçın ve çiğ kuruyemişle bir araya getirilebileceğini söyledi.</p><p>Bulgur veya karabuğdayın nohut, yeşil mercimek ve sebzelerle birleştirilmesinin de pratik bir öğün seçeneği olabileceğini aktaran Aydın, karbonhidratı tamamen çıkarmak yerine kaynağına ve protein, lif ile sağlıklı yağlarla nasıl eşleştirildiğine dikkat edilmesi gerektiğini kaydetti.</p><p>Yoğun tempoda haftada bir veya iki kez yapılacak ön hazırlıkların beslenme çantası hazırlamayı kolaylaştırabileceğini belirten Aydın; haşlanmış yumurta, pişmiş bulgur veya karabuğday, yıkanmış sebzeler ve porsiyonlanmış meyvelerin önceden hazırlanabileceğini ifade etti.</p><strong>Beslenme çantası için beş parçalı formül</strong><p>Aydın, beslenme çantası hazırlarken 'bir protein kaynağı, bir kaliteli karbonhidrat kaynağı, bir sebze veya meyve, ihtiyaca uygun sağlıklı yağ kaynağı ve su' formülünün kullanılabileceğini söyledi.</p><p>Bu planın yaş, enerji ihtiyacı, fiziksel aktivite, sağlık durumu ve damak tadına göre değiştirilebileceğini belirten Aydın, amacın yalnızca açlığı gidermek değil, gün içinde daha dengeli ve sürdürülebilir bir beslenme düzeni oluşturmak olduğunu ifade etti.</p><p>:::</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/izmirli-uzmandan-beslenme-cant_1789730231_B5QAov.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ İzmirli uzmandan beslenme çantası uyarısı: Bu 5 grubu unutmayın ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/izmirli-uzmandan-beslenme-cant_1789730231_B5QAov.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste | izmirgaste | ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste | izmirgaste |</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[İzmir’de psikologdan diyete ücretsiz sağlık desteği: İZSEM 5 noktada hizmet veriyor]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/izmir-de-psikologdan-diyete-ucretsiz-saglik-destegi-izsem-5-noktada-hizmet-veriyor/694/</link>
            <description><![CDATA[İZSEM, İzmir’de beş ayrı merkezde psikolojik destekten diyetisyene, fizyoterapiden yoga ve pilatese kadar ücretsiz hizmet sunuyor]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/izmir-de-psikologdan-diyete-ucretsiz-saglik-destegi-izsem-5-noktada-hizmet-veriyor/694/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 09:36:31 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>İzmir&#39;de psikolojik destekten diyetisyen hizmetine, fizyoterapiden yoga ve pilatese kadar birçok sağlık hizmeti ücretsiz sunuluyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki İzmir Sağlık ve Esenlik Merkezleri (İZSEM), Küçük Çiğli, Nergiz, Karabağlar, Konak Center ve Talatpaşa olmak üzere beş noktada hizmet veriyor. Merkezlerden yararlanmak isteyen İzmirliler, 153 Hemşehri İletişim Merkezi üzerinden randevu oluşturabiliyor.</p><p>Her yaş grubuna açık merkezlerde çocuk, ergen ve yetişkinlere yönelik fiziksel ve ruhsal sağlık hizmetleri veriliyor. İZSEM&#39;lerde psikolojik danışmanlık, diyetisyen ve beslenme desteği, fizyoterapi, egzersiz, yoga, pilates ve koruyucu sağlık çalışmaları yürütülüyor.</p><strong>BEŞ AYRI NOKTADA ÜCRETSİZ HİZMET</strong><p>İZSEM merkezleri Küçük Çiğli, Nergiz, Karabağlar&#39;daki Yurdoğlu Engelli Hizmet Merkezi, Konak Center ve Talatpaşa&#39;da hizmet veriyor. Ayrıca Hatay Kadın Danışma Merkezi&#39;nde de psikolojik destek hizmeti sunuluyor.</p><p>Merkezlerde çocuk, ergen, yetişkin, aile ve çiftlere yönelik psikolojik destek sağlanırken, diyetisyen ve beslenme danışmanlığı hizmetlerinden de ücretsiz yararlanılabiliyor.</p><strong>DİYABET VE ANONİM TEST DESTEĞİ DE VAR</strong><p>Nergiz İZSEM bünyesindeki Diyabet Farkındalık Merkezi&#39;nde diyabete yönelik bilgilendirme ve farkındalık çalışmaları yürütülüyor. Küçük Çiğli ve Konak Center&#39;daki merkezlerde ise Gönüllü Danışmanlık Test Merkezi hizmet veriyor.</p><p>Bu merkezlerde HIV ve diğer cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara yönelik anonim testler yapılırken, danışmanlık desteği de sağlanıyor. Ayrıca yaş, cinsiyet ve sağlık durumuna göre koruyucu sağlık konusunda bilgilendirme yapılıyor.</p><strong>YOGA, PİLATES VE EGZERSİZ DE PROGRAMDA</strong><p>Küçük Çiğli&#39;deki İZSEM&#39;de spor eğitmeni, fizyoterapist ve beden eğitimi öğretmeni eşliğinde pilates, yoga ve egzersiz çalışmaları gerçekleştiriliyor. Merkezlerin fiziksel aktivite programları da diğer sağlık ve danışmanlık hizmetleri gibi ücretsiz sunuluyor.</p><p>İZSEM Sorumlusu Dr. Hilal Sipahi, hizmetlerin yaş ayrımı yapılmaksızın tüm İzmirli yurttaşlara açık olduğunu belirterek merkezlerin bir yılı aşkın süredir hizmet verdiğini ifade etti.</p><strong>RANDEVULAR 153 ÜZERİNDEN ALINIYOR</strong><p>İZSEM hizmetlerinden yararlanmak isteyen yurttaşların önceden randevu alması gerekiyor. Başvurular İzmir Büyükşehir Belediyesi 153 Hemşehri İletişim Merkezi üzerinden yapılabiliyor.</p><p>Merkezlerde verilen hizmetler ücretsiz olurken, başvuru sonrasında ihtiyaç duyulan alana göre ilgili birime yönlendirme yapılıyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/izmir-de-psikologdan-diyete-uc_1789626990_3dm7u4.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ İzmir’de psikologdan diyete ücretsiz sağlık desteği: İZSEM 5 noktada hizmet veriyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/izmir-de-psikologdan-diyete-uc_1789626990_3dm7u4.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste | izmirgaste | ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste | izmirgaste |</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[İzmir’de 30 noktaya hayat kurtaran cihaz: Metro, İZBAN ve iskelelere kurulacak]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/izmir-de-30-noktaya-hayat-kurtaran-cihaz-metro-izban-ve-iskelelere-kurulacak/692/</link>
            <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi 30 OED cihazını yoğun noktalara yerleştiriyor. Sağlık Bakanlığı’nın cihazlarıyla kentte toplam sayı 50’ye ulaşacak]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/izmir-de-30-noktaya-hayat-kurtaran-cihaz-metro-izban-ve-iskelelere-kurulacak/692/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 09:31:56 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>İzmir&#39;de hastane dışında meydana gelen ani kalp durmalarına daha hızlı müdahale edilmesi amacıyla Otomatik Eksternal Defibrilatör (OED) ağı genişletiliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi ilk etapta 30 taşınabilir şok cihazını aktarma merkezleri, metro ve İZBAN istasyonları, iskeleler, ana arterler ile belediye birimlerine yerleştirecek. Sağlık Bakanlığı tarafından daha önce kurulan 20 cihazla birlikte kentteki toplam OED sayısı 50&#39;ye ulaşacak.</p><p>Halk arasında 'şok cihazı' olarak bilinen OED&#39;ler, ani kalp durması yaşayan kişinin kalp ritmini analiz ediyor. Cihaz, gerekli olması halinde elektriksel şok uygulanmasını sağlarken müdahaleyi yapan kişiyi de sesli ve görsel yönlendirmelerle aşama aşama yönlendiriyor.</p><strong>CİHAZLARIN YERİ VAKA YOĞUNLUĞUNA GÖRE BELİRLENDİ</strong><p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram, cihazların yerleştirileceği bölgeler belirlenirken geçmiş yıllarda hastane dışında meydana gelen kalp durması vakalarının incelendiğini açıkladı.</p><p>Bu kapsamda kentte vaka yoğunluğunun fazla olduğu bölgeler için harita oluşturuldu. OED cihazlarının yurttaşların kolay ulaşabileceği ve görünür noktalara konumlandırılması planlandı.</p><strong>İZMİR&#39;DE OED SAYISI 50&#39;YE ÇIKACAK</strong><p>Bayram, belediye tarafından alınan 30 cihazın eylül ayı içinde farklı noktalara yerleştirilmesinin planlandığını belirtti. Sağlık Bakanlığı tarafından daha önce yerleştirilen 20 OED ile birlikte İzmir genelindeki cihaz sayısı 50&#39;ye ulaşacak.</p><p>Cihazların özellikle insan yoğunluğunun yüksek olduğu toplu ulaşım merkezleri ve kamusal alanlarda bulunması hedefleniyor. Böylece sağlık ekipleri olay yerine ulaşıncaya kadar geçen sürede erken müdahale imkanının artırılması amaçlanıyor.</p><strong>AMBULANS ULAŞANA KADAR İLK DAKİKALAR KRİTİK</strong><p>Başhekim Bayram&#39;ın verdiği bilgiye göre hastane dışında meydana gelen acil vakalarda ambulansların hastaya ulaşma süresi yaklaşık 7,5 dakika. Bu nedenle kalp durmasının erken fark edilmesi, 112&#39;nin hızla aranması, kalp masajına başlanması ve gerekli durumlarda OED kullanılması önem taşıyor.</p><p>Bayram, hastane dışında gerçekleşen kalp durmalarında dünyadaki sağ kalım oranının yüzde 8-10 arasında olduğunu, Türkiye&#39;de ise bu oranın yüzde 4,4 seviyesinde bulunduğunu ifade etti. İyi organize olmuş sistemlerde oranın yüzde 15 seviyelerine çıkabildiğini belirtti.</p><strong>OED KULLANICIYI ADIM ADIM YÖNLENDİRİYOR</strong><p>OED cihazlarının kısa bir eğitimle kullanılabildiğini belirten Bayram, cihazın müdahale sırasında kullanıcıya hangi adımları izlemesi gerektiğini bildirdiğini söyledi. Sistem, kalp ritmini analiz ederek yalnızca gerekli durumda elektriksel şok uygulanmasına yönlendiriyor.</p><p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, uygulamanın yaygınlaşmasıyla özellikle toplu ulaşım noktaları ve kalabalık alanlarda ani kalp durması vakalarına daha erken müdahale edilmesini hedefliyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/izmir-de-30-noktaya-hayat-kurt_1789626715_DK9uv3.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ İzmir’de 30 noktaya hayat kurtaran cihaz: Metro, İZBAN ve iskelelere kurulacak ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/izmir-de-30-noktaya-hayat-kurt_1789626715_DK9uv3.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste | izmirgaste | ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste | izmirgaste |</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Risk grubundakiler dikkat: Grip kapıda, aşısı nerede?]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/risk-grubundakiler-dikkat-grip-kapida-grip-asi-nerede/633/</link>
            <description><![CDATA[Sonbaharın gelmesiyle birlikte solunum yolu hastalıkları yeniden gündeme gelirken, İzmir Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gül Ergör’den grip aşısı uyarısı geldi. Ergör, influenza sezonunun henüz başlamadığını belirtirken, Türkiye’de risk grupları ve sağlık çalışanlarına yetecek kadar dahi grip aşısı bulunmadığını söyledi]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/risk-grubundakiler-dikkat-grip-kapida-grip-asi-nerede/633/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 07:04:02 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p class='p1'><strong>Şilan KOCADAĞ-</strong> Sonbaharın gelmesiyle birlikte hava sıcaklıklarındaki değişim, solunum yolu hastalıklarının yeniden gündeme gelmesine neden oldu. İzmir Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gül Ergör, mevsim geçişlerinde görülen soğuk algınlığı vakalarının arttığını ancak henüz influenza sezonunun başlamadığını belirterek, özellikle risk grubundakilere grip aşısı yaptırmaları çağrısında bulundu. Ergör, Türkiye&#39;de yeterli miktarda grip aşısı bulunmadığını ve aşı tereddüdünün de sorunun büyümesinde etkili olduğunu söyledi.</p><strong>'MUHTEMELEN VİRÜSLERLE OLUŞAN BİR SOĞUK ALGINLIĞI VAR'</strong><p class='p1'>İzmir Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gül Ergör, 'Şu anda hızla yayılan, herhalde her sene mevsim değişiminde olan soğuk algınlığı, muhtemelen virüslerle oluşan bir hastalık. Ama ne hekimlerin gözlemi sonucu bir uyarı var ne de Bakanlık&#39;tan gelen bir uyarı var. Muhtemelen virüslerle oluşan bir soğuk algınlığı var. Henüz grip dediğimiz influenza için de erken. Daha başlamadı influenza sezonu. Solunum yoluyla bulaşan bir hastalık olacağı düşünülerek el yıkamaya, kalabalık yerleri havalandırmaya dikkat etmek gerekiyor. Bunlar genel önlemler arasında. Özel bir hastalık değil, her zamankinden farklı bir şey olduğunu duymadık' ifadelerini kullandı.</p><strong>KİMLER ÖZELLİKLE GRİP AŞISI OLMALI?</strong><p class='p1'>Grip aşısı zamanının daha gelmediğini belirten Ergör, 'Tabii herkesin yaptırması öneriliyor ama özellikle 65 yaş üstü veya kronik hastalığı olan —akciğer hastalığı, kalp hastalığı, diyabeti olan— insanların yaptırmasını özellikle öneriyoruz. Ama diğer kişiler için de öneriyoruz. Ne kadar çok kişi aşılanırsa o kadar iyi. Hastalığın toplum içinde yayılmasını da engelleyen bir şey bu. Genç insanlar için grip belki öldürücü bir hastalık değil ama yine de yatağa düşüren, evde dinlenmeyi gerektiren bir durum. Hastalığa karşı önleyici olması ve özellikle evdeki çocuklara, evdeki yaşlılara gençlerin hastalığı getirip onlara bulaştırma ihtimali olduğu için, toplumda herkesin aşılanması gerekiyor' dedi. Ülkemizde herkese yetecek kadar aşı bulunmadığını söyleyen Ergör, 'Özellikle sağlık çalışanlarının, 65 yaş üstü kişilerin ve kronik hastalığı olanların aşılanmasını öneriyoruz' şeklinde konuştu.</p><strong>'SAĞLIK PERSONELİNE YETECEK KADAR BİLE AŞI YOK'</strong><p class='p1'>Talepler arttıkça aşının ülkeye mecburen getirileceğini ifade eden Ergör, 'Ama talep de az olduğu için buna yatırım yapmıyorlar ve bu aşıyı getirmiyorlar. Bakanlık sadece 65 yaş üstünün maddi karşılığını veriyor; geri kalan herkesin cebinden yaptırması lazım. Ama yeterli talep de olmadığı için 65 yaş üstüne yetecek kadar, kronik hastalara yetecek kadar ve sağlık personeline yetecek kadar bile aşı alınmıyor. Çünkü talep çok fazla olmadığı için ellerinde kalmasın diye almıyorlar aşıyı. Ama talep artarsa ona göre aşı da gelecek mutlaka' dedi.</p><strong>'HEKİMLER ÖNERSE BİLE AŞI YAPTIRMAK İSTEMİYORLAR'</strong><p class='p1'>Aşıların daha sonra kullanılamadığını söyleyen Ergör, 'Çünkü her yıl için yeni aşı yapılıyor. Her yıl için aşının içeriği değişiyor. Virüslerin ihtimali düşünülerek 3 ya da 4 influenza türüne göre aşı hazırlanıyor. Onun için bir yılın aşısı öbür yıl kullanılmıyor. İnsanların bu konuda eğitilmesi gerekiyor. Doktorlar aşıyı öneriyorlar ama ülkemizde genel bir aşı tereddüdü dediğimiz bir durum var. Bazı kişiler çok bilinçli; mutlaka daha aşı gelmeden gidip eczanelere isimlerini yazdırıyorlar, &#39;Aşı geldikçe bize haber verin&#39; diye. Ama hl toplumun önemli bir grubu da aşı talep etmiyor ya da hekimler önerse bile aşıyı yaptırmak istemiyor. O nedenle de aşı sorunu böyle devam ediyor. İsteyenlerin bir kısmı ulaşamıyor' ifadelerine yer verdi.</p><strong>'KORONOVİRÜSTEN SONRA AŞIYA KARŞI GEREKSİZ BİR TAVIR GELİŞTİ'</strong><p class='p1'>Ergör, koronavirüs aşısının ardından yayılan dezenformasyon ile grip aşısı dahil tüm aşılara toplumun mesafeli olduğunu belirterek, 'Kötü bir etki kaldı. Üstelik de gereksiz yere, çok başarılı olan bir aşıya karşı böyle bir tavır gelişti. Aşı tereddüdüyle nasıl başa çıkılacak, bununla uğraşılıyor. Bugün hem bakanlık hem hekimler, bu konuyla ilgilenenler çeşitli toplantılar yapıyor ve bunun üstesinden gelinmeye çalışılıyor. Ama bütün dünyada olan bir durum bu. Bizim ülkemize özel bir durum değil' açıklamasında bulundu.</p><p class='p2'> </p><p class='p2'> </p><p class='p2'> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/risk-grubundakiler-dikkat-grip_1789479714_A32GD7.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Risk grubundakiler dikkat: Grip kapıda, aşısı nerede? ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/risk-grubundakiler-dikkat-grip_1789479714_A32GD7.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste | izmirgaste | ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste | izmirgaste |</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[İzmir’de unutulmaz görev: Anneyle birlikte mutluluk gözyaşı döktüler]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/izmir-de-unutulmaz-gorev-anneyle-birlikte-mutluluk-gozyasi-doktuler/538/</link>
            <description><![CDATA[İzmir’de doğum sancıları başlayan Rabia Akkeçe’ye ulaşan itfaiye paramedikleri, hastaneye nakil mümkün olmayınca doğumu evde gerçekleştirdi]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/izmir-de-unutulmaz-gorev-anneyle-birlikte-mutluluk-gozyasi-doktuler/538/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 09:27:39 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>İzmir&#39;de bir ihbar üzerine adrese giden itfaiye paramedikleri, hastaneye götürülmesine vakit kalmayan 29 yaşındaki Rabia Akkeçe&#39;nin doğumunu evinde gerçekleştirdi. Ekiplerin müdahalesiyle yaklaşık 3 kilogram ağırlığında dünyaya gelen Ahmet Can, annesiyle birlikte hastaneye sevk edildi.</p><p>112 Acil Çağrı Merkezi&#39;ne yapılan başvurunun ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı Karşıyaka İtfaiye Grubu&#39;nda görev yapan paramedikler Erol Çıtır ve Büşra Şen Arifoğulları ile şoför Murat Ay adrese ulaştı. Ancak annenin bulunduğu binadaki koşullar nedeniyle hastaneye nakil süreci planlandığı gibi ilerlemedi.</p><strong>HASTANEYE NAKİL HAZIRLIĞI SÜRERKEN DOĞUM BAŞLADI</strong><p>Dört katlı binada asansör bulunmaması ve merdivenlerin dar olması nedeniyle annenin güvenli şekilde çıkarılması için destek ekip istendi. Hazırlıklar sürerken doğumun başlaması üzerine paramedikler hızlı karar vererek müdahaleyi evde gerçekleştirdi.</p><p>Ekiplerin müdahalesiyle yaklaşık 3 kilogram ağırlığında sağlıklı bir erkek bebek dünyaya geldi. Anne Rabia Akkeçe ile Ahmet Can adı verilen bebek, doğumun ardından ambulansla Bayraklı Şehir Hastanesi&#39;ne götürüldü.</p><p>Bir süre gözlem altında tutulan anne ve bebeğin daha sonra taburcu edildiği bildirildi.</p><strong>20 YILLIK PARAMEDİK: ZOR BİR KARARDI</strong><p>Yaklaşık 20 yıldır paramedik olarak görev yapan Erol Çıtır, olay yerine ulaştıklarında önce annenin hastaneye nakledilmesini planladıklarını ancak doğum başlayınca müdahaleyi evde yapmak zorunda kaldıklarını anlattı.</p><p>Çıtır, 'Başta bir ekip daha çağırarak hastayı çıkarmayı planladık. Ancak doğum başlayınca doğumu yaptırmaya karar verdik. Bir erkek çocuk dünyaya geldi. Sağlıklı bir şekilde doğdu, annenin de sağlık durumu iyiydi' dedi.</p><p>Görevleri sırasında çok sayıda medikal vakaya müdahale ettiklerini ancak doğum vakalarının daha nadir olduğunu belirten Çıtır, bir bebeğin dünyaya gelmesine yardımcı olmanın ekip için unutulmaz bir deneyim olduğunu söyledi.</p><strong>İTFAİYEDE İLK KEZ DOĞUM YAPTIRDI</strong><p>İzmir İtfaiyesi&#39;nde 11 yıldır paramedik olarak görev yapan Büşra Şen Arifoğulları ise meslek eğitiminde doğum vakalarına müdahale ettiğini ancak itfaiyedeki görevi sırasında ilk kez bir doğum gerçekleştirdiğini belirtti.</p><p>Ev ortamındaki koşulların hastaneye göre çok daha zor olduğunu ifade eden Arifoğulları, tüm olumsuzluklara rağmen doğumun sağlıklı şekilde tamamlandığını söyledi.</p><strong>BEBEĞİ KUCAĞINA ALINCA GÖZYAŞLARINI TUTAMADI</strong><p>Doğumun ardından Ahmet Can&#39;ı kucağına alan Arifoğulları, anneyle birlikte mutluluk gözyaşları döktüklerini anlattı.</p><p>Arifoğulları, 'Anneliği yaşamış biri olarak bir kadının anne olmasına şahit olmak, bir bebeğin sağlıklı şekilde dünyaya gelmesine yardımcı olmak çok güzel bir duygu. Bebeği kucağıma aldığımda gözyaşlarımı tutamadım. Anneyle beraber ağladık' ifadelerini kullandı.</p><p>Yaşadığı anın meslek hayatında ayrı bir yere sahip olacağını belirten Arifoğulları, ev koşullarında sağlıklı bir doğuma yardımcı olmanın hafızasına kazınacağını söyledi.</p><strong>ANNE: GELDİKLERİNDE KENDİMİ GÜVENDE HİSSETTİM</strong><p>İkinci kez anne olan Rabia Akkeçe de doğum sırasında büyük korku yaşadığını ancak paramediklerin sakin yaklaşımının kendisini rahatlattığını söyledi.</p><p>Akkeçe, 'Çok korktum, ne yapacağımı bilemedim. Ama paramedikler geldiğinde kendimi güvende hissettim. Onların sakinliği ve desteği sayesinde bu zor anı atlattım. Bebeğimi sağlıklı bir şekilde kucağıma almamda büyük emekleri var' dedi.</p><p>Baba İbrahim Akkeçe de ekibe teşekkür ederek oğullarını sağlıklı şekilde kucaklarına almalarında paramediklerin önemli rol oynadığını ifade etti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/izmir-de-unutulmaz-gorev-anney_1789367259_A0HBxh.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ İzmir’de unutulmaz görev: Anneyle birlikte mutluluk gözyaşı döktüler ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/izmir-de-unutulmaz-gorev-anney_1789367259_A0HBxh.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste | izmirgaste | ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste | izmirgaste |</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[İzmir’de 1 kilo 900 gramlık bebeğe zorlu kalp operasyonu]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/izmir-de-1-kilo-900-gramlik-bebege-zorlu-kalp-operasyonu/434/</link>
            <description><![CDATA[Erken doğan Mehmet Fatih’in kalbindeki 4 milimetrelik delik, henüz 16 günlükken kasık damarından girilerek yerleştirilen tıkaçla kapatıldı. Kalbindeki delik nedeniyle gelişimi olumsuz etkilenen Mehmet Fatih, operasyonun ardından hızla kilo alarak 4 kilogramın üzerine çıktı]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/izmir-de-1-kilo-900-gramlik-bebege-zorlu-kalp-operasyonu/434/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 15:53:39 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>İzmir&#39;de erken doğan Mehmet Fatih bebeğin kalbindeki yaklaşık 4 milimetrelik delik, henüz 16 günlükken kasık damarından girilerek yapılan operasyonla kapatıldı. İşlem sırasında kalpteki açıklığa özel bir tıkaç yerleştirildi.</p><p>Anne karnındaki kalp gelişimini erken doğum nedeniyle tamamlayamayan Mehmet Fatih, operasyon yapıldığında 1 kilo 900 gram ağırlığındaydı. Bebeğin küçük damarları nedeniyle yüksek hassasiyet gerektiren işlem başarıyla sonuçlandı.</p><strong>Kalpteki deliğe kasık damarından ulaşıldı</strong><p>Operasyonu gerçekleştiren sağlık ekibi, kasıktan girerek damar yoluyla bebeğin kalbine ulaştı. Yaklaşık 4 milimetre büyüklüğündeki açıklık, bölgeye uygun ölçülerde bir tıkaç yerleştirilerek kapatıldı.</p><p>Bu yöntemle bebeğin göğsü açılmadan kalpteki soruna müdahale edildi. İşlemin ardından takip altına alınan Mehmet Fatih&#39;in sağlık durumunda ve gelişiminde belirgin iyileşme görüldüğü bildirildi.</p><strong>Operasyon küçük damarlar nedeniyle dikkat gerektirdi</strong><p>Operasyonu yapan Doç. Dr. Kaan Yıldız, bebeklerde bu tür girişimlerin son derece dikkatli yürütülmesi gerektiğini belirtti. Yıldız, damarların çok küçük olmasının işlemi zorlaştırdığını söyledi.</p><p>Yıldız, 'Zor bir operasyon çünkü bebeklerde bu işlem özen ve dikkat gerektiriyor. Onların damarları çok küçük. Damarların içindeki hareketlerde dikkatli olmak gerekiyor' dedi.</p><p>Yanlış bir müdahalede kalbin zarar görmesi veya yerleştirilen cihazın yerinden çıkması ihtimali bulunduğunu aktaran Yıldız, operasyon boyunca bütün hareketlerin hassasiyetle gerçekleştirildiğini ifade etti.</p><strong>Mehmet Fatih iki ayda 4 kilogramı geçti</strong><p>Uzman Doktor Engin Gerçeker, operasyonun ardından bebeğin gelişimini yakından takip ettiklerini belirtti. Mehmet Fatih&#39;in yaklaşık iki ay içinde 4 kilogramın üzerine çıktığını bildiren Gerçeker, kilo artışının tedavinin başarılı sonucunu gösterdiğini kaydetti.</p><p>Kalbindeki açıklığın kapatılmasının ardından gelişimi hızlanan Mehmet Fatih&#39;in sağlık kontrollerinin sürdüğü belirtildi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/izmir-de-1-kilo-900-gramlik-be_1789044817_wYdjeL.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ İzmir’de 1 kilo 900 gramlık bebeğe zorlu kalp operasyonu ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/izmir-de-1-kilo-900-gramlik-be_1789044817_wYdjeL.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste | izmirgaste | ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste | izmirgaste |</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[İzmir’de bağımlılığa karşı su altında mesaj: Sağlıkçılar dalış yaptı]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/izmir-de-bagimliliga-karsi-su-altinda-mesaj-saglikcilar-dalis-yapti/292/</link>
            <description><![CDATA[Halk Sağlığı Haftası kapsamında Karaburun’da dalış yapan sağlık çalışanları, su altında bağımlılığa karşı farkındalık pankartı açtı. İzmir İl Sağlık Müdürü Ayhan Kul, bağımlılığın tedavi edilebilir olduğunu belirterek ücretsiz danışmanlık ve destek hizmetlerini hatırlattı.]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/izmir-de-bagimliliga-karsi-su-altinda-mesaj-saglikcilar-dalis-yapti/292/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 12:14:35 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>İzmir&#39;de 3-9 Eylül Halk Sağlığı Haftası kapsamında bağımlılıkla mücadeleye dikkat çekmek için farklı bir etkinlik gerçekleştirildi. Karaburun&#39;da dalış yapan sağlık çalışanları, su altında 'Bağımlı değilsen özgürsün, madde, alkol ve tütüne hayır de' yazılı pankart açtı.</p><p>Etkinlikte bağımlılığın yalnızca bireysel değil, toplumsal bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekilirken, tedavi ve danışmanlık hizmetlerinin ücretsiz olarak sürdürüldüğü vurgulandı.</p>BAĞIMLILIĞIN TEDAVİ EDİLEBİLİR OLDUĞUNA DİKKAT ÇEKTİ<p>İzmir İl Sağlık Müdürü Ayhan Kul, bağımlılığın kader olmadığını ve tedavi edilebilir bir süreç olduğunu söyledi.</p><p>Sağlık Bakanlığının bağımlılıkla mücadele kapsamında farklı destek hatları ve sağlık birimleri üzerinden vatandaşlara hizmet sunduğunu belirten Kul, sigara bırakma ve danışmanlık için ALO 171, uyuşturucuyla mücadele için ise ALO 191 hattının kullanılabileceğini ifade etti.</p>DESTEK HİZMETLERİ ÜCRETSİZ SUNULUYOR<p>Kul, vatandaşların aile sağlığı merkezleri ile sağlıklı hayat merkezlerine başvurarak bağımlılıkla mücadele konusunda uzmanlardan ücretsiz destek alabileceğini söyledi.</p><p>İzmir genelinde 9 bağımlılık danışma merkezi bulunduğunu belirten Kul, psikososyal destek birimleri aracılığıyla hem vatandaşlara hem de ailelerine ücretsiz psikolojik destek ve danışmanlık hizmeti verildiğini kaydetti.</p>43 SİGARA BIRAKMA POLİKLİNİĞİ HİZMET VERİYOR<p>İzmir genelinde toplam 43 sigara bırakma polikliniğinin hizmet verdiğini açıklayan Kul, yılın ilk 8 ayında 17 bin 159 hastanın ilk başvuru kapsamında muayene ve kontrollerinin yapıldığını söyledi.</p><p>Kul, toplamda yaklaşık 23 bin 100 kişinin sigara bırakma polikliniklerinde tedavi sürecine alındığını belirtti.</p>KARABURUN&#39;DA FARKINDALIK MESAJI<p>Sağlık çalışanlarının Karaburun&#39;daki dalışı, Halk Sağlığı Haftası kapsamında bağımlılığın zararlarına ve mücadele yollarına dikkat çekmek amacıyla gerçekleştirildi. Su altında açılan pankartla madde, alkol ve tütün kullanımına karşı farkındalık mesajı verildi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/izmir-de-bagimliliga-karsi-su-_1788686073_YLJyWP.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ İzmir’de bağımlılığa karşı su altında mesaj: Sağlıkçılar dalış yaptı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/izmir-de-bagimliliga-karsi-su-_1788686073_YLJyWP.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste | izmirgaste | ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste | izmirgaste |</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Alkol ve kanser ilişkisi yeniden gündemde! Günde sadece bir kadeh bile riski artırabiliyor]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/alkol-ve-kanser-iliskisi-yeniden-gundemde-gunde-sadece-bir-kadeh-bile-riski-artirabiliyor/264/</link>
            <description><![CDATA[Alkol tüketimi ile kanser arasındaki ilişkiye yönelik yeni araştırmalar, özellikle “az miktarda alkol zararsızdır” düşüncesini yeniden tartışmaya açtı. Son bilimsel veriler, günde yalnızca bir standart içki düzeyindeki tüketimin dahi bazı kanser türlerinde risk artışıyla bağlantılı olabileceğine işaret ediyor. Uzmanlar ise kanserden korunma açısından tüketim miktarı azaldıkça riskin de düşeceğine dikkat çekiyor.]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/alkol-ve-kanser-iliskisi-yeniden-gundemde-gunde-sadece-bir-kadeh-bile-riski-artirabiliyor/264/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 21:42:15 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Alkolün sağlık üzerindeki etkileri uzun süredir araştırılıyor. Özellikle yüksek miktarda ve düzenli alkol tüketiminin karaciğer hastalıklarından kalp-damar sorunlarına kadar birçok sağlık problemiyle ilişkili olduğu biliniyor. Ancak son dönemde araştırmaların odağında, daha düşük miktarlarda tüketimin de uzun vadede oluşturabileceği riskler bulunuyor.</p>Günde bir kadeh bile tamamen risksiz değil<p>Alkol ve kanser ilişkisi konusunda en dikkat çekici noktalardan biri, riskin yalnızca yoğun alkol tüketen kişilerle sınırlı olmaması. Bilimsel veriler, düşük miktarlarda alkol kullanan kişilerde de bazı kanser türleri açısından risk artışı görülebildiğini ortaya koyuyor.</p><p>Özellikle günde bir standart içki düzeyindeki tüketim, daha yüksek miktarlara kıyasla daha düşük bir risk taşısa da tamamen risksiz kabul edilmiyor. Bu nedenle 'bir kadehten bir şey olmaz' şeklindeki yaklaşım, kanser riski açısından bilimsel verilerle tam olarak örtüşmüyor.</p>Alkol hangi kanser türleriyle ilişkilendiriliyor?<p>Alkol tüketiminin ağız boşluğu, yutak, gırtlak, yemek borusu, karaciğer, kalın bağırsak ve rektum kanserleriyle ilişkili olduğu biliniyor. Kadınlarda ise meme kanseri açısından da alkol tüketimi önemli risk faktörleri arasında değerlendiriliyor.</p><p>Araştırmalar, tüketilen alkol miktarı arttıkça bazı kanser türlerindeki riskin de yükseldiğini gösteriyor. Bunun yanında düşük düzeylerdeki tüketimin özellikle meme kanseri gibi bazı kanser türlerinde risk artışıyla bağlantılı olabileceğine dair güçlü kanıtlar bulunuyor.</p>Yeni araştırmalar düşük tüketimi de mercek altına aldı<p>2026 yılında yayımlanan araştırmalar, alkol tüketiminin yalnızca yüksek miktarlarda gerçekleştiğinde sağlık açısından sorun oluşturduğu görüşünü yeniden değerlendirmeye başladı. Çalışmalarda düşük ve orta düzeyde tüketimin kanser, kalp-damar hastalıkları ve erken ölüm riskiyle ilişkisi incelendi.</p><p>Araştırmaların önemli bir bölümü, tüketim miktarı yükseldikçe riskin arttığını ortaya koyarken, düşük miktarlarda bile bazı risklerin tamamen ortadan kalkmadığına işaret ediyor. Bu nedenle sağlık açısından en düşük riskli seçeneğin alkol tüketmemek olduğu yönündeki yaklaşım güç kazanıyor.</p>Alkol vücutta kansere nasıl zemin hazırlıyor?<p>Alkolün kanser riskini artırmasının birden fazla biyolojik mekanizmayla ilişkili olduğu düşünülüyor. Vücut alkolü parçalarken asetaldehit adı verilen bir madde oluşuyor. Bu madde DNA&#39;ya zarar verebilen ve kanser gelişiminde rol oynayabilen bir bileşik olarak biliniyor.</p><p>Bunun yanında alkol tüketiminin hücrelerde oksidatif stres oluşturabilmesi, hormon düzeylerini etkileyebilmesi ve bazı dokuların kansere karşı daha duyarlı hale gelmesine katkıda bulunabilmesi de araştırılan mekanizmalar arasında yer alıyor. Özellikle düzenli tüketimde bu etkilerin uzun vadeli sonuçları önem kazanıyor.</p>'Kırmızı şarap daha güvenli' düşüncesine dikkat<p>Alkol türleri arasında sağlık açısından kesin bir güvenli seçenek bulunduğu düşüncesi de bilimsel açıdan desteklenmiyor. Şarap, bira veya yüksek alkollü içeceklerin tamamında etanol bulunuyor ve kanser açısından risk oluşturan temel unsur alkolün kendisi.</p><p>Bu nedenle bir içeceğin şarap olması, kanser riskinin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Bazı eski araştırmalarda düşük miktarda şarap tüketimiyle belirli sağlık göstergeleri arasında olumlu ilişkiler bildirilmiş olsa da daha yeni çalışmalar, alkol tüketiminin kanser açısından tamamen risksiz olduğu sonucunu desteklemiyor.</p>Risk tüketim miktarı arttıkça yükseliyor<p>Alkol ve kanser arasındaki ilişkide en önemli faktörlerden biri tüketilen miktar. Genel olarak daha fazla alkol tüketen kişilerde alkolle bağlantılı kanserlerin görülme riski daha yüksek. Ancak düşük miktarda tüketim ile yüksek miktarda tüketim arasındaki fark, düşük tüketimin risksiz olduğu anlamına gelmiyor.</p><p>Bu nedenle sağlık otoriteleri, alkol kullanan kişilerin tüketimi azaltmasının riski düşürebileceğini belirtiyor. Özellikle düzenli olarak her gün alkol tüketen kişiler açısından tüketim sıklığının azaltılması önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.</p>Kanserden korunmada en güvenli seçenek ne?<p>Mevcut bilimsel veriler, alkol tüketimi ile bazı kanser türleri arasında güçlü bir bağlantı bulunduğunu gösteriyor. Bu nedenle kanser riskini mümkün olduğunca azaltmak isteyen kişiler açısından alkol kullanmamak en düşük riskli seçenek olarak öne çıkıyor.</p><p>Alkol tüketen kişiler için ise miktarın azaltılması önem taşıyor. Özellikle her gün bir veya daha fazla kadeh tüketen kişilerin bunu uzun vadede tamamen zararsız bir alışkanlık olarak görmemesi gerekiyor. Kanser riski kişiden kişiye değişebileceği için kişisel sağlık durumu ve risk faktörleri konusunda doktor değerlendirmesi de önem taşıyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/alkol-ve-kanser-iliskisi-yenid_1788633734_UkLMXN.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Alkol ve kanser ilişkisi yeniden gündemde! Günde sadece bir kadeh bile riski artırabiliyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/alkol-ve-kanser-iliskisi-yenid_1788633734_UkLMXN.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste | izmirgaste | ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste | izmirgaste |</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Market alışverişinde fiş alanlar dikkat! Sağlık açısından ciddi risk taşıyabilir]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/market-alisverisinde-fis-alanlar-dikkat-saglik-acisindan-ciddi-risk-tasiyabilir/260/</link>
            <description><![CDATA[Market, mağaza ve restoran alışverişlerinin ardından kasada verilen fişlerle ilgili dikkat çeken bir uyarı gündeme geldi. Mürekkepsiz şekilde basılan termal fişlerin önemli bir bölümünde bisfenol türü kimyasalların bulunabildiği belirtilirken, bu maddelerin cilt yoluyla vücuda geçebileceği ifade ediliyor. Uzmanlar özellikle fişlere sık temas eden kişilerin daha dikkatli olması gerektiğine dikkat çekiyor.]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/market-alisverisinde-fis-alanlar-dikkat-saglik-acisindan-ciddi-risk-tasiyabilir/260/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 21:34:25 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Günlük yaşamda neredeyse her alışverişin ardından elimize aldığımız fişler, çoğu zaman yalnızca ödeme belgesi olarak görülüyor. Ancak termal baskı teknolojisiyle hazırlanan bu kağıtların yapısında kullanılan bazı kimyasallar, son yıllarda sağlık ve çevre açısından tartışma konusu oluyor. Özellikle market alışverişlerinde gün boyunca çok sayıda fişe temas eden kişilerin bu konuda daha bilinçli davranması öneriliyor.</p>Termal fişlerin büyük bölümünde kimyasal kaplama bulunuyor<p>Günümüzde market ve mağazalarda kullanılan fişlerin önemli bir kısmı termal kağıda basılıyor. Bu yöntemde klasik mürekkep kullanılmadan, ısıyla reaksiyona giren özel bir kaplama sayesinde yazılar kağıt üzerinde ortaya çıkıyor. Bu kaplamada ise bisfenol A (BPA) ve bisfenol S (BPS) gibi kimyasallar kullanılabiliyor.</p><p>Yapılan araştırmalarda incelenen perakende fişlerinin yüzde 93&#39;ünün BPA veya BPS içeren termal kaplamalara sahip olduğu belirlendi. Bu durum, gün içerisinde sık sık fişlere dokunan tüketiciler kadar kasiyerler ve satış personeli açısından da maruziyet konusunu gündeme getiriyor.</p>Fişlerdeki maddeler cilt yoluyla vücuda geçebiliyor<p>Termal fişlerle ilgili en önemli tartışma, kağıdın üzerindeki kimyasalların elle temas sonrasında cilde geçebilmesi. Özellikle fişin uzun süre elde tutulması veya tekrar tekrar ellenmesi, temas yoluyla maruziyet ihtimalini artırabiliyor.</p><p>BPA ve BPS, endokrin sistem üzerinde etkileri araştırılan kimyasallar arasında bulunuyor. Bu nedenle uzmanlar, gereksiz yere fişleri uzun süre elde tutmaktan kaçınılmasını ve alışveriş sonrasında ellerin temizlenmesine dikkat edilmesini öneriyor. Özellikle yemek yemeden veya yiyeceklere dokunmadan önce el temizliği önem taşıyor.</p>Market çalışanlarının maruziyeti daha yüksek olabilir<p>Tüketiciler fişlerle genellikle kısa süreli temas ederken, market ve mağaza çalışanları gün boyunca yüzlerce hatta binlerce fişi ellerinden geçirebiliyor. Bu nedenle kasada çalışan kişiler açısından termal kağıtlara sürekli temas daha önemli bir maruziyet kaynağı oluşturabiliyor.</p><p>Fişleri sürekli elleyen çalışanların mümkün olduğunca gereksiz temastan kaçınması, iş sırasında hijyen kurallarına dikkat etmesi ve özellikle yemek öncesinde ellerini yıkaması öneriliyor. Böylece kimyasalların elden yiyeceklere veya ağız yoluyla vücuda taşınma ihtimali azaltılabilir.</p>Fişleri geri dönüşüm kutusuna atmak da doğru olmayabilir<p>Termal fişlerle ilgili dikkat edilmesi gereken bir diğer konu ise atık yönetimi. Normal kağıt gibi görünen termal fişlerin içerisinde bulunan kimyasallar nedeniyle geri dönüşüm sürecine dahil edilmesi önerilmiyor.</p><p>Bu nedenle kullanılmış termal fişlerin kağıt geri dönüşüm kutularına atılması yerine evsel atıklarla birlikte değerlendirilmesi tavsiye ediliyor. Özellikle çok sayıda fişin biriktirilmesi ve diğer kağıt atıklarıyla karıştırılması, geri dönüşüm zincirinde kimyasal bulaşma riskini artırabiliyor.</p>Fişleri tamamen almamak çözüm değil<p>Burada önemli bir ayrım bulunuyor. Uyarıların amacı tüketicilerin alışveriş sonrasında fiş almamasını önermek değil, fişlerle gereksiz ve uzun süreli teması azaltmak. Fiş, alışverişin kanıtı olması, ürün değişimi veya iade işlemleri ve tüketici haklarının kullanılması açısından önemli bir belge olmayı sürdürüyor.</p><p>Bu nedenle fişin alınması ve saklanması gereken durumlarda, belgeyi uzun süre elde tutmamak ve işlem tamamlandıktan sonra uygun şekilde muhafaza etmek daha doğru bir yaklaşım olarak öne çıkıyor. Özellikle yiyecek alışverişlerinde fiş ile gıda ürünlerinin doğrudan temas etmemesine dikkat edilmesi gerekiyor.</p>Günlük hayatta basit önlemler yeterli olabilir<p>Termal fişlerle temas tamamen kaçınılması gereken bir durum olarak değerlendirilmemeli. Ancak günlük hayatta alınabilecek basit önlemlerle gereksiz maruziyet azaltılabilir. Fişleri gereksiz yere buruşturmamak veya uzun süre elde tutmamak, alışveriş sonrasında elleri yıkamak ve fişleri yiyeceklerden uzak tutmak bunların başında geliyor.</p><p>Özellikle kasiyerler gibi termal fişlerle sürekli çalışan kişilerin el hijyenine daha fazla dikkat etmesi önem taşıyor. Uzmanların uyarıları, fişlerin kendisinden çok içeriğindeki kimyasallarla uzun süreli ve tekrarlayan temasın azaltılması gerektiğine işaret ediyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/market-alisverisinde-fis-alanl_1788633264_EqsbyU.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Market alışverişinde fiş alanlar dikkat! Sağlık açısından ciddi risk taşıyabilir ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/market-alisverisinde-fis-alanl_1788633264_EqsbyU.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste | izmirgaste | ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste | izmirgaste |</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Çocuklarda miyopi alarmı: 2050’de dünyanın yarısı risk altında]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/cocuklarda-miyopi-alarmi-2050-de-dunyanin-yarisi-risk-altinda/157/</link>
            <description><![CDATA[Ege Üniversitesi uzmanları, çocuklukta artan miyopinin erken başlaması halinde ilerleyen yaşlarda ciddi görme kayıplarına yol açabileceğini açıkladı. Uzmanlara göre miyopi dünya genelinde yüzde 30 düzeyinde. Artış sürerse 2050’de nüfusun yaklaşık yarısının miyop olması bekleniyor. Çocukların günde en az 1,5 saat açık havada bulunması, uzun süreli ekran kullanımından kaçınması ve düzenli göz muayenesi öneriliyor.]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/cocuklarda-miyopi-alarmi-2050-de-dunyanin-yarisi-risk-altinda/157/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 11:05:09 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Çocukluk çağında giderek daha sık görülen miyopi için Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi uzmanlarından dikkat çeken bir uyarı geldi. Uzmanlar, modern yaşam alışkanlıklarıyla birlikte yaygınlaşan miyopinin yalnızca gözlük numarası artışı olarak görülmemesi gerektiğini, erken yaşta başlayan vakaların ilerleyen yıllarda ciddi görme kaybı riskini artırabileceğini bildirdi.</p><p>Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Elif Demirkılınç Biler ile Dr. Öğr. Üyesi Zeynep Akgün, özellikle çocuklarda artan miyopi vakalarının önemli bir halk sağlığı sorununa dönüştüğünü belirtti.</p>2050&#39;DE DÜNYA NÜFUSUNUN YARISI MİYOP OLABİLİR<p>Uluslararası Miyopi Enstitüsü&#39;nün verilerini değerlendiren Doç. Dr. Elif Demirkılınç Biler, günümüzde dünya genelinde miyopi sıklığının yaklaşık yüzde 30 seviyesinde olduğunu söyledi.</p><p>Mevcut artış eğiliminin devam etmesi halinde 2050 yılına gelindiğinde dünya nüfusunun yaklaşık yarısının miyop olabileceğinin öngörüldüğünü aktaran Biler, hastalığın başlama yaşının kritik önem taşıdığına dikkat çekti.</p><p>Miyopinin ne kadar erken yaşta başlarsa ilerleme süresinin de o kadar uzadığına işaret eden Biler, bunun çocukların ilerleyen yıllarda yüksek miyopi grubuna girme riskini artırdığını belirtti.</p>YÜKSEK MİYOPİ CİDDİ GÖZ HASTALIKLARINA ZEMİN HAZIRLAYABİLİR<p>Miyopinin yalnızca gözlük derecesinin yükselmesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Biler, özellikle yüksek miyopinin ileri yaşlarda farklı göz hastalıkları açısından risk oluşturduğunu ifade etti.</p><p>Yüksek miyopinin miyopik makülopati, retina dekolmanı ve glokom gibi görme yetisini doğrudan tehdit edebilen kronik hastalıklarla ilişkili olabileceğini belirten Biler, çocukluk çağında miyopinin ilerlemesini yavaşlatmanın büyük önem taşıdığını kaydetti.</p>ÇOCUKLAR GÜNDE EN AZ 1,5 SAAT AÇIK HAVADA OLMALI<p>Dr. Öğr. Üyesi Zeynep Akgün ise çocukların göz sağlığını korumak için günlük yaşam alışkanlıklarının düzenlenmesi gerektiğini söyledi. Akgün, çocukların günde en az 1,5 saat açık havada zaman geçirmesini önerdi.</p><p>Uzun süre kesintisiz yakın çalışmadan, özellikle telefon ve tablet ekranlarına uzun süre bakmaktan kaçınılması gerektiğini belirten Akgün, çalışma ortamında yeterli aydınlatmanın sağlanması ve uygun çalışma mesafesinin korunmasının da önemli olduğunu ifade etti.</p>DÜZENLİ GÖZ MUAYENESİ İHMAL EDİLMEMELİ<p>Uzmanlar, miyopinin erken dönemde tespit edilmesi ve ilerleme hızının takip edilmesi açısından düzenli göz muayenesinin önemine dikkat çekti.</p><p>Akgün, gerekli durumlarda hekim önerisiyle uygulanabilecek kanıta dayalı miyopi kontrol yöntemleri ile özel miyopi kontrol camlarının hastalığın ilerlemesini yavaşlatabildiğini ve ileri yaşlarda ortaya çıkabilecek risklerin azaltılmasına katkı sağladığını belirtti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/cocuklarda-miyopi-alarmi-2050-_1788422708_05l4jV.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Çocuklarda miyopi alarmı: 2050’de dünyanın yarısı risk altında ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/cocuklarda-miyopi-alarmi-2050-_1788422708_05l4jV.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste | izmirgaste | ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste | izmirgaste |</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[İzmir’de sağlık desteği genişledi: 30 ilçede çalışma yürütüldü]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/izmir-de-saglik-destegi-genisledi-30-ilcede-calisma-yurutuldu/103/</link>
            <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, 2026’nın ilk sekiz ayında 30 ilçede sağlık eğitimleri, danışmanlık ve kontrollerle binlerce yurttaşa ulaştı. Sağlık eğitimlerine 13 binden fazla kişi katılırken, yaklaşık 3 bin yurttaş ağız ve diş sağlığı kontrollerinden yararlandı]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/izmir-de-saglik-destegi-genisledi-30-ilcede-calisma-yurutuldu/103/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 09:58:32 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, 2026 yılının ilk sekiz ayında 30 ilçede yürüttüğü koruyucu ve önleyici sağlık hizmetleriyle binlerce yurttaşa ulaştı. Sağlık eğitimlerine 13 binden fazla kişi katılırken, yaklaşık 3 bin kişi ağız ve diş sağlığı kontrollerinden yararlandı. Psikolojik destek, beslenme danışmanlığı, erken çocukluk hizmetleri ve aktif yaşam programları da yıl boyunca sürdürüldü.</p><p>3-9 Eylül Halk Sağlığı Haftası kapsamında açıklanan verilere göre çalışmalar; sağlık eğitimlerinden erken çocukluk dönemine, ileri yaştan kadın ve üreme sağlığına, psikolojik destekten aktif yaşama kadar geniş bir alanı kapsadı.</p>13 BİNDEN FAZLA KİŞİ SAĞLIK EĞİTİMLERİNE KATILDI<p>Yılın ilk sekiz ayında 30 ilçede düzenlenen koruyucu sağlık, aktif yaşam, ağız ve diş sağlığı, ilk yardım, tek sağlık ve ruh sağlığı eğitimlerine 13 binden fazla yurttaş katıldı.</p><p>Ağız ve diş sağlığı kapsamında 21 ilçede gerçekleştirilen kontrollerden yaklaşık 3 bin kişi yararlandı. İki merkezde sürdürülen Üçüncü Yaş Üniversitesi kapsamında 61 eğitim oturumu düzenlenirken, ileri yaş saha eğitimleriyle de 3 binden fazla kişiye ulaşıldı.</p>İZMİR95 İLE AİLELERE REHBERLİK DESTEĞİ<p>Erken çocukluk dönemine yönelik İzmir95 Projesi kapsamında ebeveyn ve çocukların gelişimini destekleyen çalışmalar sürdürüldü. 0-12 Ay Ev Ziyareti Temelli Ebeveyn Rehberliği hizmetinden 3 bin 245 kişi yararlandı.</p><p>13-36 aylık çocuklar ve ailelerine yönelik merkez ve ev temelli çalışmalarda 200&#39;ün üzerinde kişiye ulaşıldı. Temel Mesajlar Atölyesi&#39;nden 1308, Emzirme Danışmanlığı hizmetinden 705 kişi yararlandı. Ana ve çocuk sağlığı konusunda 22 seminer düzenlenirken, proje kapsamında 134 saha çalışması gerçekleştirildi.</p>İZSEM SAYISI BEŞE YÜKSELDİ<p>İzmir Sağlık ve Esenlik Merkezlerinin sayısı 2026 yılında beşe yükseldi. Küçükçiğli, Nergiz, Alsancak, Konak ve Yurtoğlu İZSEM&#39;lerinde psikolojik danışmanlık, beslenme ve diyet danışmanlığı, kadın ve üreme sağlığı, fizyoterapi ve aktif yaşam programları ücretsiz olarak sunuluyor.</p><p>Merkezlerle yurttaşların sağlık hizmetlerine daha kolay ulaşması ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının günlük hayata taşınması hedefleniyor.</p>388 KİŞİ ÜCRETSİZ VE ANONİM TEST HİZMETİ ALDI<p>Gönüllü Danışmanlık ve Test Merkezi sayısı da ikiye çıkarıldı. Konak Center&#39;ın ardından haziran ayında Çiğli İZSEM&#39;de ikinci merkez hizmet vermeye başladı.</p><p>Temmuz ayı sonuna kadar 388 kişiye test uygulandı. Merkezlerde HIV, Hepatit B, Hepatit C ve sifiliz için ücretsiz ve anonim test hizmeti verilirken, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara ilişkin danışmanlık da sağlanıyor.</p>PSİKOLOJİK DESTEK VE BESLENME DANIŞMANLIĞI SÜRÜYOR<p>Psikolojik Destek Birimlerine yılın ilk sekiz ayında yaklaşık 2 bin kişi başvurdu. Beslenme ve Diyet Danışmanlığı Birimlerinden de yaklaşık 2 bin kişi yararlandı.</p><p>Kadın ve üreme sağlığı alanında bireysel danışmanlık, birebir görüşmeler, grup eğitimleri ve farkındalık çalışmaları düzenlendi. Çiğli İZSEM, Yurtoğlu İZSEM, Nergiz İZSEM, Macera Parkı ve Ktip Çelebi Gençlik Merkezi&#39;nde gerçekleştirilen fizyoterapi, pilates ve yoga etkinliklerinden yılın ilk yedi ayında binden fazla kişi yararlandı.</p>SAĞLIKLI YAŞ ALMA MERKEZİNİN 945 AKTİF ÜYESİ VAR<p>Sağlıklı Yaş Alma Merkezi, ileri yaştaki yurttaşların aktif ve sosyal bir yaşam sürmesine yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Merkezde İngilizce, drama, Türk Halk Müziği, Türk Sanat Müziği, ritim, spor, satranç, resim, çini, tango ve takı tasarımı gibi kurslar düzenleniyor.</p><p>Merkezin 945 aktif üyesi bulunurken, Alzheimer ve Demans Merkezi ise 10 aktif üyeyle çalışmalarına devam ediyor.</p>SAĞLIK GÖNÜLLÜLERİ SAHADA<p>Üniversite öğrencileri ve mezunları ile 60 yaş ve üzerindeki yurttaşların katıldığı Sağlık Gönüllüleri Projesi kapsamında saha çalışmaları yürütüldü. Proje kapsamında Sağlık Gönüllülüğü Çalıştayı da gerçekleştirildi.</p>KURUMLARLA ORTAK ÇALIŞMALAR YÜRÜTÜLÜYOR<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, koruyucu sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi amacıyla farklı kurumlarla iş birliklerini sürdürüyor.</p><p>Bu kapsamda Ege Geriatri Derneği, Türkiye Alzheimer Derneği, İzmir Psikodrama Derneği, Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı, İzmir Diş Hekimleri Odası, Türk Böbrek Vakfı, İzmir Geriatri Diyetisyenliği Derneği ve İzmir Ktip Çelebi Üniversitesi ile ortak çalışmalar yürütülmesine yönelik hizmet protokolleri imzalandı. </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/izmir-de-saglik-destegi-genisl_1788332311_4Pf1Lx.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ İzmir’de sağlık desteği genişledi: 30 ilçede çalışma yürütüldü ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/izmir-de-saglik-destegi-genisl_1788332311_4Pf1Lx.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste | izmirgaste | ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste | izmirgaste |</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Çilek bacak neden olur, nasıl azalır? Dermatologdan bakım önerileri]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/cilek-bacak-neden-olur-nasil-azalir-dermatologdan-bakim-onerileri/59/</link>
            <description><![CDATA[Dermatoloji Uzmanı Cüneyt Soyal, çilek bacak görünümünde rastgele peeling kullanımının cilde zarar verebileceğini, bakımın kişiye özel olması gerektiğini söyledi.]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/cilek-bacak-neden-olur-nasil-azalir-dermatologdan-bakim-onerileri/59/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 12:46:09 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p class='PDq2pG_selectionAnchorContainer' data-start='857' data-end='1335'>İzmir&#39;de Dermatoloji Uzmanı Dr. Cüneyt Soyal, özellikle kol ve bacaklarda noktasal kabarıklıklarla görülen ve halk arasında çilek bacak ya da tavuk derisi olarak bilinen keratozis pilaris konusunda uyarılarda bulundu. Genellikle sağlık açısından ciddi bir sorun oluşturmayan görünümün tamamen ortadan kaldırılmasından çok, doğru ve düzenli bakımla azaltılmasının hedeflendiğini belirten Soyal, bilinçsiz peeling ve bakım ürünlerinin cilt bariyerine zarar verebileceğini söyledi.</p><p data-start='1337' data-end='1694'>Keratozis pilaris, özellikle kol ve bacakların dış yüzlerinde gözeneklerde oluşan küçük kabarıklıklar ve çevresindeki hafif kızarıklıklarla kendini gösteriyor. Medicana International İzmir Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Cüneyt Soyal, durumun normal bir deri varyasyonu olarak kabul edildiğini ancak bazı kişilerde daha belirgin görülebildiğini ifade etti.</p>ÇİLEK BACAK KİMLERDE DAHA SIK GÖRÜLEBİLİYOR?<p data-start='1746' data-end='2017'>Keratozis pilarisin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Soyal, alerjik bünyeye sahip kişilerde, cilt kuruluğu yaşayanlarda, beslenme bozukluğu bulunanlarda, atopik egzama veya şeker hastalığı olanlarda ve yoğun güneşe maruz kalanlarda daha sık görülebildiğini söyledi.</p><p data-start='2019' data-end='2167'>Görünümün özellikle yaz aylarında belirginleşebildiğine dikkat çeken Soyal, güneş ışığının keratozis pilarisin görünümünü artırabileceğini kaydetti.</p>RASTGELE PEELİNG KULLANIMINA DİKKAT<p data-start='2210' data-end='2461'>Çilek bacak görünümünü azaltmak isteyenlerin evde peeling ve benzeri uygulamalara yöneldiğini belirten Soyal, doğru kullanılan ürünlerin görünümün hafiflemesine katkı sağlayabileceğini ancak aşırı uygulamanın ciltte hasara yol açabileceğini vurguladı.</p><p data-start='2463' data-end='2715'>Soyal, 'Her bireyin cilt yapısı ve rahatsızlıkların şiddeti farklıdır. Bu nedenle marketten rastgele alınan bir ürünü kullanmak yerine, hangi uygulamanın hangi sıklıkta yapılacağının bir dermatoloji uzmanı tarafından belirlenmesi daha doğru olur' dedi.</p><p data-start='2717' data-end='2981'>Bakımın yalnızca dışarıdan uygulanan ürünlerle sınırlı tutulmaması gerektiğini ifade eden Soyal, eşlik eden sağlık sorunlarının değerlendirilmesi, yaşam alışkanlıklarının gözden geçirilmesi ve varsa beslenme bozukluklarının düzeltilmesinin önem taşıdığını aktardı.</p>PEELİNG GÖRÜNÜMÜ AZALTABİLİR AMA TAMAMEN YOK ETMEZ<p data-start='3039' data-end='3234'>Cilt üzerinde yüzeysel peeling etkisi oluşturan bazı ürünlerin keratozis pilarisin görünümünü azaltabildiğini belirten Soyal, bu uygulamaların sorunu tamamen ortadan kaldırmadığının altını çizdi.</p><p data-start='3236' data-end='3387'>Ürün seçiminin kişinin cilt yapısına göre yapılması gerektiğini vurgulayan Soyal, kullanım sıklığının da kontrol altında tutulması gerektiğini söyledi.</p>TIRAŞ VE AĞDA ÇİLEK BACAK NEDENİ DEĞİL<p data-start='3433' data-end='3663'>Çilek bacak görünümünün çoğu zaman tıraş, ağda veya başka epilasyon yöntemleriyle ilişkilendirildiğini belirten Soyal, keratozis pilarisin kıllarla veya seçilen epilasyon yöntemiyle doğrudan bağlantısının bulunmadığını ifade etti.</p><p data-start='3665' data-end='3816'>Soyal, 'Kıl mevcudiyetiyle bağlantılı olmadığı için lazer epilasyon işleminin de keratozis pilaris üzerinde doğrudan bir etkisi bulunmaz' diye konuştu.</p>ALTA YATAN BİR HASTALIK OLUP OLMADIĞI ARAŞTIRILIYOR<p data-start='3875' data-end='4042'>Keratozis pilarisin çoğunlukla normal bir deri varyasyonu olduğunu belirten Soyal, nadiren bazı deri hastalıkları veya sendromlarla birlikte görülebileceğini kaydetti.</p><p data-start='4044' data-end='4303'>Dermatoloji muayenesinde öncelikle görünümün başka bir hastalığa bağlı olup olmadığının değerlendirildiğini söyleyen Soyal, kliniklerde genellikle radikal tedaviler yerine kişinin uzun süre evde sürdürebileceği bakım programlarının tercih edildiğini belirtti.</p>EN BELİRGİN DÖNEM ERGENLİK YILLARI<p data-start='4345' data-end='4557'>Keratozis pilarisin uzun süreli bir seyir gösterebildiğini aktaran Soyal, ilk bulguların çoğunlukla çocukluk döneminde ortaya çıktığını, görünümün en belirgin olduğu dönemin ise ergenlik yılları olduğunu söyledi.</p><p data-start='4559' data-end='4745'>Yaş ilerledikçe kabarıklıkların sayısı ve şiddetinin azalabileceğini ifade eden Soyal, buna karşılık güneşe maruz kalmanın özellikle yaz aylarında görünümü artırabileceğine dikkat çekti.</p>DÜZENLİ BAKIMLA BİR İKİ AYDA İYİLEŞME GÖRÜLEBİLİR<p data-start='4802' data-end='4968'>Anlık çözümler yerine düzenli bakımın önem taşıdığını vurgulayan Soyal, kişiye uygun uygulamalarla bir iki ay içerisinde görünümde iyileşme sağlanabileceğini söyledi.</p><p data-start='4970' data-end='5214' data-is-last-node='' data-is-only-node=''>Elde edilen sonucun korunabilmesi için bakımın devam ettirilmesi gerektiğini belirten Soyal, düzenli nemlendirici kullanımını, kişiye uygun bakım ürünlerinin yeterli sıklıkta uygulanmasını, güneşten etkin korunmayı ve dengeli beslenmeyi önerdi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/cilek-bacak-neden-olur-nasil-a_1788255968_pbReNW.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Çilek bacak neden olur, nasıl azalır? Dermatologdan bakım önerileri ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/cilek-bacak-neden-olur-nasil-a_1788255968_pbReNW.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste | izmirgaste | ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste | izmirgaste |</dc:creator>
        </item>
    </channel>
</rss>