- Haberler
- Siyaset
- İzmir Barosu 'siyasallaştı' eleştirilerine Öktem'den yanıt: 'Biz bu siyaseti yapmaya devam edeceğiz'
İzmir Barosu 'siyasallaştı' eleştirilerine Öktem'den yanıt: 'Biz bu siyaseti yapmaya devam edeceğiz'
İzmir Barosu Olağan Genel Kurulu'nda açıklamalarda bulunan başkan adayı Emre Öktem, 'Biz avukatlar bu ülkeni yurttaşıyız. Bu ülkedeki yurttaşın yaşadığı sorunlardan farklı değil sorunlarımız. Siz bu sorunlara siyaset yapmak diyorsanız kusura bakamayın biz bu siyaseti yapmaya devam edeceğiz' dedi.
Hayriye Gülperi TİBİN – İzmir Barosu Olağan Genel Kurul’u gerçekleştiriliyor. Eleştiriler ve değerlendirmelerin paylaşılması ile bütçe kararnamesinin oylanması sonrasında adayların konuşmalarına geçildi. İzmir Barosu başkanlığı için yarışan dört adaydan biri olan ve Çağdaş Avukatlar Grubu Adına başkan adayı olan Emre Öktem, açıklamalarda bulundu. Mevcut dönemde avukatların gördüğü baskılara değinen Öktem, İzmir Barosu’na ilişkin de konuştu. İzmir Barosu’nun çağdaş bir baro olduğunu ifade eden Öktem, “İzmir Barosu Türkiye’nin öncü barosu. Ne dediği merak edilen, dinlenen ve söyledikleri haber haline getirilen bir baro. İzmir Barosu ne İstanbul ne Ankara barosudur. Ne de herhangi bir baroya emsal olarak gösterilebilir. İzmir Barosu çağdaş bir barodur. Bir başka barıda yapılan bir şeyi emsal göstermek saygısızlıktır” diye konuştu.
Biz bu kolaycılığa kaçmayacağız
Öktem, konuşmasına şöyle devam etti:
“Bizim güzel ülkemizde siyasal karanlığın içinden geçerken nice avukat müvekkilinin yanından ayrılmadığı için işkence gördü katledildi. Onlar bir insanın savunma hakkının korurken eşitliği ve özgürlüğü de savunan arkadaşlardı.
Her gün adliyede karşılaştığımız, stajından tanıdığımız genç arkadaşlarımız geleceksizlikle mücadele ediyor. Bu ağır yükün altında derin bir çaresizlik yaşayan meslektaşlarımız var. Genç meslektaşlarımızı intihar nedeniyle kaybetmek ne yazık ki artık vakayı adliyeden sayılır oldu. Bu kayıplara alışmayı elbette reddediyoruz. Meslektaşlarımızı kuşatan çaresizliği anlamak, bu çaresizliği derinleştiren koşulları değiştirmek zorundayız. Düşük ücretler, düzensiz gelirler mesleğe büyük umutlarla başlayan avukatların önüne daha ilk günde ağır bir geçim yükü koyuyor. Avukat yaptığı işin karşılığını ne zaman alacağını bilemediği zaman hayatını nasıl planlayacağını bilemiyor. Günün tamamının işe yayıldığı zamanlar geçiriyoruz. Ne yazık ki avukata yönelik şiddet mesleğin bir parçası gibi normalleştirilmeye çalışılıyor. Bugün bu kürsüden genç avukatların sorunları, ekonomik sıkıntılar ve avukat intiharlarıyla ilgili çok söz söylendi. Yönetimimiz de eleştirildi. Yaptıklarımızın da eksiklerimizin de hesabını vermek bizim sorumluluğumuzdur. Biz 8 senedir İzmir Barosu’nu yönetiyoruz, bunda sonra a yöneteceğiz. Eleştirileri de aldık başımıza koyduk. Ancak bütün sorumluluğu baroya yüklemek bu sorunları doğuran siyasal tercihleri görünmez kılar. Biz bu kolaycılığa kaçmayacağız. Sizi de kaçmamaya davet ediyoruz.”
Kusura bakmayın, bu siyaseti yapmaya devam edeceğiz
İzmir Barosu’nun siyasallaştığı yönündeki eleştirilere değinen Öktem, şunları kaydetti:
“8 senelik çağdaş avukatlar döneminde avukatın refahını mesleki dayanışmayı demokratik hukuk devleti mücadelesinden hiç ayırmadık. Çünkü avukatın yoksullaşması, mesleğin değersizleştirilmesi, hukuk eğitiminin niteliksizleştirilmesi siyasetten bağımsız bir şey değildir. Bugün söylenmesi gereken en önemli söz baro siyasallaştı. Baro yalnızca avukatın meslek sorunlarıyla ilgilensin diyenlerin temel bir yanılgısı vardır. Çünkü avukatın emeğinin karşılığını alıp almayacağını belirleyen tercihlerin tümü siyasaldır. Bunların karşısında sessiz kalmamızı istemek düzene itiraz etmememizi istemektir. Savunmanın sözünün değersizleştirildiği, müvekkilleriyle görüşemediği bir yerde avukatın ekonomik durumunun aşındırılacağı da karşılıksızdır. Biz avukatlar bu ülkeni yurttaşıyız. Bu ülkedeki yurttaşın yaşadığı sorunlardan farklı değil sorunlarımız. Siz bu sorunlara siyaset yapmak diyorsanız kusura bakamayın biz bu siyaseti yapmaya devam edeceğiz. İnsan onurunu pazarlık konusu yapmayacağız. Nefretin karşısında İzmir Barosu duracak.”
Bu dil baskının dilidir
Öktem, açıklamasını tamamlarken, “Bugün İzmir Barosu’nun önceliği pul diyenlere sesleniyorum. Sizi de bu işbirlikçi dilinizi de çok iyi tanıyorum. Bu dil baskının, ayrımcılığın, nefretin, faşizmin dilidir. İzmir Barosu’na böyle bir dil kullandıramayacaksınız. Savunmanın bağımsızlığından tek bir adım geri atmayacağız. Tutsak olan tüm meslektaşlarıma selamlarımı iletiyorum. Yaşasın adalet, yaşasın İzmir Barosu” diye konuştu.
Bakmadan Geçme