<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
   <channel>
      <title>İzmir Gaste - İzmir Haberleri - İzmir Son Dakika - İzmir Gazeteleri - İzmir Güncel Haberleri</title>
      <link>https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/</link>
      <language>tr</language>
      <description>İzmir Gaste, İzmir başta olmak üzere okuyucularına hızlı, doğru, tarafsız ve güvenilir habercilik anlayışıyla ulaştıran dijital haber platformudur. İzmir haberleri ve İzmir son dakika gelişmeleri için güvenilir bir haber kaynağı olmayı hedefliyoruz.</description>
      <category>Newspaper - Sağlık</category>
      <lastBuildDate>Sat, 19 Sep 2026 21:26:57 +0300</lastBuildDate>
      <ttl>1</ttl>
      <sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	  <sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
      <atom:link href="https://www.izmirgaste.com/rss/haberler/saglik/" rel="self" type="application/rss+xml"/>
      <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com"/><atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.superfeedr.com"/>
        <item>
            <title><![CDATA[İzmir’de bağımlılıkla mücadelede çocuklara özel merkez: Yılda 1500 çocuk destek alıyor!]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/izmir-de-bagimlilikla-mucadelede-cocuklara-ozel-merkez-yilda-1500-cocuk-destek-aliyor/818/</link>
            <description><![CDATA[Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesindeki ÇEMATEM’e yılda yaklaşık 1500 genç başvuruyor; 150-200’ü yatılı tedavi görüyor]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/izmir-de-bagimlilikla-mucadelede-cocuklara-ozel-merkez-yilda-1500-cocuk-destek-aliyor/818/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 12:41:15 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>İzmir&#39;de 12-18 yaş arasındaki gençlere bağımlılık tedavisi sunan Çocuk ve Ergen Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezi&#39;ne (ÇEMATEM) yılda yaklaşık 1500 genç başvuruyor. Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde hizmet veren merkezde, başvuruların ortalama 150 ila 200&#39;ünde yatılı tedavi ihtiyacı oluşuyor.</p><p>Ege Bölgesi&#39;nde çocuk ve ergenlere yataklı bağımlılık tedavisi sunan merkezde gençler, ihtiyaçlarına göre ayaktan takip ediliyor ya da yaklaşık üç haftalık arındırma programına alınıyor. Tedavi sürecinde çocuk ve ergen psikiyatristleri, psikologlar, hemşireler ve sosyal hizmet uzmanları görev yapıyor.</p><strong>Tedavi yalnızca madde kullanımını bırakmakla sınırlı değil</strong><p>Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Uzm. Dr. Enis Sargın, ergenlik döneminde madde kullanımının eğitimden ruhsal gelişime kadar birçok alanı etkileyebildiğini belirterek erken tarama ve tedavinin önemine dikkat çekti.</p><p>Sargın, merkeze yılda yaklaşık 1500 gencin başvurduğunu, bunların büyük bölümünün ayaktan takip edildiğini söyledi. Yatılı tedavi ihtiyacının ise madde kullanım bozukluğunun şiddeti, eşlik eden ruhsal sorunlar, sosyal problemler ve korunma gereksinimine göre değerlendirildiğini ifade etti.</p><strong>Aileler de tedavi sürecine dahil ediliyor</strong><p>Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Klinik Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Börte Gürbüz Özgür, her genç için tedavinin bireysel olarak planlandığını belirtti.</p><p>Özgür, psikiyatrik değerlendirme ve psikoterapötik yaklaşımların yanı sıra gerektiğinde ilaç tedavilerinden yararlanıldığını, ancak psikososyal destek ve aile çalışmalarının sürecin önemli bir bölümünü oluşturduğunu söyledi.</p><p>Merkezde ailelere doğru iletişim yöntemleri, destekleyici aile ortamının oluşturulması ve tedavi sürecinde izlenebilecek yollar konusunda grup çalışmaları ve bilgilendirme eğitimleri de veriliyor.</p><strong>Gençlerin eğitim ve sosyal yaşamı da takip ediliyor</strong><p>Tedavide gencin yalnızca madde kullanımına değil, eğitim hayatına, sosyal çevresine, aile ilişkilerine ve eşlik eden ruhsal sorunlarına da odaklanılıyor.</p><p>Merkezde tedavi gören gençlere ahşap boyama ve drama gibi etkinlikler de sunulurken, günlük yaşam düzeninin yeniden kurulmasına yönelik destek veriliyor.</p><strong>Yeniden kullanım tedavinin bittiği anlamına gelmiyor</strong><p>Prof. Dr. Özgür, bağımlılık tedavisinin uzun soluklu ve çok boyutlu bir süreç olduğuna dikkat çekerek tedavi sırasında yeniden madde kullanımının görülebileceğini belirtti.</p><p>Özgür, bu durumun tedavinin başarısız olduğu ya da kişinin tedavi edilemeyeceği anlamına gelmediğini vurgulayarak gençlerin ve ailelerin yeniden destek almak için vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurabileceğini söyledi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/izmir-de-bagimlilikla-mucadele_1789810874_sIuMRc.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ İzmir’de bağımlılıkla mücadelede çocuklara özel merkez: Yılda 1500 çocuk destek alıyor! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/izmir-de-bagimlilikla-mucadele_1789810874_sIuMRc.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[İzmir’de yarım asırlık hayal gerçek oldu: 65 yaşında eczane açtı]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/izmir-de-yarim-asirlik-hayal-gercek-oldu-65-yasinda-eczane-acti/817/</link>
            <description><![CDATA[Haydar Koçak, 1977’de başladığı ancak 12 Eylül döneminde yarım kalan eczacılık eğitimine yıllar sonra döndü. 65 yaşında mezun olup Konak’ta eczane açtı.]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/izmir-de-yarim-asirlik-hayal-gercek-oldu-65-yasinda-eczane-acti/817/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 12:26:48 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>İzmir&#39;de yaşayan 65 yaşındaki Haydar Koçak, gençliğinde yarım kalan eczacılık eğitimine yıllar sonra geri dönerek diplomasını aldı. Yazılımcılık, gazetecilik ve ticaretle geçen uzun bir çalışma hayatının ardından mesleğine kavuşan Koçak, Konak&#39;ta 'Dünyam Eczanesi'ni açtı.</p><p>Koçak&#39;ın eczacılık serüveni 1977 yılında, 17 yaşındayken Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi&#39;ne girmesiyle başladı. Koçak, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından okuldan uzaklaştırıldığını ve Mamak Cezaevi&#39;ne girdiğini anlattı. Üniversite eğitimi yarım kalsa da eczacı olma isteğinden vazgeçmedi.</p><strong>Eczacılık hayalinin arkasında annesi vardı</strong><p>Mesleğe ilgisinin çocukluk yıllarına dayandığını anlatan Koçak, annesinin köyde sağlık konusunda çevresindekilere gönüllü olarak yardımcı olmasının kendisini etkilediğini söyledi.</p><p>Koçak, 1977 yılında Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi&#39;ni kazandığını öğrendiğinde annesiyle büyük sevinç yaşadığını belirterek, 'Şu an bile aynı heyecanı duyuyorum' dedi.</p><strong>Cezaevinden sonra yazılım sektörüne yöneldi</strong><p>Koçak, Mamak Cezaevi&#39;nde bulunduğu dönemde yeniden üniversite sınavına girerek Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme Fakültesi&#39;ni kazandığını, aynı yıllarda bilgisayar ve yazılım alanına ilgi duymaya başladığını anlattı.</p><p>Cezaevinden çıktıktan sonra yazılım eğitimlerine devam eden Koçak, yaklaşık 25 yıl bir bilgisayar şirketinde yöneticilik yaptı. Bu süreçte eczacılık sektöründen tamamen kopmadığını ve İzmir Eczacı Odası ile gerçekleştirilen çalışmalarda yer aldığını ifade etti.</p><strong>51 yaşında yeniden üniversiteye döndü</strong><p>Koçak&#39;ın hayatındaki yeni dönüm noktası 2011 yılında öğrenci affından yararlanarak yarım kalan eğitimine geri dönmesi oldu. O dönemde 51 yaşında olduğunu belirten Koçak, iş ve aile yaşamıyla öğrenciliği birlikte yürüttü.</p><p>Gazetecilik yaptığı yıllarda Ankara ile İzmir arasında gidip geldiğini anlatan Koçak, eğitim sürecinin 14 yıl sürdüğünü söyledi.</p><p>Koçak, 'Hem gazetecilik yaptım hem öğrencilik. Gecemi gündüzüme kattım. Ankara-İzmir arası mekik dokudum. Biraz uzun sürdü ama 17 yaşında girdiğim üniversiteye 65 yaşında diploma alarak veda ettim' ifadelerini kullandı.</p><strong>Diplomasını torunu Dünya ile aldı</strong><p>Mezuniyet törenine torunu Dünya ile katılan Koçak, diplomasını da torunuyla birlikte aldı. İzmir&#39;in Konak ilçesinde açtığı eczanenin ismini belirlerken de torunundan ilham aldı.</p><p>Eczanesine 'Dünyam' adını veren Koçak, 'Benim artık yepyeni bir dünyam var ve torunumla el ele o hayata başlıyorum' dedi.</p><p>Koçak, bundan sonraki en büyük isteğinin torununun da eczacılık mesleğini seçmesi olduğunu söyledi.</p><strong>Yıllar sonra gelen meslek hayatı</strong><p>Hayatı boyunca farklı sektörlerde çalıştığını ve ticari zorluklar yaşadığını anlatan Koçak, geçmişte yaşadıklarından pişmanlık duymadığını ifade etti.</p><p>Yarım kalan üniversite eğitimine onlarca yıl sonra geri dönen Koçak, 65 yaşında başladığı eczacılık mesleğini Konak&#39;taki kendi iş yerinde sürdürüyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/izmir-de-yarim-asirlik-hayal-g_1789810006_3ZDn2Y.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ İzmir’de yarım asırlık hayal gerçek oldu: 65 yaşında eczane açtı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/izmir-de-yarim-asirlik-hayal-g_1789810006_3ZDn2Y.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kasapoğlu açıkladı: İzmir’e nadir hastalıklar ve otizm merkezi geliyor]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/kasapoglu-acikladi-izmir-e-nadir-hastaliklar-ve-otizm-merkezi-geliyor/807/</link>
            <description><![CDATA[AK Parti İzmir Milletvekili ve TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Başkanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, İzmir Şehir Hastanesi’nde nadir hastalıklar ve otizm alanında uluslararası misyona sahip bir araştırma ve uygulama merkezi kurulmasını hedeflediklerini açıkladı. Kasapoğlu, “Meclisin duvarları arasında kalmayacağız. Bu konuyu 86 milyona taşıyacağız.” dedi.]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/kasapoglu-acikladi-izmir-e-nadir-hastaliklar-ve-otizm-merkezi-geliyor/807/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 11:10:01 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı, AK Parti İzmir Milletvekili ve TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Başkanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, İzmir Şehir Hastanesi&#39;nde düzenlenen 'İzmir Nadir Hastalık Sağlık Hizmeti Kapsamı ve Sağlık Turizmi Potansiyeli İstişare Toplantısı'nda konuştu. Nadir hastalıklar ve otizm alanında İzmir Şehir Hastanesi bünyesinde uluslararası misyona sahip bir araştırma ve uygulama merkezi kurulması hedefini açıklayan Kasapoğlu, 'Meclisin duvarları arasında kalmayacağız. Bu konuyu 86 milyona taşıyacağız.' dedi.</p><p>Toplantıda nadir hastalıklar, otizm, sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi, araştırma ve uygulama kapasitesi ile İzmir&#39;in sağlık turizmi potansiyeli ele alındı. Kasapoğlu, nadir hastalıklar ve otizmin yalnızca sağlık çalışanlarını, aileleri ya da ilgili kurumları ilgilendiren bir başlık olmadığını söyledi. Konunun toplumsal bir sorumluluk olduğuna dikkat çeken Kasapoğlu, komisyon çalışmalarının 81 ile yayıldığını belirtti.</p><strong>'Meclisin duvarları arasında kalmayacağız'</strong><p>Engelli bireylerin sorunlarını araştırmak amacıyla yürütülen çalışmaların yüzlerce kurum ve kuruluş ile binlerce sivil toplum kuruluşuna ulaştığını ifade eden Kasapoğlu, hazırlanan raporların yalnızca raflarda kalmaması gerektiğini söyledi. Kasapoğlu, 'Bu konu bir komisyon konusu değildir. Bu konu, Meclis çalışmalarını ilgilendiren bir sorumluluk da değildir sadece. Meclisin duvarları arasında kalmayacağız. Bu konuyu 86 milyona taşıyacağız.' diye konuştu.</p><p>Engelli bireylerin yaşamını kolaylaştırmada erişilebilirliğin temel hedef olması gerektiğini belirten Kasapoğlu, binalardan eğitim kurumlarına, dijital alanlardan teknolojik araçlara kadar yaşamın her alanında erişilebilirlik standartlarının yükseltilmesi gerektiğini ifade etti.</p><strong>'Otizmi artık yepyeni bir anlayışla ele almamız gerekiyor'</strong><p>Otizm çalışmalarında araştırma ve uygulama kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Kasapoğlu, erken tespit, teşhis ve bilimsel temelli eğitim süreçlerinin önemine dikkat çekti. İzmir&#39;in sağlık altyapısı ve akademik birikiminin bu alanda önemli bir potansiyel sunduğunu belirten Kasapoğlu, 'Otizmi artık yepyeni bir anlayışla ele almamız gerekiyor.' dedi.</p><p>İzmir&#39;in sağlık, eğitim, tarım, sanayi, spor ve turizm başta olmak üzere birçok alanda öncü bir kent olduğunu dile getiren Kasapoğlu, nadir hastalıklar ve otizm alanında da kentin sahip olduğu imkanların değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p><strong>'İzmir&#39;in öncü misyonunu daha güçlü kılmalıyız'</strong><p>İzmir&#39;in sağlık alanındaki altyapısının nadir hastalıklar ve otizm konusunda daha etkin kullanılmasını isteyen Kasapoğlu, 'İzmir, öncü bir şehir. İzmir üreten bir şehir. O yüzden bu şehrin öncü misyonunu, bu anlamda da bu güzide altyapısıyla hem nadir hastalıklar hem otizm noktasındaki çabaları güçlü kılmamız adına değerlendirmemiz gerekiyor.' ifadelerini kullandı.</p><strong>İzmir&#39;e uluslararası merkez hedefi</strong><p>İzmir Şehir Hastanesi bünyesinde nadir hastalıklar ve otizm alanında bir araştırma ve uygulama merkezi kurulmasının önemli bir hedef olduğunu vurgulayan Kasapoğlu, merkezin uluslararası bir misyona sahip olması gerektiğini söyledi.</p><p>Kasapoğlu, 'Hastane bünyesinde İzmir&#39;imiz özelinde kuracağımız bir merkez bizler için önemli bir hedef. Ve bu merkez aynı zamanda uluslararası bir misyona haiz olsun. İzmir&#39;imiz açısından da her zamanki İzmir&#39;in öncü misyonunu daha güçlü kılsın.' diye konuştu.</p><p>İzmir milletvekili olarak bu hedef doğrultusunda yürütülecek çalışmaların yanında olacaklarını belirten Kasapoğlu, bilim insanları, hekimler, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ve ailelerin ortaya koyduğu emeğin önemine dikkat çekti.</p><p>Kasapoğlu, 'Bizler de bu sonuçların takipçisi ve destekçisi olacağız.' dedi. Nadir hastalıklar ve otizm alanında İzmir&#39;de güçlü bir araştırma ve uygulama merkezinin hayata geçirilmesinin toplantının önemli sonuçlarından biri olmasını temenni etti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/kasapoglu-acikladi-izmir-e-nad_1789805400_pMiDQ0.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kasapoğlu açıkladı: İzmir’e nadir hastalıklar ve otizm merkezi geliyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/kasapoglu-acikladi-izmir-e-nad_1789805400_pMiDQ0.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[İzmirli uzmandan beslenme çantası uyarısı: Bu 5 grubu unutmayın]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/izmirli-uzmandan-beslenme-cantasi-uyarisi-bu-5-grubu-unutmayin/782/</link>
            <description><![CDATA[Okulların açılmasıyla yeniden gündeme gelen beslenme çantaları için uzmanlar, doğru besin seçiminin yanı sıra saklama koşulları ve gıda güvenliğine de dikkat çekiyor.]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/izmirli-uzmandan-beslenme-cantasi-uyarisi-bu-5-grubu-unutmayin/782/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 14:17:13 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Okulların açılması ve çalışma temposunun yeniden yoğunlaşmasıyla beslenme çantaları çocuklar ve yetişkinler için günlük beslenmenin önemli bir parçası haline geldi. Medicana International İzmir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Diyetisyen Mısra Aydın, sağlıklı bir beslenme çantasının yalnızca düşük kalorili ürünlerden oluşmaması gerektiğini belirterek öğünlerde denge ve çeşitliliğin önemine dikkat çekti.</p><p>Aydın, beslenme çantasında protein, kaliteli karbonhidrat, sebze veya meyve, sağlıklı yağ ve yeterli sıvının birlikte düşünülmesi gerektiğini söyledi. Tam tahıllı ekmek, bulgur ve yulaf gibi karbonhidrat kaynaklarının yumurta, peynir, yoğurt, tavuk veya kuru baklagillerle birlikte tüketilebileceğini belirtti.</p><strong>Çocukların ve yetişkinlerin ihtiyaçları farklı</strong><p>Temel sağlıklı beslenme prensipleri benzer olsa da çocuklarla yetişkinlerin ihtiyaçlarının farklı olduğuna işaret eden Aydın, okul çağındaki çocuklarda büyüme ve gelişme sürdüğü için yeterli enerji ve proteinin yanı sıra demir, kalsiyum ve diğer mikro besinlerin de önem taşıdığını ifade etti.</p><p>Çocuklar için tam tahıllı ekmekle hazırlanmış peynirli veya yumurtalı sandviçin meyve ve yoğurtla tamamlanabileceğini belirten Aydın, kuruyemişlerin ise çocuğun yaşı, tüketim becerisi ve okulun alerji politikasına göre değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p><p>Yetişkinlerde çalışma saatleri, fiziksel aktivite düzeyi ve gün içerisindeki diğer öğünlerin belirleyici olduğunu kaydeden Aydın, özellikle masa başında çalışanların protein ve lif içeriği yüksek, tokluk süresini destekleyen öğünlere yönelmesini önerdi.</p><strong>Gıda güvenliği besin seçimi kadar önemli</strong><p>Beslenme çantasındaki yiyeceklerin uygun koşullarda saklanmasının önemine dikkat çeken Aydın, et, tavuk, balık, yumurta, süt ve süt ürünleri gibi bozulmaya yatkın gıdaların doğru sıcaklıkta muhafaza edilmesi gerektiğini belirtti.</p><p>Soğuk tüketilmesi gereken yiyeceklerde yalıtımlı beslenme çantası ve soğuk akü kullanılabileceğini aktaran Aydın, çantaların güneş altında veya sıcak ortamlarda bırakılmaması gerektiğini söyledi. Sızdırmaz ve gıdayla temasa uygun kapların tercih edilmesinin de hijyen açısından önem taşıdığını vurguladı.</p><strong>Paketli ürünlerde ön yüze değil etikete bakılmalı</strong><p>Paketli ürün satın alırken ambalajdaki 'fit', 'şekersiz', 'doğal', 'proteinli' veya 'hafif' gibi ifadelerin tek başına yeterli olmadığını belirten Aydın, içindekiler listesi ile besin değerleri tablosunun birlikte incelenmesi gerektiğini söyledi.</p><p>İlave şeker, doymuş yağ, tuz, protein ve lif miktarlarının yanı sıra porsiyon büyüklüğünün de kontrol edilmesini öneren Aydın, bazı ürünlerde ambalajın tamamının değil yalnızca belirli bir bölümünün bir porsiyon olarak gösterilebildiğine dikkat çekti.</p><p>Protein bar, granola veya meyveli yoğurt gibi ürünlerin pratik olabileceğini belirten Aydın, yalnızca protein içermesinin bir ürünü herkes için uygun hale getirmediğini ifade etti.</p><strong>Yoğun tempo için ön hazırlık yapılabilir</strong><p>Sağlıklı beslenmenin uzun tarifler gerektirmediğini belirten Aydın, tam tahıllı ekmekle hazırlanmış yumurta ve peynirli sandviçin domates, salatalık ve meyveyle; yoğurdun ise yulaf, meyve, tarçın ve çiğ kuruyemişle bir araya getirilebileceğini söyledi.</p><p>Bulgur veya karabuğdayın nohut, yeşil mercimek ve sebzelerle birleştirilmesinin de pratik bir öğün seçeneği olabileceğini aktaran Aydın, karbonhidratı tamamen çıkarmak yerine kaynağına ve protein, lif ile sağlıklı yağlarla nasıl eşleştirildiğine dikkat edilmesi gerektiğini kaydetti.</p><p>Yoğun tempoda haftada bir veya iki kez yapılacak ön hazırlıkların beslenme çantası hazırlamayı kolaylaştırabileceğini belirten Aydın; haşlanmış yumurta, pişmiş bulgur veya karabuğday, yıkanmış sebzeler ve porsiyonlanmış meyvelerin önceden hazırlanabileceğini ifade etti.</p><strong>Beslenme çantası için beş parçalı formül</strong><p>Aydın, beslenme çantası hazırlarken 'bir protein kaynağı, bir kaliteli karbonhidrat kaynağı, bir sebze veya meyve, ihtiyaca uygun sağlıklı yağ kaynağı ve su' formülünün kullanılabileceğini söyledi.</p><p>Bu planın yaş, enerji ihtiyacı, fiziksel aktivite, sağlık durumu ve damak tadına göre değiştirilebileceğini belirten Aydın, amacın yalnızca açlığı gidermek değil, gün içinde daha dengeli ve sürdürülebilir bir beslenme düzeni oluşturmak olduğunu ifade etti.</p><p>:::</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/izmirli-uzmandan-beslenme-cant_1789730231_B5QAov.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ İzmirli uzmandan beslenme çantası uyarısı: Bu 5 grubu unutmayın ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/izmirli-uzmandan-beslenme-cant_1789730231_B5QAov.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[İzmir’de psikologdan diyete ücretsiz sağlık desteği: İZSEM 5 noktada hizmet veriyor]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/izmir-de-psikologdan-diyete-ucretsiz-saglik-destegi-izsem-5-noktada-hizmet-veriyor/694/</link>
            <description><![CDATA[İZSEM, İzmir’de beş ayrı merkezde psikolojik destekten diyetisyene, fizyoterapiden yoga ve pilatese kadar ücretsiz hizmet sunuyor]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/izmir-de-psikologdan-diyete-ucretsiz-saglik-destegi-izsem-5-noktada-hizmet-veriyor/694/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 09:36:31 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>İzmir&#39;de psikolojik destekten diyetisyen hizmetine, fizyoterapiden yoga ve pilatese kadar birçok sağlık hizmeti ücretsiz sunuluyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki İzmir Sağlık ve Esenlik Merkezleri (İZSEM), Küçük Çiğli, Nergiz, Karabağlar, Konak Center ve Talatpaşa olmak üzere beş noktada hizmet veriyor. Merkezlerden yararlanmak isteyen İzmirliler, 153 Hemşehri İletişim Merkezi üzerinden randevu oluşturabiliyor.</p><p>Her yaş grubuna açık merkezlerde çocuk, ergen ve yetişkinlere yönelik fiziksel ve ruhsal sağlık hizmetleri veriliyor. İZSEM&#39;lerde psikolojik danışmanlık, diyetisyen ve beslenme desteği, fizyoterapi, egzersiz, yoga, pilates ve koruyucu sağlık çalışmaları yürütülüyor.</p><strong>BEŞ AYRI NOKTADA ÜCRETSİZ HİZMET</strong><p>İZSEM merkezleri Küçük Çiğli, Nergiz, Karabağlar&#39;daki Yurdoğlu Engelli Hizmet Merkezi, Konak Center ve Talatpaşa&#39;da hizmet veriyor. Ayrıca Hatay Kadın Danışma Merkezi&#39;nde de psikolojik destek hizmeti sunuluyor.</p><p>Merkezlerde çocuk, ergen, yetişkin, aile ve çiftlere yönelik psikolojik destek sağlanırken, diyetisyen ve beslenme danışmanlığı hizmetlerinden de ücretsiz yararlanılabiliyor.</p><strong>DİYABET VE ANONİM TEST DESTEĞİ DE VAR</strong><p>Nergiz İZSEM bünyesindeki Diyabet Farkındalık Merkezi&#39;nde diyabete yönelik bilgilendirme ve farkındalık çalışmaları yürütülüyor. Küçük Çiğli ve Konak Center&#39;daki merkezlerde ise Gönüllü Danışmanlık Test Merkezi hizmet veriyor.</p><p>Bu merkezlerde HIV ve diğer cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara yönelik anonim testler yapılırken, danışmanlık desteği de sağlanıyor. Ayrıca yaş, cinsiyet ve sağlık durumuna göre koruyucu sağlık konusunda bilgilendirme yapılıyor.</p><strong>YOGA, PİLATES VE EGZERSİZ DE PROGRAMDA</strong><p>Küçük Çiğli&#39;deki İZSEM&#39;de spor eğitmeni, fizyoterapist ve beden eğitimi öğretmeni eşliğinde pilates, yoga ve egzersiz çalışmaları gerçekleştiriliyor. Merkezlerin fiziksel aktivite programları da diğer sağlık ve danışmanlık hizmetleri gibi ücretsiz sunuluyor.</p><p>İZSEM Sorumlusu Dr. Hilal Sipahi, hizmetlerin yaş ayrımı yapılmaksızın tüm İzmirli yurttaşlara açık olduğunu belirterek merkezlerin bir yılı aşkın süredir hizmet verdiğini ifade etti.</p><strong>RANDEVULAR 153 ÜZERİNDEN ALINIYOR</strong><p>İZSEM hizmetlerinden yararlanmak isteyen yurttaşların önceden randevu alması gerekiyor. Başvurular İzmir Büyükşehir Belediyesi 153 Hemşehri İletişim Merkezi üzerinden yapılabiliyor.</p><p>Merkezlerde verilen hizmetler ücretsiz olurken, başvuru sonrasında ihtiyaç duyulan alana göre ilgili birime yönlendirme yapılıyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/izmir-de-psikologdan-diyete-uc_1789626990_3dm7u4.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ İzmir’de psikologdan diyete ücretsiz sağlık desteği: İZSEM 5 noktada hizmet veriyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/izmir-de-psikologdan-diyete-uc_1789626990_3dm7u4.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[İzmir’de 30 noktaya hayat kurtaran cihaz: Metro, İZBAN ve iskelelere kurulacak]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/izmir-de-30-noktaya-hayat-kurtaran-cihaz-metro-izban-ve-iskelelere-kurulacak/692/</link>
            <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi 30 OED cihazını yoğun noktalara yerleştiriyor. Sağlık Bakanlığı’nın cihazlarıyla kentte toplam sayı 50’ye ulaşacak]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/izmir-de-30-noktaya-hayat-kurtaran-cihaz-metro-izban-ve-iskelelere-kurulacak/692/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 09:31:56 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>İzmir&#39;de hastane dışında meydana gelen ani kalp durmalarına daha hızlı müdahale edilmesi amacıyla Otomatik Eksternal Defibrilatör (OED) ağı genişletiliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi ilk etapta 30 taşınabilir şok cihazını aktarma merkezleri, metro ve İZBAN istasyonları, iskeleler, ana arterler ile belediye birimlerine yerleştirecek. Sağlık Bakanlığı tarafından daha önce kurulan 20 cihazla birlikte kentteki toplam OED sayısı 50&#39;ye ulaşacak.</p><p>Halk arasında 'şok cihazı' olarak bilinen OED&#39;ler, ani kalp durması yaşayan kişinin kalp ritmini analiz ediyor. Cihaz, gerekli olması halinde elektriksel şok uygulanmasını sağlarken müdahaleyi yapan kişiyi de sesli ve görsel yönlendirmelerle aşama aşama yönlendiriyor.</p><strong>CİHAZLARIN YERİ VAKA YOĞUNLUĞUNA GÖRE BELİRLENDİ</strong><p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram, cihazların yerleştirileceği bölgeler belirlenirken geçmiş yıllarda hastane dışında meydana gelen kalp durması vakalarının incelendiğini açıkladı.</p><p>Bu kapsamda kentte vaka yoğunluğunun fazla olduğu bölgeler için harita oluşturuldu. OED cihazlarının yurttaşların kolay ulaşabileceği ve görünür noktalara konumlandırılması planlandı.</p><strong>İZMİR&#39;DE OED SAYISI 50&#39;YE ÇIKACAK</strong><p>Bayram, belediye tarafından alınan 30 cihazın eylül ayı içinde farklı noktalara yerleştirilmesinin planlandığını belirtti. Sağlık Bakanlığı tarafından daha önce yerleştirilen 20 OED ile birlikte İzmir genelindeki cihaz sayısı 50&#39;ye ulaşacak.</p><p>Cihazların özellikle insan yoğunluğunun yüksek olduğu toplu ulaşım merkezleri ve kamusal alanlarda bulunması hedefleniyor. Böylece sağlık ekipleri olay yerine ulaşıncaya kadar geçen sürede erken müdahale imkanının artırılması amaçlanıyor.</p><strong>AMBULANS ULAŞANA KADAR İLK DAKİKALAR KRİTİK</strong><p>Başhekim Bayram&#39;ın verdiği bilgiye göre hastane dışında meydana gelen acil vakalarda ambulansların hastaya ulaşma süresi yaklaşık 7,5 dakika. Bu nedenle kalp durmasının erken fark edilmesi, 112&#39;nin hızla aranması, kalp masajına başlanması ve gerekli durumlarda OED kullanılması önem taşıyor.</p><p>Bayram, hastane dışında gerçekleşen kalp durmalarında dünyadaki sağ kalım oranının yüzde 8-10 arasında olduğunu, Türkiye&#39;de ise bu oranın yüzde 4,4 seviyesinde bulunduğunu ifade etti. İyi organize olmuş sistemlerde oranın yüzde 15 seviyelerine çıkabildiğini belirtti.</p><strong>OED KULLANICIYI ADIM ADIM YÖNLENDİRİYOR</strong><p>OED cihazlarının kısa bir eğitimle kullanılabildiğini belirten Bayram, cihazın müdahale sırasında kullanıcıya hangi adımları izlemesi gerektiğini bildirdiğini söyledi. Sistem, kalp ritmini analiz ederek yalnızca gerekli durumda elektriksel şok uygulanmasına yönlendiriyor.</p><p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, uygulamanın yaygınlaşmasıyla özellikle toplu ulaşım noktaları ve kalabalık alanlarda ani kalp durması vakalarına daha erken müdahale edilmesini hedefliyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/izmir-de-30-noktaya-hayat-kurt_1789626715_DK9uv3.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ İzmir’de 30 noktaya hayat kurtaran cihaz: Metro, İZBAN ve iskelelere kurulacak ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/izmir-de-30-noktaya-hayat-kurt_1789626715_DK9uv3.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Risk grubundakiler dikkat: Grip kapıda, aşısı nerede?]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/risk-grubundakiler-dikkat-grip-kapida-grip-asi-nerede/633/</link>
            <description><![CDATA[Sonbaharın gelmesiyle birlikte solunum yolu hastalıkları yeniden gündeme gelirken, İzmir Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gül Ergör’den grip aşısı uyarısı geldi. Ergör, influenza sezonunun henüz başlamadığını belirtirken, Türkiye’de risk grupları ve sağlık çalışanlarına yetecek kadar dahi grip aşısı bulunmadığını söyledi]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/risk-grubundakiler-dikkat-grip-kapida-grip-asi-nerede/633/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 07:04:02 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p class='p1'><strong>Şilan KOCADAĞ-</strong> Sonbaharın gelmesiyle birlikte hava sıcaklıklarındaki değişim, solunum yolu hastalıklarının yeniden gündeme gelmesine neden oldu. İzmir Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gül Ergör, mevsim geçişlerinde görülen soğuk algınlığı vakalarının arttığını ancak henüz influenza sezonunun başlamadığını belirterek, özellikle risk grubundakilere grip aşısı yaptırmaları çağrısında bulundu. Ergör, Türkiye&#39;de yeterli miktarda grip aşısı bulunmadığını ve aşı tereddüdünün de sorunun büyümesinde etkili olduğunu söyledi.</p><strong>'MUHTEMELEN VİRÜSLERLE OLUŞAN BİR SOĞUK ALGINLIĞI VAR'</strong><p class='p1'>İzmir Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gül Ergör, 'Şu anda hızla yayılan, herhalde her sene mevsim değişiminde olan soğuk algınlığı, muhtemelen virüslerle oluşan bir hastalık. Ama ne hekimlerin gözlemi sonucu bir uyarı var ne de Bakanlık&#39;tan gelen bir uyarı var. Muhtemelen virüslerle oluşan bir soğuk algınlığı var. Henüz grip dediğimiz influenza için de erken. Daha başlamadı influenza sezonu. Solunum yoluyla bulaşan bir hastalık olacağı düşünülerek el yıkamaya, kalabalık yerleri havalandırmaya dikkat etmek gerekiyor. Bunlar genel önlemler arasında. Özel bir hastalık değil, her zamankinden farklı bir şey olduğunu duymadık' ifadelerini kullandı.</p><strong>KİMLER ÖZELLİKLE GRİP AŞISI OLMALI?</strong><p class='p1'>Grip aşısı zamanının daha gelmediğini belirten Ergör, 'Tabii herkesin yaptırması öneriliyor ama özellikle 65 yaş üstü veya kronik hastalığı olan —akciğer hastalığı, kalp hastalığı, diyabeti olan— insanların yaptırmasını özellikle öneriyoruz. Ama diğer kişiler için de öneriyoruz. Ne kadar çok kişi aşılanırsa o kadar iyi. Hastalığın toplum içinde yayılmasını da engelleyen bir şey bu. Genç insanlar için grip belki öldürücü bir hastalık değil ama yine de yatağa düşüren, evde dinlenmeyi gerektiren bir durum. Hastalığa karşı önleyici olması ve özellikle evdeki çocuklara, evdeki yaşlılara gençlerin hastalığı getirip onlara bulaştırma ihtimali olduğu için, toplumda herkesin aşılanması gerekiyor' dedi. Ülkemizde herkese yetecek kadar aşı bulunmadığını söyleyen Ergör, 'Özellikle sağlık çalışanlarının, 65 yaş üstü kişilerin ve kronik hastalığı olanların aşılanmasını öneriyoruz' şeklinde konuştu.</p><strong>'SAĞLIK PERSONELİNE YETECEK KADAR BİLE AŞI YOK'</strong><p class='p1'>Talepler arttıkça aşının ülkeye mecburen getirileceğini ifade eden Ergör, 'Ama talep de az olduğu için buna yatırım yapmıyorlar ve bu aşıyı getirmiyorlar. Bakanlık sadece 65 yaş üstünün maddi karşılığını veriyor; geri kalan herkesin cebinden yaptırması lazım. Ama yeterli talep de olmadığı için 65 yaş üstüne yetecek kadar, kronik hastalara yetecek kadar ve sağlık personeline yetecek kadar bile aşı alınmıyor. Çünkü talep çok fazla olmadığı için ellerinde kalmasın diye almıyorlar aşıyı. Ama talep artarsa ona göre aşı da gelecek mutlaka' dedi.</p><strong>'HEKİMLER ÖNERSE BİLE AŞI YAPTIRMAK İSTEMİYORLAR'</strong><p class='p1'>Aşıların daha sonra kullanılamadığını söyleyen Ergör, 'Çünkü her yıl için yeni aşı yapılıyor. Her yıl için aşının içeriği değişiyor. Virüslerin ihtimali düşünülerek 3 ya da 4 influenza türüne göre aşı hazırlanıyor. Onun için bir yılın aşısı öbür yıl kullanılmıyor. İnsanların bu konuda eğitilmesi gerekiyor. Doktorlar aşıyı öneriyorlar ama ülkemizde genel bir aşı tereddüdü dediğimiz bir durum var. Bazı kişiler çok bilinçli; mutlaka daha aşı gelmeden gidip eczanelere isimlerini yazdırıyorlar, &#39;Aşı geldikçe bize haber verin&#39; diye. Ama hl toplumun önemli bir grubu da aşı talep etmiyor ya da hekimler önerse bile aşıyı yaptırmak istemiyor. O nedenle de aşı sorunu böyle devam ediyor. İsteyenlerin bir kısmı ulaşamıyor' ifadelerine yer verdi.</p><strong>'KORONOVİRÜSTEN SONRA AŞIYA KARŞI GEREKSİZ BİR TAVIR GELİŞTİ'</strong><p class='p1'>Ergör, koronavirüs aşısının ardından yayılan dezenformasyon ile grip aşısı dahil tüm aşılara toplumun mesafeli olduğunu belirterek, 'Kötü bir etki kaldı. Üstelik de gereksiz yere, çok başarılı olan bir aşıya karşı böyle bir tavır gelişti. Aşı tereddüdüyle nasıl başa çıkılacak, bununla uğraşılıyor. Bugün hem bakanlık hem hekimler, bu konuyla ilgilenenler çeşitli toplantılar yapıyor ve bunun üstesinden gelinmeye çalışılıyor. Ama bütün dünyada olan bir durum bu. Bizim ülkemize özel bir durum değil' açıklamasında bulundu.</p><p class='p2'> </p><p class='p2'> </p><p class='p2'> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/risk-grubundakiler-dikkat-grip_1789479714_A32GD7.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Risk grubundakiler dikkat: Grip kapıda, aşısı nerede? ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/risk-grubundakiler-dikkat-grip_1789479714_A32GD7.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[İzmir’de unutulmaz görev: Anneyle birlikte mutluluk gözyaşı döktüler]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/izmir-de-unutulmaz-gorev-anneyle-birlikte-mutluluk-gozyasi-doktuler/538/</link>
            <description><![CDATA[İzmir’de doğum sancıları başlayan Rabia Akkeçe’ye ulaşan itfaiye paramedikleri, hastaneye nakil mümkün olmayınca doğumu evde gerçekleştirdi]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/izmir-de-unutulmaz-gorev-anneyle-birlikte-mutluluk-gozyasi-doktuler/538/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 09:27:39 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>İzmir&#39;de bir ihbar üzerine adrese giden itfaiye paramedikleri, hastaneye götürülmesine vakit kalmayan 29 yaşındaki Rabia Akkeçe&#39;nin doğumunu evinde gerçekleştirdi. Ekiplerin müdahalesiyle yaklaşık 3 kilogram ağırlığında dünyaya gelen Ahmet Can, annesiyle birlikte hastaneye sevk edildi.</p><p>112 Acil Çağrı Merkezi&#39;ne yapılan başvurunun ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı Karşıyaka İtfaiye Grubu&#39;nda görev yapan paramedikler Erol Çıtır ve Büşra Şen Arifoğulları ile şoför Murat Ay adrese ulaştı. Ancak annenin bulunduğu binadaki koşullar nedeniyle hastaneye nakil süreci planlandığı gibi ilerlemedi.</p><strong>HASTANEYE NAKİL HAZIRLIĞI SÜRERKEN DOĞUM BAŞLADI</strong><p>Dört katlı binada asansör bulunmaması ve merdivenlerin dar olması nedeniyle annenin güvenli şekilde çıkarılması için destek ekip istendi. Hazırlıklar sürerken doğumun başlaması üzerine paramedikler hızlı karar vererek müdahaleyi evde gerçekleştirdi.</p><p>Ekiplerin müdahalesiyle yaklaşık 3 kilogram ağırlığında sağlıklı bir erkek bebek dünyaya geldi. Anne Rabia Akkeçe ile Ahmet Can adı verilen bebek, doğumun ardından ambulansla Bayraklı Şehir Hastanesi&#39;ne götürüldü.</p><p>Bir süre gözlem altında tutulan anne ve bebeğin daha sonra taburcu edildiği bildirildi.</p><strong>20 YILLIK PARAMEDİK: ZOR BİR KARARDI</strong><p>Yaklaşık 20 yıldır paramedik olarak görev yapan Erol Çıtır, olay yerine ulaştıklarında önce annenin hastaneye nakledilmesini planladıklarını ancak doğum başlayınca müdahaleyi evde yapmak zorunda kaldıklarını anlattı.</p><p>Çıtır, 'Başta bir ekip daha çağırarak hastayı çıkarmayı planladık. Ancak doğum başlayınca doğumu yaptırmaya karar verdik. Bir erkek çocuk dünyaya geldi. Sağlıklı bir şekilde doğdu, annenin de sağlık durumu iyiydi' dedi.</p><p>Görevleri sırasında çok sayıda medikal vakaya müdahale ettiklerini ancak doğum vakalarının daha nadir olduğunu belirten Çıtır, bir bebeğin dünyaya gelmesine yardımcı olmanın ekip için unutulmaz bir deneyim olduğunu söyledi.</p><strong>İTFAİYEDE İLK KEZ DOĞUM YAPTIRDI</strong><p>İzmir İtfaiyesi&#39;nde 11 yıldır paramedik olarak görev yapan Büşra Şen Arifoğulları ise meslek eğitiminde doğum vakalarına müdahale ettiğini ancak itfaiyedeki görevi sırasında ilk kez bir doğum gerçekleştirdiğini belirtti.</p><p>Ev ortamındaki koşulların hastaneye göre çok daha zor olduğunu ifade eden Arifoğulları, tüm olumsuzluklara rağmen doğumun sağlıklı şekilde tamamlandığını söyledi.</p><strong>BEBEĞİ KUCAĞINA ALINCA GÖZYAŞLARINI TUTAMADI</strong><p>Doğumun ardından Ahmet Can&#39;ı kucağına alan Arifoğulları, anneyle birlikte mutluluk gözyaşları döktüklerini anlattı.</p><p>Arifoğulları, 'Anneliği yaşamış biri olarak bir kadının anne olmasına şahit olmak, bir bebeğin sağlıklı şekilde dünyaya gelmesine yardımcı olmak çok güzel bir duygu. Bebeği kucağıma aldığımda gözyaşlarımı tutamadım. Anneyle beraber ağladık' ifadelerini kullandı.</p><p>Yaşadığı anın meslek hayatında ayrı bir yere sahip olacağını belirten Arifoğulları, ev koşullarında sağlıklı bir doğuma yardımcı olmanın hafızasına kazınacağını söyledi.</p><strong>ANNE: GELDİKLERİNDE KENDİMİ GÜVENDE HİSSETTİM</strong><p>İkinci kez anne olan Rabia Akkeçe de doğum sırasında büyük korku yaşadığını ancak paramediklerin sakin yaklaşımının kendisini rahatlattığını söyledi.</p><p>Akkeçe, 'Çok korktum, ne yapacağımı bilemedim. Ama paramedikler geldiğinde kendimi güvende hissettim. Onların sakinliği ve desteği sayesinde bu zor anı atlattım. Bebeğimi sağlıklı bir şekilde kucağıma almamda büyük emekleri var' dedi.</p><p>Baba İbrahim Akkeçe de ekibe teşekkür ederek oğullarını sağlıklı şekilde kucaklarına almalarında paramediklerin önemli rol oynadığını ifade etti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/izmir-de-unutulmaz-gorev-anney_1789367259_A0HBxh.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ İzmir’de unutulmaz görev: Anneyle birlikte mutluluk gözyaşı döktüler ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/izmir-de-unutulmaz-gorev-anney_1789367259_A0HBxh.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[İzmir’de 1 kilo 900 gramlık bebeğe zorlu kalp operasyonu]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/izmir-de-1-kilo-900-gramlik-bebege-zorlu-kalp-operasyonu/434/</link>
            <description><![CDATA[Erken doğan Mehmet Fatih’in kalbindeki 4 milimetrelik delik, henüz 16 günlükken kasık damarından girilerek yerleştirilen tıkaçla kapatıldı. Kalbindeki delik nedeniyle gelişimi olumsuz etkilenen Mehmet Fatih, operasyonun ardından hızla kilo alarak 4 kilogramın üzerine çıktı]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/izmir-de-1-kilo-900-gramlik-bebege-zorlu-kalp-operasyonu/434/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 15:53:39 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>İzmir&#39;de erken doğan Mehmet Fatih bebeğin kalbindeki yaklaşık 4 milimetrelik delik, henüz 16 günlükken kasık damarından girilerek yapılan operasyonla kapatıldı. İşlem sırasında kalpteki açıklığa özel bir tıkaç yerleştirildi.</p><p>Anne karnındaki kalp gelişimini erken doğum nedeniyle tamamlayamayan Mehmet Fatih, operasyon yapıldığında 1 kilo 900 gram ağırlığındaydı. Bebeğin küçük damarları nedeniyle yüksek hassasiyet gerektiren işlem başarıyla sonuçlandı.</p><strong>Kalpteki deliğe kasık damarından ulaşıldı</strong><p>Operasyonu gerçekleştiren sağlık ekibi, kasıktan girerek damar yoluyla bebeğin kalbine ulaştı. Yaklaşık 4 milimetre büyüklüğündeki açıklık, bölgeye uygun ölçülerde bir tıkaç yerleştirilerek kapatıldı.</p><p>Bu yöntemle bebeğin göğsü açılmadan kalpteki soruna müdahale edildi. İşlemin ardından takip altına alınan Mehmet Fatih&#39;in sağlık durumunda ve gelişiminde belirgin iyileşme görüldüğü bildirildi.</p><strong>Operasyon küçük damarlar nedeniyle dikkat gerektirdi</strong><p>Operasyonu yapan Doç. Dr. Kaan Yıldız, bebeklerde bu tür girişimlerin son derece dikkatli yürütülmesi gerektiğini belirtti. Yıldız, damarların çok küçük olmasının işlemi zorlaştırdığını söyledi.</p><p>Yıldız, 'Zor bir operasyon çünkü bebeklerde bu işlem özen ve dikkat gerektiriyor. Onların damarları çok küçük. Damarların içindeki hareketlerde dikkatli olmak gerekiyor' dedi.</p><p>Yanlış bir müdahalede kalbin zarar görmesi veya yerleştirilen cihazın yerinden çıkması ihtimali bulunduğunu aktaran Yıldız, operasyon boyunca bütün hareketlerin hassasiyetle gerçekleştirildiğini ifade etti.</p><strong>Mehmet Fatih iki ayda 4 kilogramı geçti</strong><p>Uzman Doktor Engin Gerçeker, operasyonun ardından bebeğin gelişimini yakından takip ettiklerini belirtti. Mehmet Fatih&#39;in yaklaşık iki ay içinde 4 kilogramın üzerine çıktığını bildiren Gerçeker, kilo artışının tedavinin başarılı sonucunu gösterdiğini kaydetti.</p><p>Kalbindeki açıklığın kapatılmasının ardından gelişimi hızlanan Mehmet Fatih&#39;in sağlık kontrollerinin sürdüğü belirtildi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/izmir-de-1-kilo-900-gramlik-be_1789044817_wYdjeL.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ İzmir’de 1 kilo 900 gramlık bebeğe zorlu kalp operasyonu ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/izmir-de-1-kilo-900-gramlik-be_1789044817_wYdjeL.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[İzmir’de bağımlılığa karşı su altında mesaj: Sağlıkçılar dalış yaptı]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/izmir-de-bagimliliga-karsi-su-altinda-mesaj-saglikcilar-dalis-yapti/292/</link>
            <description><![CDATA[Halk Sağlığı Haftası kapsamında Karaburun’da dalış yapan sağlık çalışanları, su altında bağımlılığa karşı farkındalık pankartı açtı. İzmir İl Sağlık Müdürü Ayhan Kul, bağımlılığın tedavi edilebilir olduğunu belirterek ücretsiz danışmanlık ve destek hizmetlerini hatırlattı.]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/izmir-de-bagimliliga-karsi-su-altinda-mesaj-saglikcilar-dalis-yapti/292/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 12:14:35 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>İzmir&#39;de 3-9 Eylül Halk Sağlığı Haftası kapsamında bağımlılıkla mücadeleye dikkat çekmek için farklı bir etkinlik gerçekleştirildi. Karaburun&#39;da dalış yapan sağlık çalışanları, su altında 'Bağımlı değilsen özgürsün, madde, alkol ve tütüne hayır de' yazılı pankart açtı.</p><p>Etkinlikte bağımlılığın yalnızca bireysel değil, toplumsal bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekilirken, tedavi ve danışmanlık hizmetlerinin ücretsiz olarak sürdürüldüğü vurgulandı.</p>BAĞIMLILIĞIN TEDAVİ EDİLEBİLİR OLDUĞUNA DİKKAT ÇEKTİ<p>İzmir İl Sağlık Müdürü Ayhan Kul, bağımlılığın kader olmadığını ve tedavi edilebilir bir süreç olduğunu söyledi.</p><p>Sağlık Bakanlığının bağımlılıkla mücadele kapsamında farklı destek hatları ve sağlık birimleri üzerinden vatandaşlara hizmet sunduğunu belirten Kul, sigara bırakma ve danışmanlık için ALO 171, uyuşturucuyla mücadele için ise ALO 191 hattının kullanılabileceğini ifade etti.</p>DESTEK HİZMETLERİ ÜCRETSİZ SUNULUYOR<p>Kul, vatandaşların aile sağlığı merkezleri ile sağlıklı hayat merkezlerine başvurarak bağımlılıkla mücadele konusunda uzmanlardan ücretsiz destek alabileceğini söyledi.</p><p>İzmir genelinde 9 bağımlılık danışma merkezi bulunduğunu belirten Kul, psikososyal destek birimleri aracılığıyla hem vatandaşlara hem de ailelerine ücretsiz psikolojik destek ve danışmanlık hizmeti verildiğini kaydetti.</p>43 SİGARA BIRAKMA POLİKLİNİĞİ HİZMET VERİYOR<p>İzmir genelinde toplam 43 sigara bırakma polikliniğinin hizmet verdiğini açıklayan Kul, yılın ilk 8 ayında 17 bin 159 hastanın ilk başvuru kapsamında muayene ve kontrollerinin yapıldığını söyledi.</p><p>Kul, toplamda yaklaşık 23 bin 100 kişinin sigara bırakma polikliniklerinde tedavi sürecine alındığını belirtti.</p>KARABURUN&#39;DA FARKINDALIK MESAJI<p>Sağlık çalışanlarının Karaburun&#39;daki dalışı, Halk Sağlığı Haftası kapsamında bağımlılığın zararlarına ve mücadele yollarına dikkat çekmek amacıyla gerçekleştirildi. Su altında açılan pankartla madde, alkol ve tütün kullanımına karşı farkındalık mesajı verildi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/izmir-de-bagimliliga-karsi-su-_1788686073_YLJyWP.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ İzmir’de bağımlılığa karşı su altında mesaj: Sağlıkçılar dalış yaptı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/izmir-de-bagimliliga-karsi-su-_1788686073_YLJyWP.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Alkol ve kanser ilişkisi yeniden gündemde! Günde sadece bir kadeh bile riski artırabiliyor]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/alkol-ve-kanser-iliskisi-yeniden-gundemde-gunde-sadece-bir-kadeh-bile-riski-artirabiliyor/264/</link>
            <description><![CDATA[Alkol tüketimi ile kanser arasındaki ilişkiye yönelik yeni araştırmalar, özellikle “az miktarda alkol zararsızdır” düşüncesini yeniden tartışmaya açtı. Son bilimsel veriler, günde yalnızca bir standart içki düzeyindeki tüketimin dahi bazı kanser türlerinde risk artışıyla bağlantılı olabileceğine işaret ediyor. Uzmanlar ise kanserden korunma açısından tüketim miktarı azaldıkça riskin de düşeceğine dikkat çekiyor.]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/alkol-ve-kanser-iliskisi-yeniden-gundemde-gunde-sadece-bir-kadeh-bile-riski-artirabiliyor/264/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 21:42:15 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Alkolün sağlık üzerindeki etkileri uzun süredir araştırılıyor. Özellikle yüksek miktarda ve düzenli alkol tüketiminin karaciğer hastalıklarından kalp-damar sorunlarına kadar birçok sağlık problemiyle ilişkili olduğu biliniyor. Ancak son dönemde araştırmaların odağında, daha düşük miktarlarda tüketimin de uzun vadede oluşturabileceği riskler bulunuyor.</p>Günde bir kadeh bile tamamen risksiz değil<p>Alkol ve kanser ilişkisi konusunda en dikkat çekici noktalardan biri, riskin yalnızca yoğun alkol tüketen kişilerle sınırlı olmaması. Bilimsel veriler, düşük miktarlarda alkol kullanan kişilerde de bazı kanser türleri açısından risk artışı görülebildiğini ortaya koyuyor.</p><p>Özellikle günde bir standart içki düzeyindeki tüketim, daha yüksek miktarlara kıyasla daha düşük bir risk taşısa da tamamen risksiz kabul edilmiyor. Bu nedenle 'bir kadehten bir şey olmaz' şeklindeki yaklaşım, kanser riski açısından bilimsel verilerle tam olarak örtüşmüyor.</p>Alkol hangi kanser türleriyle ilişkilendiriliyor?<p>Alkol tüketiminin ağız boşluğu, yutak, gırtlak, yemek borusu, karaciğer, kalın bağırsak ve rektum kanserleriyle ilişkili olduğu biliniyor. Kadınlarda ise meme kanseri açısından da alkol tüketimi önemli risk faktörleri arasında değerlendiriliyor.</p><p>Araştırmalar, tüketilen alkol miktarı arttıkça bazı kanser türlerindeki riskin de yükseldiğini gösteriyor. Bunun yanında düşük düzeylerdeki tüketimin özellikle meme kanseri gibi bazı kanser türlerinde risk artışıyla bağlantılı olabileceğine dair güçlü kanıtlar bulunuyor.</p>Yeni araştırmalar düşük tüketimi de mercek altına aldı<p>2026 yılında yayımlanan araştırmalar, alkol tüketiminin yalnızca yüksek miktarlarda gerçekleştiğinde sağlık açısından sorun oluşturduğu görüşünü yeniden değerlendirmeye başladı. Çalışmalarda düşük ve orta düzeyde tüketimin kanser, kalp-damar hastalıkları ve erken ölüm riskiyle ilişkisi incelendi.</p><p>Araştırmaların önemli bir bölümü, tüketim miktarı yükseldikçe riskin arttığını ortaya koyarken, düşük miktarlarda bile bazı risklerin tamamen ortadan kalkmadığına işaret ediyor. Bu nedenle sağlık açısından en düşük riskli seçeneğin alkol tüketmemek olduğu yönündeki yaklaşım güç kazanıyor.</p>Alkol vücutta kansere nasıl zemin hazırlıyor?<p>Alkolün kanser riskini artırmasının birden fazla biyolojik mekanizmayla ilişkili olduğu düşünülüyor. Vücut alkolü parçalarken asetaldehit adı verilen bir madde oluşuyor. Bu madde DNA&#39;ya zarar verebilen ve kanser gelişiminde rol oynayabilen bir bileşik olarak biliniyor.</p><p>Bunun yanında alkol tüketiminin hücrelerde oksidatif stres oluşturabilmesi, hormon düzeylerini etkileyebilmesi ve bazı dokuların kansere karşı daha duyarlı hale gelmesine katkıda bulunabilmesi de araştırılan mekanizmalar arasında yer alıyor. Özellikle düzenli tüketimde bu etkilerin uzun vadeli sonuçları önem kazanıyor.</p>'Kırmızı şarap daha güvenli' düşüncesine dikkat<p>Alkol türleri arasında sağlık açısından kesin bir güvenli seçenek bulunduğu düşüncesi de bilimsel açıdan desteklenmiyor. Şarap, bira veya yüksek alkollü içeceklerin tamamında etanol bulunuyor ve kanser açısından risk oluşturan temel unsur alkolün kendisi.</p><p>Bu nedenle bir içeceğin şarap olması, kanser riskinin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Bazı eski araştırmalarda düşük miktarda şarap tüketimiyle belirli sağlık göstergeleri arasında olumlu ilişkiler bildirilmiş olsa da daha yeni çalışmalar, alkol tüketiminin kanser açısından tamamen risksiz olduğu sonucunu desteklemiyor.</p>Risk tüketim miktarı arttıkça yükseliyor<p>Alkol ve kanser arasındaki ilişkide en önemli faktörlerden biri tüketilen miktar. Genel olarak daha fazla alkol tüketen kişilerde alkolle bağlantılı kanserlerin görülme riski daha yüksek. Ancak düşük miktarda tüketim ile yüksek miktarda tüketim arasındaki fark, düşük tüketimin risksiz olduğu anlamına gelmiyor.</p><p>Bu nedenle sağlık otoriteleri, alkol kullanan kişilerin tüketimi azaltmasının riski düşürebileceğini belirtiyor. Özellikle düzenli olarak her gün alkol tüketen kişiler açısından tüketim sıklığının azaltılması önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.</p>Kanserden korunmada en güvenli seçenek ne?<p>Mevcut bilimsel veriler, alkol tüketimi ile bazı kanser türleri arasında güçlü bir bağlantı bulunduğunu gösteriyor. Bu nedenle kanser riskini mümkün olduğunca azaltmak isteyen kişiler açısından alkol kullanmamak en düşük riskli seçenek olarak öne çıkıyor.</p><p>Alkol tüketen kişiler için ise miktarın azaltılması önem taşıyor. Özellikle her gün bir veya daha fazla kadeh tüketen kişilerin bunu uzun vadede tamamen zararsız bir alışkanlık olarak görmemesi gerekiyor. Kanser riski kişiden kişiye değişebileceği için kişisel sağlık durumu ve risk faktörleri konusunda doktor değerlendirmesi de önem taşıyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/alkol-ve-kanser-iliskisi-yenid_1788633734_UkLMXN.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Alkol ve kanser ilişkisi yeniden gündemde! Günde sadece bir kadeh bile riski artırabiliyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/alkol-ve-kanser-iliskisi-yenid_1788633734_UkLMXN.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Market alışverişinde fiş alanlar dikkat! Sağlık açısından ciddi risk taşıyabilir]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/market-alisverisinde-fis-alanlar-dikkat-saglik-acisindan-ciddi-risk-tasiyabilir/260/</link>
            <description><![CDATA[Market, mağaza ve restoran alışverişlerinin ardından kasada verilen fişlerle ilgili dikkat çeken bir uyarı gündeme geldi. Mürekkepsiz şekilde basılan termal fişlerin önemli bir bölümünde bisfenol türü kimyasalların bulunabildiği belirtilirken, bu maddelerin cilt yoluyla vücuda geçebileceği ifade ediliyor. Uzmanlar özellikle fişlere sık temas eden kişilerin daha dikkatli olması gerektiğine dikkat çekiyor.]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/market-alisverisinde-fis-alanlar-dikkat-saglik-acisindan-ciddi-risk-tasiyabilir/260/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 21:34:25 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Günlük yaşamda neredeyse her alışverişin ardından elimize aldığımız fişler, çoğu zaman yalnızca ödeme belgesi olarak görülüyor. Ancak termal baskı teknolojisiyle hazırlanan bu kağıtların yapısında kullanılan bazı kimyasallar, son yıllarda sağlık ve çevre açısından tartışma konusu oluyor. Özellikle market alışverişlerinde gün boyunca çok sayıda fişe temas eden kişilerin bu konuda daha bilinçli davranması öneriliyor.</p>Termal fişlerin büyük bölümünde kimyasal kaplama bulunuyor<p>Günümüzde market ve mağazalarda kullanılan fişlerin önemli bir kısmı termal kağıda basılıyor. Bu yöntemde klasik mürekkep kullanılmadan, ısıyla reaksiyona giren özel bir kaplama sayesinde yazılar kağıt üzerinde ortaya çıkıyor. Bu kaplamada ise bisfenol A (BPA) ve bisfenol S (BPS) gibi kimyasallar kullanılabiliyor.</p><p>Yapılan araştırmalarda incelenen perakende fişlerinin yüzde 93&#39;ünün BPA veya BPS içeren termal kaplamalara sahip olduğu belirlendi. Bu durum, gün içerisinde sık sık fişlere dokunan tüketiciler kadar kasiyerler ve satış personeli açısından da maruziyet konusunu gündeme getiriyor.</p>Fişlerdeki maddeler cilt yoluyla vücuda geçebiliyor<p>Termal fişlerle ilgili en önemli tartışma, kağıdın üzerindeki kimyasalların elle temas sonrasında cilde geçebilmesi. Özellikle fişin uzun süre elde tutulması veya tekrar tekrar ellenmesi, temas yoluyla maruziyet ihtimalini artırabiliyor.</p><p>BPA ve BPS, endokrin sistem üzerinde etkileri araştırılan kimyasallar arasında bulunuyor. Bu nedenle uzmanlar, gereksiz yere fişleri uzun süre elde tutmaktan kaçınılmasını ve alışveriş sonrasında ellerin temizlenmesine dikkat edilmesini öneriyor. Özellikle yemek yemeden veya yiyeceklere dokunmadan önce el temizliği önem taşıyor.</p>Market çalışanlarının maruziyeti daha yüksek olabilir<p>Tüketiciler fişlerle genellikle kısa süreli temas ederken, market ve mağaza çalışanları gün boyunca yüzlerce hatta binlerce fişi ellerinden geçirebiliyor. Bu nedenle kasada çalışan kişiler açısından termal kağıtlara sürekli temas daha önemli bir maruziyet kaynağı oluşturabiliyor.</p><p>Fişleri sürekli elleyen çalışanların mümkün olduğunca gereksiz temastan kaçınması, iş sırasında hijyen kurallarına dikkat etmesi ve özellikle yemek öncesinde ellerini yıkaması öneriliyor. Böylece kimyasalların elden yiyeceklere veya ağız yoluyla vücuda taşınma ihtimali azaltılabilir.</p>Fişleri geri dönüşüm kutusuna atmak da doğru olmayabilir<p>Termal fişlerle ilgili dikkat edilmesi gereken bir diğer konu ise atık yönetimi. Normal kağıt gibi görünen termal fişlerin içerisinde bulunan kimyasallar nedeniyle geri dönüşüm sürecine dahil edilmesi önerilmiyor.</p><p>Bu nedenle kullanılmış termal fişlerin kağıt geri dönüşüm kutularına atılması yerine evsel atıklarla birlikte değerlendirilmesi tavsiye ediliyor. Özellikle çok sayıda fişin biriktirilmesi ve diğer kağıt atıklarıyla karıştırılması, geri dönüşüm zincirinde kimyasal bulaşma riskini artırabiliyor.</p>Fişleri tamamen almamak çözüm değil<p>Burada önemli bir ayrım bulunuyor. Uyarıların amacı tüketicilerin alışveriş sonrasında fiş almamasını önermek değil, fişlerle gereksiz ve uzun süreli teması azaltmak. Fiş, alışverişin kanıtı olması, ürün değişimi veya iade işlemleri ve tüketici haklarının kullanılması açısından önemli bir belge olmayı sürdürüyor.</p><p>Bu nedenle fişin alınması ve saklanması gereken durumlarda, belgeyi uzun süre elde tutmamak ve işlem tamamlandıktan sonra uygun şekilde muhafaza etmek daha doğru bir yaklaşım olarak öne çıkıyor. Özellikle yiyecek alışverişlerinde fiş ile gıda ürünlerinin doğrudan temas etmemesine dikkat edilmesi gerekiyor.</p>Günlük hayatta basit önlemler yeterli olabilir<p>Termal fişlerle temas tamamen kaçınılması gereken bir durum olarak değerlendirilmemeli. Ancak günlük hayatta alınabilecek basit önlemlerle gereksiz maruziyet azaltılabilir. Fişleri gereksiz yere buruşturmamak veya uzun süre elde tutmamak, alışveriş sonrasında elleri yıkamak ve fişleri yiyeceklerden uzak tutmak bunların başında geliyor.</p><p>Özellikle kasiyerler gibi termal fişlerle sürekli çalışan kişilerin el hijyenine daha fazla dikkat etmesi önem taşıyor. Uzmanların uyarıları, fişlerin kendisinden çok içeriğindeki kimyasallarla uzun süreli ve tekrarlayan temasın azaltılması gerektiğine işaret ediyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/market-alisverisinde-fis-alanl_1788633264_EqsbyU.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Market alışverişinde fiş alanlar dikkat! Sağlık açısından ciddi risk taşıyabilir ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/market-alisverisinde-fis-alanl_1788633264_EqsbyU.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Çocuklarda miyopi alarmı: 2050’de dünyanın yarısı risk altında]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/cocuklarda-miyopi-alarmi-2050-de-dunyanin-yarisi-risk-altinda/157/</link>
            <description><![CDATA[Ege Üniversitesi uzmanları, çocuklukta artan miyopinin erken başlaması halinde ilerleyen yaşlarda ciddi görme kayıplarına yol açabileceğini açıkladı. Uzmanlara göre miyopi dünya genelinde yüzde 30 düzeyinde. Artış sürerse 2050’de nüfusun yaklaşık yarısının miyop olması bekleniyor. Çocukların günde en az 1,5 saat açık havada bulunması, uzun süreli ekran kullanımından kaçınması ve düzenli göz muayenesi öneriliyor.]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/cocuklarda-miyopi-alarmi-2050-de-dunyanin-yarisi-risk-altinda/157/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 11:05:09 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Çocukluk çağında giderek daha sık görülen miyopi için Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi uzmanlarından dikkat çeken bir uyarı geldi. Uzmanlar, modern yaşam alışkanlıklarıyla birlikte yaygınlaşan miyopinin yalnızca gözlük numarası artışı olarak görülmemesi gerektiğini, erken yaşta başlayan vakaların ilerleyen yıllarda ciddi görme kaybı riskini artırabileceğini bildirdi.</p><p>Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Elif Demirkılınç Biler ile Dr. Öğr. Üyesi Zeynep Akgün, özellikle çocuklarda artan miyopi vakalarının önemli bir halk sağlığı sorununa dönüştüğünü belirtti.</p>2050&#39;DE DÜNYA NÜFUSUNUN YARISI MİYOP OLABİLİR<p>Uluslararası Miyopi Enstitüsü&#39;nün verilerini değerlendiren Doç. Dr. Elif Demirkılınç Biler, günümüzde dünya genelinde miyopi sıklığının yaklaşık yüzde 30 seviyesinde olduğunu söyledi.</p><p>Mevcut artış eğiliminin devam etmesi halinde 2050 yılına gelindiğinde dünya nüfusunun yaklaşık yarısının miyop olabileceğinin öngörüldüğünü aktaran Biler, hastalığın başlama yaşının kritik önem taşıdığına dikkat çekti.</p><p>Miyopinin ne kadar erken yaşta başlarsa ilerleme süresinin de o kadar uzadığına işaret eden Biler, bunun çocukların ilerleyen yıllarda yüksek miyopi grubuna girme riskini artırdığını belirtti.</p>YÜKSEK MİYOPİ CİDDİ GÖZ HASTALIKLARINA ZEMİN HAZIRLAYABİLİR<p>Miyopinin yalnızca gözlük derecesinin yükselmesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Biler, özellikle yüksek miyopinin ileri yaşlarda farklı göz hastalıkları açısından risk oluşturduğunu ifade etti.</p><p>Yüksek miyopinin miyopik makülopati, retina dekolmanı ve glokom gibi görme yetisini doğrudan tehdit edebilen kronik hastalıklarla ilişkili olabileceğini belirten Biler, çocukluk çağında miyopinin ilerlemesini yavaşlatmanın büyük önem taşıdığını kaydetti.</p>ÇOCUKLAR GÜNDE EN AZ 1,5 SAAT AÇIK HAVADA OLMALI<p>Dr. Öğr. Üyesi Zeynep Akgün ise çocukların göz sağlığını korumak için günlük yaşam alışkanlıklarının düzenlenmesi gerektiğini söyledi. Akgün, çocukların günde en az 1,5 saat açık havada zaman geçirmesini önerdi.</p><p>Uzun süre kesintisiz yakın çalışmadan, özellikle telefon ve tablet ekranlarına uzun süre bakmaktan kaçınılması gerektiğini belirten Akgün, çalışma ortamında yeterli aydınlatmanın sağlanması ve uygun çalışma mesafesinin korunmasının da önemli olduğunu ifade etti.</p>DÜZENLİ GÖZ MUAYENESİ İHMAL EDİLMEMELİ<p>Uzmanlar, miyopinin erken dönemde tespit edilmesi ve ilerleme hızının takip edilmesi açısından düzenli göz muayenesinin önemine dikkat çekti.</p><p>Akgün, gerekli durumlarda hekim önerisiyle uygulanabilecek kanıta dayalı miyopi kontrol yöntemleri ile özel miyopi kontrol camlarının hastalığın ilerlemesini yavaşlatabildiğini ve ileri yaşlarda ortaya çıkabilecek risklerin azaltılmasına katkı sağladığını belirtti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/cocuklarda-miyopi-alarmi-2050-_1788422708_05l4jV.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Çocuklarda miyopi alarmı: 2050’de dünyanın yarısı risk altında ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/cocuklarda-miyopi-alarmi-2050-_1788422708_05l4jV.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[İzmir’de sağlık desteği genişledi: 30 ilçede çalışma yürütüldü]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/izmir-de-saglik-destegi-genisledi-30-ilcede-calisma-yurutuldu/103/</link>
            <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, 2026’nın ilk sekiz ayında 30 ilçede sağlık eğitimleri, danışmanlık ve kontrollerle binlerce yurttaşa ulaştı. Sağlık eğitimlerine 13 binden fazla kişi katılırken, yaklaşık 3 bin yurttaş ağız ve diş sağlığı kontrollerinden yararlandı]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/izmir-de-saglik-destegi-genisledi-30-ilcede-calisma-yurutuldu/103/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 09:58:32 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, 2026 yılının ilk sekiz ayında 30 ilçede yürüttüğü koruyucu ve önleyici sağlık hizmetleriyle binlerce yurttaşa ulaştı. Sağlık eğitimlerine 13 binden fazla kişi katılırken, yaklaşık 3 bin kişi ağız ve diş sağlığı kontrollerinden yararlandı. Psikolojik destek, beslenme danışmanlığı, erken çocukluk hizmetleri ve aktif yaşam programları da yıl boyunca sürdürüldü.</p><p>3-9 Eylül Halk Sağlığı Haftası kapsamında açıklanan verilere göre çalışmalar; sağlık eğitimlerinden erken çocukluk dönemine, ileri yaştan kadın ve üreme sağlığına, psikolojik destekten aktif yaşama kadar geniş bir alanı kapsadı.</p>13 BİNDEN FAZLA KİŞİ SAĞLIK EĞİTİMLERİNE KATILDI<p>Yılın ilk sekiz ayında 30 ilçede düzenlenen koruyucu sağlık, aktif yaşam, ağız ve diş sağlığı, ilk yardım, tek sağlık ve ruh sağlığı eğitimlerine 13 binden fazla yurttaş katıldı.</p><p>Ağız ve diş sağlığı kapsamında 21 ilçede gerçekleştirilen kontrollerden yaklaşık 3 bin kişi yararlandı. İki merkezde sürdürülen Üçüncü Yaş Üniversitesi kapsamında 61 eğitim oturumu düzenlenirken, ileri yaş saha eğitimleriyle de 3 binden fazla kişiye ulaşıldı.</p>İZMİR95 İLE AİLELERE REHBERLİK DESTEĞİ<p>Erken çocukluk dönemine yönelik İzmir95 Projesi kapsamında ebeveyn ve çocukların gelişimini destekleyen çalışmalar sürdürüldü. 0-12 Ay Ev Ziyareti Temelli Ebeveyn Rehberliği hizmetinden 3 bin 245 kişi yararlandı.</p><p>13-36 aylık çocuklar ve ailelerine yönelik merkez ve ev temelli çalışmalarda 200&#39;ün üzerinde kişiye ulaşıldı. Temel Mesajlar Atölyesi&#39;nden 1308, Emzirme Danışmanlığı hizmetinden 705 kişi yararlandı. Ana ve çocuk sağlığı konusunda 22 seminer düzenlenirken, proje kapsamında 134 saha çalışması gerçekleştirildi.</p>İZSEM SAYISI BEŞE YÜKSELDİ<p>İzmir Sağlık ve Esenlik Merkezlerinin sayısı 2026 yılında beşe yükseldi. Küçükçiğli, Nergiz, Alsancak, Konak ve Yurtoğlu İZSEM&#39;lerinde psikolojik danışmanlık, beslenme ve diyet danışmanlığı, kadın ve üreme sağlığı, fizyoterapi ve aktif yaşam programları ücretsiz olarak sunuluyor.</p><p>Merkezlerle yurttaşların sağlık hizmetlerine daha kolay ulaşması ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının günlük hayata taşınması hedefleniyor.</p>388 KİŞİ ÜCRETSİZ VE ANONİM TEST HİZMETİ ALDI<p>Gönüllü Danışmanlık ve Test Merkezi sayısı da ikiye çıkarıldı. Konak Center&#39;ın ardından haziran ayında Çiğli İZSEM&#39;de ikinci merkez hizmet vermeye başladı.</p><p>Temmuz ayı sonuna kadar 388 kişiye test uygulandı. Merkezlerde HIV, Hepatit B, Hepatit C ve sifiliz için ücretsiz ve anonim test hizmeti verilirken, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara ilişkin danışmanlık da sağlanıyor.</p>PSİKOLOJİK DESTEK VE BESLENME DANIŞMANLIĞI SÜRÜYOR<p>Psikolojik Destek Birimlerine yılın ilk sekiz ayında yaklaşık 2 bin kişi başvurdu. Beslenme ve Diyet Danışmanlığı Birimlerinden de yaklaşık 2 bin kişi yararlandı.</p><p>Kadın ve üreme sağlığı alanında bireysel danışmanlık, birebir görüşmeler, grup eğitimleri ve farkındalık çalışmaları düzenlendi. Çiğli İZSEM, Yurtoğlu İZSEM, Nergiz İZSEM, Macera Parkı ve Ktip Çelebi Gençlik Merkezi&#39;nde gerçekleştirilen fizyoterapi, pilates ve yoga etkinliklerinden yılın ilk yedi ayında binden fazla kişi yararlandı.</p>SAĞLIKLI YAŞ ALMA MERKEZİNİN 945 AKTİF ÜYESİ VAR<p>Sağlıklı Yaş Alma Merkezi, ileri yaştaki yurttaşların aktif ve sosyal bir yaşam sürmesine yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Merkezde İngilizce, drama, Türk Halk Müziği, Türk Sanat Müziği, ritim, spor, satranç, resim, çini, tango ve takı tasarımı gibi kurslar düzenleniyor.</p><p>Merkezin 945 aktif üyesi bulunurken, Alzheimer ve Demans Merkezi ise 10 aktif üyeyle çalışmalarına devam ediyor.</p>SAĞLIK GÖNÜLLÜLERİ SAHADA<p>Üniversite öğrencileri ve mezunları ile 60 yaş ve üzerindeki yurttaşların katıldığı Sağlık Gönüllüleri Projesi kapsamında saha çalışmaları yürütüldü. Proje kapsamında Sağlık Gönüllülüğü Çalıştayı da gerçekleştirildi.</p>KURUMLARLA ORTAK ÇALIŞMALAR YÜRÜTÜLÜYOR<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, koruyucu sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi amacıyla farklı kurumlarla iş birliklerini sürdürüyor.</p><p>Bu kapsamda Ege Geriatri Derneği, Türkiye Alzheimer Derneği, İzmir Psikodrama Derneği, Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı, İzmir Diş Hekimleri Odası, Türk Böbrek Vakfı, İzmir Geriatri Diyetisyenliği Derneği ve İzmir Ktip Çelebi Üniversitesi ile ortak çalışmalar yürütülmesine yönelik hizmet protokolleri imzalandı. </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/izmir-de-saglik-destegi-genisl_1788332311_4Pf1Lx.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ İzmir’de sağlık desteği genişledi: 30 ilçede çalışma yürütüldü ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/izmir-de-saglik-destegi-genisl_1788332311_4Pf1Lx.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Çilek bacak neden olur, nasıl azalır? Dermatologdan bakım önerileri]]></title>
            <link>https://www.izmirgaste.com/cilek-bacak-neden-olur-nasil-azalir-dermatologdan-bakim-onerileri/59/</link>
            <description><![CDATA[Dermatoloji Uzmanı Cüneyt Soyal, çilek bacak görünümünde rastgele peeling kullanımının cilde zarar verebileceğini, bakımın kişiye özel olması gerektiğini söyledi.]]></description>
            <guid>https://www.izmirgaste.com/cilek-bacak-neden-olur-nasil-azalir-dermatologdan-bakim-onerileri/59/</guid>
            <category domain="https://www.izmirgaste.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 12:46:09 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p class='PDq2pG_selectionAnchorContainer' data-start='857' data-end='1335'>İzmir&#39;de Dermatoloji Uzmanı Dr. Cüneyt Soyal, özellikle kol ve bacaklarda noktasal kabarıklıklarla görülen ve halk arasında çilek bacak ya da tavuk derisi olarak bilinen keratozis pilaris konusunda uyarılarda bulundu. Genellikle sağlık açısından ciddi bir sorun oluşturmayan görünümün tamamen ortadan kaldırılmasından çok, doğru ve düzenli bakımla azaltılmasının hedeflendiğini belirten Soyal, bilinçsiz peeling ve bakım ürünlerinin cilt bariyerine zarar verebileceğini söyledi.</p><p data-start='1337' data-end='1694'>Keratozis pilaris, özellikle kol ve bacakların dış yüzlerinde gözeneklerde oluşan küçük kabarıklıklar ve çevresindeki hafif kızarıklıklarla kendini gösteriyor. Medicana International İzmir Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Cüneyt Soyal, durumun normal bir deri varyasyonu olarak kabul edildiğini ancak bazı kişilerde daha belirgin görülebildiğini ifade etti.</p>ÇİLEK BACAK KİMLERDE DAHA SIK GÖRÜLEBİLİYOR?<p data-start='1746' data-end='2017'>Keratozis pilarisin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Soyal, alerjik bünyeye sahip kişilerde, cilt kuruluğu yaşayanlarda, beslenme bozukluğu bulunanlarda, atopik egzama veya şeker hastalığı olanlarda ve yoğun güneşe maruz kalanlarda daha sık görülebildiğini söyledi.</p><p data-start='2019' data-end='2167'>Görünümün özellikle yaz aylarında belirginleşebildiğine dikkat çeken Soyal, güneş ışığının keratozis pilarisin görünümünü artırabileceğini kaydetti.</p>RASTGELE PEELİNG KULLANIMINA DİKKAT<p data-start='2210' data-end='2461'>Çilek bacak görünümünü azaltmak isteyenlerin evde peeling ve benzeri uygulamalara yöneldiğini belirten Soyal, doğru kullanılan ürünlerin görünümün hafiflemesine katkı sağlayabileceğini ancak aşırı uygulamanın ciltte hasara yol açabileceğini vurguladı.</p><p data-start='2463' data-end='2715'>Soyal, 'Her bireyin cilt yapısı ve rahatsızlıkların şiddeti farklıdır. Bu nedenle marketten rastgele alınan bir ürünü kullanmak yerine, hangi uygulamanın hangi sıklıkta yapılacağının bir dermatoloji uzmanı tarafından belirlenmesi daha doğru olur' dedi.</p><p data-start='2717' data-end='2981'>Bakımın yalnızca dışarıdan uygulanan ürünlerle sınırlı tutulmaması gerektiğini ifade eden Soyal, eşlik eden sağlık sorunlarının değerlendirilmesi, yaşam alışkanlıklarının gözden geçirilmesi ve varsa beslenme bozukluklarının düzeltilmesinin önem taşıdığını aktardı.</p>PEELİNG GÖRÜNÜMÜ AZALTABİLİR AMA TAMAMEN YOK ETMEZ<p data-start='3039' data-end='3234'>Cilt üzerinde yüzeysel peeling etkisi oluşturan bazı ürünlerin keratozis pilarisin görünümünü azaltabildiğini belirten Soyal, bu uygulamaların sorunu tamamen ortadan kaldırmadığının altını çizdi.</p><p data-start='3236' data-end='3387'>Ürün seçiminin kişinin cilt yapısına göre yapılması gerektiğini vurgulayan Soyal, kullanım sıklığının da kontrol altında tutulması gerektiğini söyledi.</p>TIRAŞ VE AĞDA ÇİLEK BACAK NEDENİ DEĞİL<p data-start='3433' data-end='3663'>Çilek bacak görünümünün çoğu zaman tıraş, ağda veya başka epilasyon yöntemleriyle ilişkilendirildiğini belirten Soyal, keratozis pilarisin kıllarla veya seçilen epilasyon yöntemiyle doğrudan bağlantısının bulunmadığını ifade etti.</p><p data-start='3665' data-end='3816'>Soyal, 'Kıl mevcudiyetiyle bağlantılı olmadığı için lazer epilasyon işleminin de keratozis pilaris üzerinde doğrudan bir etkisi bulunmaz' diye konuştu.</p>ALTA YATAN BİR HASTALIK OLUP OLMADIĞI ARAŞTIRILIYOR<p data-start='3875' data-end='4042'>Keratozis pilarisin çoğunlukla normal bir deri varyasyonu olduğunu belirten Soyal, nadiren bazı deri hastalıkları veya sendromlarla birlikte görülebileceğini kaydetti.</p><p data-start='4044' data-end='4303'>Dermatoloji muayenesinde öncelikle görünümün başka bir hastalığa bağlı olup olmadığının değerlendirildiğini söyleyen Soyal, kliniklerde genellikle radikal tedaviler yerine kişinin uzun süre evde sürdürebileceği bakım programlarının tercih edildiğini belirtti.</p>EN BELİRGİN DÖNEM ERGENLİK YILLARI<p data-start='4345' data-end='4557'>Keratozis pilarisin uzun süreli bir seyir gösterebildiğini aktaran Soyal, ilk bulguların çoğunlukla çocukluk döneminde ortaya çıktığını, görünümün en belirgin olduğu dönemin ise ergenlik yılları olduğunu söyledi.</p><p data-start='4559' data-end='4745'>Yaş ilerledikçe kabarıklıkların sayısı ve şiddetinin azalabileceğini ifade eden Soyal, buna karşılık güneşe maruz kalmanın özellikle yaz aylarında görünümü artırabileceğine dikkat çekti.</p>DÜZENLİ BAKIMLA BİR İKİ AYDA İYİLEŞME GÖRÜLEBİLİR<p data-start='4802' data-end='4968'>Anlık çözümler yerine düzenli bakımın önem taşıdığını vurgulayan Soyal, kişiye uygun uygulamalarla bir iki ay içerisinde görünümde iyileşme sağlanabileceğini söyledi.</p><p data-start='4970' data-end='5214' data-is-last-node='' data-is-only-node=''>Elde edilen sonucun korunabilmesi için bakımın devam ettirilmesi gerektiğini belirten Soyal, düzenli nemlendirici kullanımını, kişiye uygun bakım ürünlerinin yeterli sıklıkta uygulanmasını, güneşten etkin korunmayı ve dengeli beslenmeyi önerdi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.izmirgaste.com/c/100/1280x720/s/dosya/haber/cilek-bacak-neden-olur-nasil-a_1788255968_pbReNW.webp" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Çilek bacak neden olur, nasıl azalır? Dermatologdan bakım önerileri ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.izmirgaste.com/c/100/370x208/s/dosya/haber/cilek-bacak-neden-olur-nasil-a_1788255968_pbReNW.webp"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ İzmir Gaste ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>İzmir Gaste</dc:creator>
        </item>
    </channel>
</rss>