Ekonomist Murat Özsoy'dan korkutan 2027 uyarısı: İflaslar ve borçlar artacak!
Ekonomist Murat Özsoy, artan kredi kartı borçları, iflaslar ve konkordatolara dikkat çekti. 2027'de hızlı bir ekonomik iyileşme beklemediğini söyledi.
Haberin Özeti
- • Ekonomist Murat Özsoy, 2027 yılında ekonomik koşulların kısa sürede düzelmesini beklemediğini söyledi.
- • İflaslar, konkordatolar ve kredi kartı borçlarındaki artışa dikkat çekti.
- • Karşılıksız çeklerin payının geçen yılın iki katına çıktığını öne sürdü.
- • Asgari ücretin dokuz aylık alım gücü kaybına ilişkin DİSK-AR verileri programda ele alındı.
- • Fon krizinde konuşulan 20 milyar dolarlık tutarın vatandaşa olası etkileri değerlendirildi.
Ekonomist Murat Özsoy, Türkiye ekonomisine ilişkin 2027 yılı uyarısında bulundu. İflasların, konkordatoların ve kredi kartı borçlarının arttığını belirten Özsoy, mevcut ekonomik sorunların gelecek yıl da devam edebileceğini söyledi. Sözcü TV'de Simge Fıstıkoğlu'nun sunduğu İyi Ki Hafta Sonu programına konuk olan Özsoy, ekonomik göstergelerde olası bir iyileşmenin vatandaşın günlük yaşamına aynı ölçüde yansımayabileceğine dikkat çekti.
İflaslar, konkordatolar ve kredi kartı borçlarına dikkat çekti
2026 yılının son çeyreği ve 2027 yılına ilişkin beklentilerini değerlendiren Özsoy, işletmelerin ve vatandaşların borç yükündeki artışın önemli bir sorun olduğunu ifade etti.
İflas sayılarının ve konkordatoların arttığını söyleyen Özsoy, kredi kartı borçlarının da yükseldiğini belirtti. Karşılıksız çeklerin bankalara ibraz edilen çekler içindeki payının geçen yılın iki katına çıktığını öne sürdü.
Özsoy, mevcut ekonomik koşulların yeni yıla taşınacağını belirterek 2027'ye geçilmesiyle sorunların kendiliğinden ortadan kalkmasını beklemenin gerçekçi olmayacağını savundu.
Ekonomik verilerde iyileşme görülebileceğini ancak bunun vatandaşın ve işletmelerin yaşadığı sıkıntıların sona erdiği anlamına gelmeyebileceğini ifade etti.
2027'de ekonomik rahatlama olacak mı?
Programda 2027'nin ekonomik açıdan 2026'dan daha zor geçip geçmeyeceği sorulan Özsoy, yılın son aylarındaki koşulların gelecek yılın görünümünü de etkileyeceğini söyledi.
Özsoy, artan borçluluk, iflaslar ve konkordato süreçleri dikkate alındığında 2027'nin başında hızlı bir toparlanma beklemenin aşırı iyimserlik olacağını değerlendirdi.
Asgari ücretin dokuz aylık kaybı gündeme geldi
Söyleşide ücretlerin enflasyon karşısındaki alım gücü kaybı da ele alındı. Programda aktarılan DİSK-AR hesaplamasına göre asgari ücretin 2026 yılının ilk dokuz ayındaki kaybı 6 bin 828 TL olarak belirtildi.
Özsoy, ücret artışlarının tek başına geçim sıkıntısını ortadan kaldırmayacağını savundu. Enflasyon sorunu çözülmediği sürece çalışanların alım gücündeki iyileşmenin kısa süreli kalabileceğini ifade etti.
2027 yılı için asgari ücret artış oranlarının tartışılmaya başlanacağını söyleyen Özsoy, fiyat artışlarının kontrol altına alınmasının ücretlere yapılacak zam kadar önemli olduğunu vurguladı.
Lahmacun endeksi: Ortalama fiyat 160 TL'ye çıktı
Sözcü TV'deki İyi Ki Hafta Sonu programında, hayat pahalılığını gösteren örneklerden biri olarak “lahmacun endeksi” ele alındı. Programda paylaşılan verilere göre Türkiye genelinde ortalama lahmacun fiyatı Eylül 2026'da 160 TL'ye yükseldi.
Ekonomist Murat Özsoy, fiyat artışlarının yalnızca açıklanan enflasyon oranlarıyla değil, vatandaşın günlük harcamaları üzerinden de değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Ortalama lahmacun fiyatı: 160 TL
Dönem: Eylül 2026
Kapsam: Türkiye geneli
Fon krizinin faturası vatandaşa yansıyabilir mi?
Programın bir diğer gündem maddesi kamuoyunda tartışılan fon krizi oldu. Özsoy, yaklaşık 20 milyar dolar olarak konuşulan tutarın büyüklüğüne dikkat çekerek yatırımcıların zararlarının karşılanması ve kamu kaynağı kullanılmaması hedeflerinin birlikte gerçekleştirilmesinin güç olduğunu savundu.
Fonların tasfiye süreci sonrasında yatırımcıların alacaklarına ilişkin itirazların ve hukuki süreçlerin gündeme gelebileceğini belirten Özsoy, tartışmaların 2027 yılında da devam edebileceğini söyledi.
Olası mali yükün ilerleyen dönemde zam, harç veya başka mali düzenlemeler yoluyla vatandaşlara yansıyabileceğini değerlendiren Özsoy, bu konuda kesinleşmiş bir uygulamadan değil, ihtimallerden söz etti.
Motorin zammının maliyetlere etkisini değerlendirdi
Akaryakıt fiyatlarındaki artışa da değinen Özsoy, motorine yapılan yaklaşık 6 lira 40 kuruşluk zammın ulaşım ve taşımacılık maliyetlerini artırabileceğini belirtti.
Enflasyon oranındaki düşüşün fiyatların gerilediği anlamına gelmediğini ifade eden Özsoy, vatandaşların markette ve pazarda karşılaştığı fiyatlarla açıklanan enflasyon verileri arasındaki ilişkinin doğru değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Özsoy, ekonomik iyileşmenin yalnızca açıklanan oranlarla değil, çalışanların alım gücü ve işletmelerin mali koşulları üzerinden de değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Bakmadan Geçme
