Ege'de pamuk üreticisi tarladan çekiliyor: Ekim alanları yarı yarıya azaldı!
Ege Bölgesi'nde 2026/27 sezonu pamuk rekolte tahmini açıklandı. Pamuk ekim alanlarının bir önceki sezona göre yüzde 47 azalarak 49 bin hektara gerilemesi beklenirken, kütlü pamuk üretiminin 247 bin ton, mahlıç pamuk üretiminin ise 93 bin 755 ton olacağı tahmin edildi. İzmir Ticaret Borsası Meclis Başkanı Bülent Uçak, artan üretim maliyetleri ve yetersiz gelir nedeniyle üreticilerin pamuktan uzaklaştığını belirterek desteklerin artırılması çağrısında bulundu.
GAMZE ESKİKÖY- 2026/27 sezonu Ege Bölgesi pamuk ekili alanlarının belirlenmesi ve ürün rekoltesinin tahmin edilmesine yönelik çalışmalar, İzmir Ticaret Borsası (İTB) koordinatörlüğünde yürütüldü. İzmir Ticaret Odası, Ege İhracatçı Birlikleri, Tariş Pamuk ve Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliği, Aydın Ticaret Borsası, Söke Ticaret Borsası ve Manisa Ticaret Borsası’nın iş birliğiyle gerçekleştirilen çalışmalar, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü ile yapılan protokol kapsamında ve Nazilli Pamuk Araştırma Enstitüsü’nün teknik desteğiyle tamamlandı.
Rekolte tahmin çalışmalarının sonuçları, düzenlenen toplantıda basın mensuplarıyla paylaşıldı. Açıklamayı İTB Meclis Başkanı Bülent Uçak yaptı.
Pamuk üreticisi zarar ediyor: Maliyet 45 liraya dayanacak
Pamuk sektörünün üretimden ihracata kadar birçok alanda maliyet ve rekabet baskısıyla karşı karşıya olduğunu belirten Uçak, tekstil ve konfeksiyon ihracatındaki gerilemeye, istihdam kayıplarına ve üreticinin yaşadığı ekonomik sorunlara dikkat çekti.
Uçak, “Bugün üretici tarlasına girmeden önce iki kere düşünüyor. Tohumun, gübrenin, mazotun, sulamanın, işçiliğin hesabını yapıyor. Hasat sonunda eline ne geçeceğini kestirmeye çalışıyor.
Sanayicimiz bir yandan dünya piyasalarındaki sürdürülebilirlik trendlerine uyum sağlamaya çalışırken, diğer yandan artan maliyetler ve döviz kurlarındaki dezavantajlı duruma rağmen rakipleriyle rekabet etmeye uğraşıyor.
Çırçır işletmeleri de bütün bu koşulların ortasında ayakta kalmanın mücadelesini veriyor.
Kısacası sektörün tüm paydaşları için zor bir süreçten geçtiğimizi söyleyebiliriz.
Tekstil ve konfeksiyon ihracatımızın performansı son yıllarda geriliyor. Nitekim, yılın ilk sekiz ayında 19,2 milyar dolar ihracat gerçekleştiren sektörün yıl sonundaki ihracatının, geçmiş yılların verileri ile bir projeksiyon yaptığımızda 29 milyar dolar seviyesinde olmasını bekliyoruz.
Bu rakam, ihracatta zirve yaptığımız 2022 yılına göre yüzde 15 oranında, daha farklı bir ifade ile 5 milyar dolar değerinde daha az ihracat anlamına geliyor.
Benzer bir gerilemeye sektördeki ücretli çalışan istatistiklerinde de görüyoruz.
Sektörde 2022 yılı Ağustos ayında 1 milyon 260 kişinin ücretli çalışırken, bu rakam ağustos ayında 928 bin kişiye gerilemiş durumda.
Üstelik kapasite kullanım oranları gerilemiş, sanayicilerimizin yurtdışında üretim faaliyetleri de artmış durumda.
Sektörde yaşanan sorunlara rağmen ülkemizin yıllık pamuk tüketimi yaklaşık 1,5 milyon ton seviyesinde.
Geçtiğimiz yıl bu ihtiyacımızın yarısını kendi üretimimizle karşılayabiliyorduk. Bu sezon ise tüketimimizin üçte birinden daha azını üreteceğimizi tahmin ediyoruz.
Dünya ortalamasının iki katı bir verimle üretim yapan üreticimiz pamuk ekiminden vazgeçiyor. Bu tablo bize sorunun tarlada değil, pamuğun ekonomisinde olduğunu söylüyor. İşin gerçeği pamuk üreticimiz son 2-3 sezondur bırakın para kazanmayı, zarar ediyor. Geçtiğimiz yıl. 1 kilo pamuğun üretim maliyeti 35 lira iken, prim ve desteklemeler dahil üreticinin eline geçen ortalama fiyat 28,8 lirada kaldı.
Özetle pamuk üreticisi ürettiği her 1 kilo pamukta 6 lira zarar etti.
Üç sezondur zarar eden bir üreticinin alternatif ürünlere kaçması son derece anlaşılır ve rasyonel bir reflekstir.
Bu sezon ise bölgeye ve verime göre değişmekle birlikte, kütlü pamukta kilogram maliyetinin 40-45 lira arasında olmasını bekliyoruz.
Yeni sezon kütlü pamuk fiyatlarının 38-40 lira olduğu düşünülürse üreticimizin bu sezonda para kazanamayacağını söyleyebiliriz.
Zararına üretim bir sezon sabırla taşınır. Ama ikinci, üçüncü sezonda üretici ekim kararını değiştirir. Bugün yaşadığımız da tam olarak budur.” dedi.
Pamuk desteği için artış çağrısı
Pamuk üretim maliyetleri ile destekleme miktarları arasındaki farkın üreticiyi zorladığını belirten Uçak, 2026 ve 2027 üretim yıllarına ilişkin destek tutarlarını değerlendirdi.
Uçak, “Bu noktada desteklemelere de değinmek istiyorum. 8 Eylül’de Resmî Gazetede yayımlanan kararla pamukta dekar başına 2026 yılı desteği 1.395 liradan 1.652 liraya yükseltildi; 2027 üretim yılı için ise 1.989 lira olarak açıklandı.
2027 yılı desteğin erken açıklanması, sektör olarak yıllardır dile getirdiğimiz bir talepti. Bu adımı önemsiyor, emeği geçenlere teşekkür ediyoruz.
Destek miktarındaki artırımın ise yeterli olmadığını düşünüyoruz.
Dekarda 500 kilogramlık bir kütlü verimi hesabıyla destek miktarı kilogram başına 3,3 liraya karşılık geliyor.
Açık konuşmak gerekirse, 45 liraya yaklaşan maliyet karşısında bu tutar, makası tek başına kapatmaya yetmiyor. Üstelik, son iki yılda pamuk desteğindeki artış oranı %28’de kalırken; aynı dönemde TÜFE artış oranı yüzde 75, Tarımsal Girdi Fiyat Endeksindeki artış oranı ise %71 oldu.
Mazotun, gübrenin, ilacın, işçiliğin katlandığı bir ortamda çiftçinin bu maliyet baskısına tek başına direnmesi mümkün değildir.” ifadelerini kullandı.
Pamuk ithalatı 2 milyar doları aşabilir
Türkiye’nin pamuk üretimindeki gerilemenin ithalat miktarını ve döviz giderlerini artırabileceğine dikkat çeken Uçak, 2025/26 sezonunda pamuk ithalatının bir önceki sezona göre yüzde 5 artarak 1 milyon 28 bin tona çıktığını, ithalat için 1 milyar 724 milyon dolar ödendiğini belirtti.
Uçak, “Pamuk üretimindeki gerileme doğal olarak ithalat faturamızın da artmasına neden olacak. 2025/26 sezonunda düşen üretimin etkisi ile pamuk ithalatımız bir önceki sezona göre yüzde 5 oranında artarak 1 milyon 28 bin tona yükseldi.
Ödediğimiz döviz ise 1 milyar 724 milyon dolar oldu.
Pamuk üretiminin, TÜİK tarafından açıklanan birinci tahminlere göre 500 bin ton, bizim sahadan aldığımız verilere ve gözlemlerimize göre 425-450 bin ton arasında olacağı düşünülürse ithalatın miktar olarak artması ve ödenecek döviz miktarının da 2 milyar doların üzerine çıkması muhtemel görünmektedir.” dedi.
Uçak, pamuk sektöründeki sorunların aşılması için beş başlıkta çözüm önerisi sundu. Destekleme miktarının üretim maliyetlerine göre güncellenerek artırılmasını ve zamanında ödenmesini isteyen Uçak, mazot, gübre ve sulama elektriği maliyetlerinin düşürülmesi, modern sulama ve mekanizasyon yatırımlarının desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Finansmana erişim ve fiyat riskinin yönetilmesi için lisanslı depoculuk, elektronik ürün senedi karşılığında finansman ve sözleşmeli üretimin yaygınlaştırılmasını öneren Uçak, pamukta vadeli işlem piyasalarının geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Uçak ayrıca yerli pamuk kullanan sanayicilere uygun faizli ve uzun vadeli finansman imkânları sağlanmasını, kalite, izlenebilirlik ve yeşil dönüşüm çalışmalarının desteklenmesini istedi.
Uçak, “Bu döngüyü kırmak için atılması gereken adımları şöyle görüyoruz:
Birincisi, güncel rakamlarla üretim maliyetlerinin yüzde 7-8’i civarında olan destekleme miktarı en az yüzde 15 seviyelerine çıkarılmalı, girdi maliyetlerine göre güncellenmeli ve zamanında ödenmelidir.
İkincisi, üretim maliyetleri düşürülmelidir. Bu amaçla, mazot, gübre ve sulama elektriği maliyetleri hafifletilmeli, modern sulama ve mekanizasyon yatırımları desteklenmelidir.
Üçüncüsü, finansmana erişim ve fiyat riskinin yönetilmesi. Lisanslı depoculuk, elektronik ürün senedi karşılığında finansman ve sözleşmeli üretim yaygınlaştırılmalı; yeni açılacak TÜRİB vadeli işlem piyasasında pamukta işlem gören ürünler arasına dahil edilmelidir.
Dördüncüsü, yerli pamuğun önceliklendirilmesi. ABD ve Brezilya’nın pamuk ithalatçısı firmalara uyguladığı uygun faiz ve uzun vadeli finansman modellerini yerli pamuk kullanan sanayicilerimize sağlayan finansman mekanizmalar geliştirilmelidir.
Beşincisi, kalite, izlenebilirlik ve yeşil dönüşüm standartlarına uyum ihracatımıza rekabet avantajı sağlayacaktır. Bu alanda araştırma kurumlarıyla yürütülecek çalışmalar ve GMO Free Turkish Cotton ülke markası olarak desteklenmelidir.
Tüm bu çalışmaları gerçekleştirmek ve pamuk üretimimizin sürdürülebilirliği sağlamak için hepimize görev düştüğünün farkındayız.
Devletimizin, üreticilerimizin, sanayicilerimizin ve sektörün tüm paydaşlarının ortak bir anlayışla hareket etmesi büyük önem taşıyor.
Sektörün paydaşları olarak bizlerde üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye, çözümün bir parçası olmaya ve bu iş birliğine katkı sunmaya hazırız.” dedi.
Ege’de pamuk ekim alanları yüzde 47 daraldı
Toplantının ana gündemini oluşturan 2026/27 sezonu rekolte tahmin sonuçlarına göre, Ege Bölgesi’nde pamuk ekim alanlarının bir önceki sezona kıyasla yüzde 47 azalarak 49 bin hektara gerilemesi bekleniyor. Birim alan verimindeki artışa karşın ekim alanlarının daralması, toplam üretimde düşüşe yol açıyor.
Sezonun değerlendirmesini yapan Uçak, “2026 yılı Ege Bölgesi pamuk sezonu, tarladaki yüksek verim başarısı ile ekim alanlarındaki sert daralmanın tezat oluşturduğu bir yıl oldu.
İlkbahar dönemindeki hava şartlarından dolayı ekimler 10-15 gün gecikmiş olsa da sulama suyuna erişimin önceki yıla göre iyileşmesi ve hastalık-zararlı baskısının azalması, tarla verimlerinin artmasına katkı sağlamıştır.
Sezonun en önemli gelişmesi, artan üretim maliyetleri ve pamuktan elde edilen gelirin yetersiz kalması nedeniyle ekim alanlarının önemli ölçüde daralmasıdır.
Pamuktan uzaklaşan üreticilerimizin arazilerini ayçiçeği, mısır ve yem bitkilerine ayırdığı görülmüştür.
Sonuç olarak, birim alan verimi artmasına rağmen ekim alanlarındaki daralma toplam pamuk üretiminin azalmasına yol açmıştır.
Çalışma sonuçlarına göre bölgemizde pamuk ekim alanlarının bir önceki sezona göre yüzde 47 oranında azalarak 49 bin hektara düştüğü tahmin edilmiştir.
Ortalama kütlü veriminin geçen yıla göre yüzde 14 artarak dekarda 499 kilogram olması beklenmektedir.
Buna göre kütlü üretiminde rekoltenin 247 bin ton olacağını öngörüyoruz.
Yeni sezonda çırçır randıman oranının yüzde 38 olacağı ve bu randıman oranı ile mahlıç pamuk üretiminin 93.755 ton olacağı tahmin edilmektedir.
Şunu da belirtmeliyim: Bu sonuçlar, son üç ay boyunca yürütülen saha ve laboratuvar çalışmalarına dayanılarak hesaplanmıştır.
Ancak son günlerde yaşanan ve hasat süresince yaşanabilecek iklim koşulları nedeniyle rekoltede verim ve kalite kaybı yaşanabileceğini de göz önünde bulundurmak gerekir” dedi.
Kütlü pamuk üretimi 247 bin ton olarak tahmin edildi
Rekolte tahminine göre, Ege Bölgesi’nde ortalama kütlü pamuk veriminin geçen sezona kıyasla yüzde 14 artarak dekarda 499 kilograma ulaşması bekleniyor. Bu artışa rağmen ekim alanlarındaki sert düşüş nedeniyle kütlü pamuk üretiminin 247 bin ton seviyesinde kalacağı öngörülüyor.
Yeni sezonda çırçır randıman oranının yüzde 38 olacağı tahmin edilirken, bu oran üzerinden mahlıç pamuk üretiminin 93 bin 755 ton olarak gerçekleşmesi bekleniyor.
Bakmadan Geçme