İzmir'de atık midye kabuklarından resif: İlk sakin ahtapot oldu
Atık midye kabuklarından üretilen yapay resiflerden birine ahtapot yerleşti. Telgraf Koyu'nda 35 yeni resif daha denize indirilecek.
İzmir'de atık midye kabuklarının deniz canlıları için yaşam alanına dönüştürüldüğü projede dikkat çeken ilk sonuç ortaya çıktı. Seferihisar'ın Sığacık Mahallesi'ndeki Telgraf Koyu'na yerleştirilen yapay resiflerden birinin yuvasına ahtapot yerleşti. Yaklaşık 3 ton atık midye kabuğundan üretilen 4 prototipte balık ve alg oluşumunun da gözlenmesi üzerine bölgeye 35 yeni resif daha yerleştirilmesi planlandı.
Projeyi geliştiren dalış eğitmeni, endüstriyel tasarımcı ve girişimci Nermin Sena Özger, midye dolma işletmeleri ile ihracat firmalarının işleme tesislerinden çıkan kabukları toplayarak ileri dönüşüm sürecine aldı. Üretilen ilk resifler İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZDENİZ AŞ tarafından satın alınarak Telgraf Koyu'nda denize yerleştirildi.
3 TON MİDYE KABUĞU YAPAY RESİFE DÖNÜŞTÜ
Özger, yapay resif tasarımı üzerine yürüttüğü akademik çalışmalar sırasında atık midye kabuklarının suya dayanıklı bir malzemeye dönüştürülebileceği fikrine yoğunlaştı. TÜBİTAK Bireysel Genç Girişim Programı desteğiyle ilk aşamada yaklaşık 3 ton midye kabuğu ileri dönüştürüldü ve 4 yapay resif prototipi üretildi.
Projenin temel amacı, deniz canlılarının kullanabileceği yeni yaşam alanları oluştururken aynı zamanda önemli miktarda organik atığın yeniden değerlendirilmesini sağlamak.
EGE'DE AYDA 40 TONDAN FAZLA KABUK ATIK OLUYOR
Özger'in verdiği bilgiye göre Ege Bölgesi'nde ayda 40 tondan fazla midye kabuğunun çöpe gittiği öngörülüyor. Projeyle bu atıkların azaltılması ve yeniden deniz ekosistemine kazandırılması hedefleniyor.
Atıkların yapay resiflere dönüştürülmesiyle yalnızca çevresel yükün azaltılması değil, aynı zamanda dalış turizmi ve su altı fotoğrafçılığı açısından yeni cazibe alanlarının oluşturulması da amaçlanıyor.
BETON RESİFLERE GÖRE YAŞAM DAHA HIZLI BAŞLADI
Yapay resiflerin belirli aralıklarla yapılan kontrol dalışlarında deniz yaşamıyla etkileşimi takip ediliyor. Özger, midye kabuğundan üretilen prototiplerde alg oluşumunun beton resiflere göre daha hızlı başladığını gözlemlediklerini belirtti.
Algların resiflerin yüzeyini kaplamaya başlamasıyla birlikte küçük deniz canlılarının da bölgeye yöneldiği görüldü. Karagöz, Gün ve Gelin balıklarının resifleri korunma ve sığınma alanı olarak kullandığı tespit edildi.
İLK SAKİN AHTAPOT OLDU
Son kontrol dalışında projenin en dikkat çekici görüntüsüyle karşılaşıldı. Yapay resiflerden birinin yuvasında bir ahtapot bulundu.
Nermin Sena Özger, gözlemin proje açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek, ahtapotun yalnızca resifin içine girmediğini, bulunduğu alanı düzenlediğini ve oraya yerleştiğine ilişkin izler bıraktığını söyledi.
Özger, "İlk defa yaptığımız prototiplerin yuvalarından birinde ahtapot gördük. Bu bizim için tarihi bir dönüm noktası. Orayı hem süslemişti hem de gerçekten oraya yerleştiğini gösteren emareler vardı" ifadelerini kullandı.
TELGRAF KOYU'NA 35 YENİ RESİF GELECEK
İlk prototiplerden alınan sonuçların ardından proje TÜBİTAK 1707 Siparişe Dayalı Ar-Ge Projesi kapsamında genişletilecek. Çalışma kapsamında Telgraf Koyu'na 35 yeni yapay resif daha yerleştirilmesi planlanıyor.
Yeni resiflerle atık midye kabuklarının daha büyük ölçekte değerlendirilmesi, deniz canlıları için yeni yaşam alanları oluşturulması ve bölgenin dalgıçlar ile su altı fotoğrafçıları açısından cazibe noktasına dönüştürülmesi hedefleniyor.
Bakmadan Geçme

